TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
kontrol {i} die Aufsicht {f}
kontrol {i} die Beaufsichtigung {f}
kontrol {i} die Beherrschung {f}
kontrol {i} die Durchsicht {f}
kontrol {i} die Fuchtel {f}
kontrol {i} die Inspektion {f}
kontrol {i} die Kontrolle {f}
kontrol {i} die Lenkung {f}
kontrol {i} die Musterung {f}
kontrol {i} der Plan {m}
kontrol {i} die Prüfung {f}
kontrol {i} die Regelung {f}
kontrol {i} die Revision {f}
kontrol {i} die Überprüfung {f}
kontrol {i} die Überwachung {f}
kontrol {i} [hek]die Visitation {f}
kontrol alanı {i} das Kontrollgebiet {n}
kontrol aleti {i} der Kontrollapparat {m}
kontrol altına alınamayan {s} unkontrollierbar {adj}
kontrol altına alınamaz {s} unbezwingbar {adj}
kontrol altına alınamaz {s} unbezwinglich {adj}
kontrol altına almak {fi} abfangen {v}
kontrol altına almak {v} befestigen {v}
kontrol altına almak {allg} in den Griff bekommen {allg}
kontrol altında bulunma durumu {i} die Untersuchungshaft {f}
kontrol altında tutmak {fi} im Zaum halten {v}
kontrol altında tutmak {v} überwachen {v}
kontrol amaçlı olarak iki nüshalı olan evrakın bir parçası {i} der Kontrollabschnitt {m}
kontrol analizi {i} die Kontrollanalyse {f}
kontrol belgesi {i} die Abnahmebescheinigung {f}
kontrol bölümü {i} die Kontrollabteilung {f}
kontrol cihazı {i} der Kontrollapparat {m}
kontrol cihazı {i} das Überwachungsgerät {n}
kontrol çubuğu {i} der Probestab {m}
kontrol damgası {i} der Kontrollstempel {m}
kontrol deneyi {i} das Kontrollversuch {n}
kontrol ederek dolaşma {i} die Runde {f}
kontrol edilebilir {s} kontrollierbar {adj}
kontrol edilebilir {s} überprüfbar {adj}
kontrol edilebilir maliyet {allg} beeinflussbare Kosten {allg}
kontrol edilebilir maliyet {allg} kontrollierbare Kosten {allg}
kontrol edilemeyen {s} unkontrollierbar {adj}
kontrol edilmek için örnek {i} das Ansichtsmuster {n}
kontrol edilmiş {adv} geprüft {adv}
kontrol etme {i} die Beaufsichtigung {f}
kontrol etme {i} die Überholung {f}
kontrol etme hakkı {i} das Kontrollrecht {n}
kontrol etmek {fi} abchecken {v}
kontrol etmek {fi} abgehen {v}
kontrol etmek {fi} [ask]ausspionieren {v}
kontrol etmek {v} beaufsichtigen {v}
kontrol etmek {itr} beaugenscheinigen {itr}
kontrol etmek {fi} beherrschen {v}
kontrol etmek {v} checken {v}
kontrol etmek {fi} durchsehen {v}
kontrol etmek {v} inspizieren {v}
kontrol etmek {v} kollationieren {v}
kontrol etmek {allg} Kontrolle ausüben {allg}
kontrol etmek {v} kontrollieren {v}
kontrol etmek {fi} nachprüfen {v}
kontrol etmek {fi} nachsehen {v}
kontrol etmek {v} prüfen {v}
kontrol etmek {fi} regeln {v}
kontrol etmek {v} revidieren {v}
kontrol etmek {i} die Stechuhr {f}
kontrol etmek {v} stürzen {v}
kontrol etmek {itr} überprüfen {itr}
kontrol etmek {v} [hek]Visitieren {v}
kontrol gereksinimi {i} das Überholungsbedürfnis {n}
kontrol gerilimi {i} die Prüfspannung {f}
kontrol grubu {i} die Kontrollgruppe {f}
kontrol hesabı {i} [tic]das Kontrollkonto {n}
kontrol hissesi {i} [tic]die Mehrheitsbeteiligung {f}
kontrol işareti {i} das Kontrollzeichen {n}
kontrol ışığı {i} die Kontrolllampe {f}
kontrol kalemi {i} die Kontrolllampe {f}
kontrol kalemi {i} die Prüflampe {f}
kontrol kalemi {i} [elek]der Spannungsprüfer {m}
kontrol kalemi {i} [tek]der Phasenprüfer {m}
kontrol karakteri {i} das Steuerzeichen {n}
Indirekte Treffer
akü kontrol aleti {i} der Batterieprüfer {m}
