DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
die Lehre {f} çıraklık {i}
die Lehre {f} ders {i}
die Lehre {f} doktrin {i}
die Lehre {f} [Tec]ebat kontrol kalıbı {i}
die Lehre {f} eğitim {i}
die Lehre {f} Gabari {i}
die Lehre {f} ibret {i}
die Lehre {f} kaide {i}
die Lehre {f} kıssadan hisse {i}
die Lehre {f} kuram {i}
die Lehre {f} mıstar {i}
die Lehre {f} nasihat {i}
die Lehre {f} nazariye {i}
die Lehre {f} öğrenim {i}
die Lehre {f} öğrenim dönemi {i}
die Lehre {f} öğreti {i}
die Lehre {f} öğretim {i}
die Lehre {f} öğretme {i}
die Lehre {f} öğüt {i}
die Lehre {f} sonuç {i}
die Lehre {f} tavsiye {i}
die Lehre {f} teori {i}
Lehre ziehen {allg} [Redw.]ders almak {allg}
die Lehreinheit {f} öğretim birimi {i}
lehren {v} ders vermek {fi}
lehren {v} öğretmek {fi}
der Lehrer {m} eğitici {i}
der Lehrer {m} eğitimci {i}
der Lehrer {m} eğitmen {i}
der Lehrer {m} hoca {i}
der Lehrer {m} muallim {i}
der Lehrer {m} öğretmen {i}
der Lehrer {m} profesör {i}
Lehrer an der Grundschule {allg} ilkokulda öğretmen {allg}
der Lehrer im Angestelltenverhältnis {m} sözleşmeli öğretmen {i}
der Lehrer im Staatsdienst {m} kadrolu öğretmen {i}
das Lehrer-Schüler-Verhältnis {n} öğretmenöğrenci ilişkisi {i}
die Lehrerausbildung {f} öğretmen eğitimi {i}
die Lehrerausbildung {f} öğretmen yetiştirme {i}
der Lehrerberuf {m} öğretmenlik {i}
die Lehrerbildung {f} öğretmen yetiştirme {i}
die Lehrerbildungsanstalt {f} öğretmen okulu {i}
die Lehrerbildungsanstalt {f} öğretmen yetiştirme kurumu {i}
die Lehrerfortbildung {f} öğretmenler için meslekte ilerleme programı {i}
die Lehrerin {f} bayan eğitmen {i}
die Lehrerin {f} bayan öğretmen {i}
die Lehrerin {f} eğitimci {i}
die Lehrerin {f} hoca {i}
die Lehrerin {f} hocahanım {i}
die Lehrerin {f} kadın öğretmen {i}
die Lehrerin {f} muallime {i}
die Lehrerin {f} öğretmen {i}
das Lehrerkollegium {n} öğretmenler kurulu {i}
die Lehrerkonferenz {f} öğretmenler toplantısı {i}
der Lehrermangel {m} öğretmen açığı {i}
das Lehrernotenheft {n} öğretmen not defteri {i}
die Lehrerschaft {f} okul veya bölgede tüm öğretmenler {i}
der Lehrerverein {m} öğretmenler derneği {i}
der Lehrervertreter {m} öğretmen temsilcisi {i}
das Lehrerzimmer {n} öğretmenler odası {i}
Indirekte Treffer
das das soll dir eine Lehre sein {allg} kulağına küpe olsun {allg}
die Lehre vom Schall {allg} akustik {allg}
Drei-Elemente-Lehre {f} üç unsur öğretisi {i}
die eine Lehre aus etw ziehen {allg} bir şeyden ders çıkarmak {allg}
eine Lehre machen {allg} ders çıkarmak {allg}
eine Lehre machen {allg} bir zanaat öğrenmek {allg}
eine Lehre machen {allg} meslek eğitimi yapmak {allg}
gewerbliche Lehre {allg} sınai çıraklık {allg}
herrschende Lehre {f} hakim olan öğreti {i}
die kaufmännische Lehre {allg} [Handel]ticari çıraklık {allg}
Lehre ziehen {allg} [Redw.]ders almak {allg}
Ultra-vires-Lehre {f} tüzel kişiliği sınırlama öğretisi {i}
die Ultra-vires-Lehre {f} ultra vires öğretisi {i}