TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
kürsü {i} die Bühne {f}
kürsü {i} die Estrade {f}
kürsü {nm} Katheder {nm}
kürsü {i} der Lehrstuhl {m}
kürsü {i} das Lesepult {n}
kurşun {i} [mad]das Blei {n}
kurşun {i} [mad]die Bleie {f}
kurşun {a} bleiern {a}
kurşun {i} das Geschoss {n}
kurşun {i} die Kugel {f}
kurşun {i} der Schuss {m}
kurşun {i} [ask]das Wurfgeschoss {n}
kurşun akümülatör {i} der Bleiakkumulator {m}
kurşun asetat {i} [kim]das Bleiacetat {n}
kurşun asetat {i} [kim]der Bleizucker {m}
kurşun asidi {i} [kim]die Bleisäure {f}
kurşun asker {i} der Zinnsoldat {m}
kurşun askerler {ç} die Bleisoldaten {pl}
kurşun atarak delmek {fi} durchschießen {v}
kurşun atış bilgisi {i} die Ballistik {f}
kurşun boru {i} das Bleirohr {n}
kurşun buharı zehirlenmesi {i} die Bleivergiftung {f}
kurşun çekiç {i} der Bleihammer {m}
kurşun çekirdeği {i} die Kugel {f}
kurşun cevheri {i} [mad]das Bleierz {n}
kurşun cıva sülfidi {i} [kim]der Bleizinnober {m}
kurşun conta {i} die Bleidichtung {f}
kurşun damga {i} die Plombe {f}
kurşun damga vurmak {v} [hek]plombieren {v}
kurşun damga vurmak {v} verplomben {v}
kurşun dökme {i} das Bleigießen {n}
kurşun döküm {i} das Gussblei {n}
kurşun geçirmez {s} kugelfest {adj}
kurşun geçirmez {s} kugelsicher {adj}
kurşun geçirmez {s} schussfest {adj}
kurşun geçirmez cam {allg} kugelsicheres Glas {allg}
kurşun geçirmez cam {i} das Panzerglas {n}
kurşun gibi ağır {s} bleiern {adj}
kurşun gibi ağır {s} bleischwer {adj}
kurşun içeren {s} bleihaltig {adj}
kurşun içeren {s} bleiig {adj}
kurşun ile delmek {fi} durchschießen {v}
kurşun işçisi {i} der Bleiarbeiter {m}
kurşun işlemez {s} schussfest {adj}
kurşun kalem {i} das Blei {n}
kurşun kalem {i} die Bleie {f}
kurşun kalem {i} der Kohlenstift {m}
kurşun kalem {i} der Bleistift {m}
kurşun kalem içi {i} [ask]die Mine {f}
kurşun kalem içi {i} die Mine {f}
kurşun kalıbı {i} die Kugelform {f}
kurşun kaplama {i} der Bleimantel {m}
kurşun kaplamalı kablo {i} [elek]das Bleikabel {n}
kurşun karbonatı {i} [kim]das Bleiweiß {n}
kurşun kaynakçısı {i} der Bleilöter {m}
kurşun külçesi {i} [kim]die Massel {f}
kurşun levha {i} das Bleiblech {n}
kurşun levha {i} die Bleiplatte {f}
kurşun levha kaplama {i} die Bleibekleidung {f}
kurşun levha kutu {i} die Bleibüchse {f}
kurşun madeni {i} [mad]das Bleibergwerk {n}
kurşun menzili {i} der Schussbereich {m}
kurşun nitrat {i} [kim]das Bleinitrat {n}
kurşun oksit {i} [kim]das Bleioxyd {n}
kurşun pik {i} das Blockblei {n}
kurşun rengi {s} dunkelgrau {adj}
kurşun sirkesi {i} der Bleiessig {m}
kurşun sirkesi {i} das Bleiwasser {n}
kurşun sıkmak {fi} [ask]aufbrennen {v}
kurşun sıkmak {itr} schießen {itr}
kurşun sıyrığı yarası {i} der Streifschuss {m}
kurşun sülfat {i} [kim]das Bleisulfat {n}
kurşun sülfat {i} [kim]das Bleisulfit {n}
kurşun tel {i} der Bleidraht {m}
kurşun vurmak {fi} plombieren {v}
kurşun yağmuru {i} der Geschosshagel {m}
kurşun yağmuru {i} [ask]der Kugelhagel {m}
kurşun yağmuru {i} der Kugelregen {m}
kurşun yarası {i} der Anschuss {m}
kurşun yarası {i} der Schuss {m}
Indirekte Treffer
açık öğretim kursu {i} der Fernkurs {m}
akşam kursu {i} der Abendunterricht {m}
akşam kursu {i} der Abendkurs {m}
Almanca kursu {i} der Deutschkurs {m}
bakım kursu {i} der Pflegekurs {m}
bale kursu {i} die Ballettschule {f}
bilgi tazeleme kursu {i} der Auffrischungskurs {m}
dans kursu {i} der Tanzkurs {m}
dil kursu {i} der Sprachkurs {m}
eğitim kursu {i} der Ausbildungslehrgang {m}
ileri eğitim kursu {i} der Fortbildungslehrgang {m}
kayak kursu {i} der Skikurs {m}
kilisede kürsü {i} [din]die Kanzel {f}
Kuran kursu {i} der Korankurs {m}
kürsü {i} die Estrade {f}
kürsü {i} die Bühne {f}
kürsü {i} das Lesepult {n}
kürsü {i} der Lehrstuhl {m}
kürsü {nm} Katheder {nm}
kuru pistte kayak kursu {i} der Trockenkurs {m}
mesleki eğitim kursu {i} der Berufsausbildungskursus {m}
okuma-yazma kursu {i} der Alphabetisierungskurs {m}
pompa kursu {i} der Pumpenhub {m}
sürücü kursu {i} die Fahrschule {f}
sürücü kursu öğrencisi {i} die Fahrschülerin {f}
sürücü kursu öğrencisi {i} der Fahrschüler {m}
sürücü kursu öğretmeni {i} der Fahrlehrer {m}
sürücü kursu öğretmeni {i} die Fahrlehrerin {f}
tatil kursu {i} der Ferienkurs {m}
teşvik kursu {i} [eko]der Förderkurse {m}
teşvik kursu {i} der Förderkurs {m}
üniversitede kürsü {i} das Ordinariat {n}
üniversitede kürsü başkanlığı {i} die Professur {f}
uyum kursu {i} [pol]der Integrationskurs {m}
uyum kursu {i} [pol]der Integrationskurs {m}
yaz kursu {i} der Ferienkurs {m}
yaz kursu {i} der Sommerkurs {m}