baca gazı kontrol cihazı {i} der Rauchgasprüfer {m}
beyinde konuşmayı kontrol eden bölümün merkezi {i} das Sprachzentrum {n}
bir kez daha kontrol etmek {fi} durchrechnen {v}
birisini sıkı kontrol altında bulundurmak {allg} auf die Finger sehen {allg}
büyük tuvaletini kontrol edememe {i} die Stuhlinkontinenz {f}
çekiş kontrol sistemi {i} [oto]die Traktionskontrolle {f}
dahili kontrol {allg} interne Kontrolle {allg}
defterleri kontrol eden maliyeci {i} [tic]der Buchprüfer {m}
defterleri kontrol eden maliyeci {i} [tic]der Bücherrevisor {m}
demiryolu kontrol noktası {i} [demy]das Blockwerk {n}
devamlı kontrol {allg} laufende Kontrolle {allg}
devamlı kontrol etmek {allg} laufend kontrollieren {allg}
doğum kontrol aracı {i} [hek]das Verhütungsmittel {n}
doğum kontrol aracı {i} [hek]das Präventivmittel {n}
doğum kontrol aracı {i} das Kontrazeptivum {n}
doğum kontrol hapı {i} [hek]die Pille {f}
doğum kontrol hapı {i} die Anti-Baby-Pille {f}
doğum kontrol hapı {i} die Antibabypille {f}
doğum kontrol hapı kullanımına bağlı nüfus artışındaki grafiksel azalma eğrisi {i} der Pillenknick {m}
döviz kontrol müdürlüğü {i} [tic]die Devisenstelle {f}
ebat kontrol kalıbı {i} [tek]die Lehre {f}
enflasyonu kontrol altına almak {allg} Inflation unter Kontrolle bekommen {allg}
faaliyet kontrol dairesi {i} das Gewerbeaufsichtsamt {n}
faturayı kontrol etmek {allg} die Rechnung prüfen {allg}
genel kontrol {i} die Generalüberholung {f}
genel kontrol {allg} allgemeine Aufsicht {allg}
giriş çıkış kontrol saati {i} die Kontrolluhr {f}
gözle kontrol {i} die Beaugenscheinigung {f}
hastayı daha sonra tekrar kontrol etme {i} die Krankenüberwachung {f}
hava kirlenmesini kontrol etme {i} die Luftreinhaltung {f}
havaalanında uçuş kontrol görevlisi {i} der Fluglotse {m}
havalimanı kontrol kulesi {i} der Tower {m}
hesabı kontrol etmek {fi} nachrechnen {v}
hiyerarşik kontrol {i} die Dienstaufsicht {f}
kontrol {allg} interne Kontrolle {allg}
iradesini kontrol edemeyen fail {i} die Triebtäterin {f}
iradesini kontrol edemeyen fail {i} der Triebtäter {m}
iyice kontrol etmek {v} durchchecken {v}
ışıklı yumurta kontrol aleti {i} der Eierprüfer {m}
kalite kontrol sertifikası {i} der Gütepass {m}
kan şekerini kendi kendine kontrol etmek {i} die Blutzuckerselbstkontrolle {f}
kendi kendine kontrol {i} die Selbstkontrolle {f}
kendi kendini kontrol etme {i} die Selbstkontrolle {f}
kendi kendini kontrol etme {fi} maßhalten {v}
kendini kontrol altına almak {allg} zusammenraffen {allg}
kendini kontrol altında tutma {i} die Selbstbeherrschung {f}
kendini kontrol etme {i} die Selbstkontrolle {f}
keşif ve kontrol {i} [ask]die Augenscheinsaufnahme {f}
kimyasal kontrol {allg} chemische Kontrolle {allg}
kontrol alanı {i} das Kontrollgebiet {n}
kontrol aleti {i} der Kontrollapparat {m}
kontrol altına alınamayan {s} unkontrollierbar {adj}
kontrol altına alınamaz {s} unbezwingbar {adj}
kontrol altına alınamaz {s} unbezwinglich {adj}
kontrol altına almak {allg} in den Griff bekommen {allg}
kontrol altına almak {v} befestigen {v}
kontrol altına almak {fi} abfangen {v}
kontrol altında bulunma durumu {i} die Untersuchungshaft {f}
kontrol altında tutmak {v} überwachen {v}
kontrol altında tutmak {fi} im Zaum halten {v}
kontrol amaçlı olarak iki nüshalı olan evrakın bir parçası {i} der Kontrollabschnitt {m}
kontrol analizi {i} die Kontrollanalyse {f}
kontrol belgesi {i} die Abnahmebescheinigung {f}