TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
bağı çözmek {fi} aufschnüren {v}
bağıl {s} relativ {adj}
bağıl {s} spezifisch {adj}
bağıl hız {allg} relative Geschwindigkeit {allg}
bağıl nem {allg} relative Feuchtigkeit {allg}
bağıl yoğunluk {allg} relative Dichte {allg}
bağıllık {i} [fel]die Relativität {f}
bağımlanma {i} [dilb]die Subordination {f}
bağımlı {a} abhängig {a}
bağımlı {allg} akzessorisch {allg}
bağımlı {s} angewiesen {adj}
bağımlı {s} hörig {adj}
bağımlı {i} der Hörige {m}
bağımlı {s} indirekt {adj}
bağımlı {s} subaltern {adj}
bağımlı {s} süchtig {adj}
bağımlı {i} die Süchtige {f}
bağımlı {fm} Süchtiger {fm}
bağımlı {s} unfrei {adj}
bağımlı {s} unselbständig {adj}
bağımlı {s} Untertan {adj}
bağımlı {s} vasellisch {adj}
bağımlı aktif nüfus {allg} unselbstständig tätige Bevölkerung {allg}
bağımlı altbey {i} der Vasall {m}
bağımlı biçim {allg} gebundene Form {allg}
bağımlı çalışma {allg} nichtselbständige Arbeit {allg}
bağımlı cümle {allg} [dilb]abhängiger Satz {allg}
bağımlı devlet {i} [pol]der Vasallenstaat {m}
bağımlı dilbilgisi {i} [dilb]die Depedenzgrammatik {f}
bağımlı edat {i} [dilb]das Verhältniswort {n}
bağımlı hale getirmek {v} versklaven {v}
bağımlı işten elde edilen gelirler {allg} Einkünfte aus unselbständiger Arbeit {allg}
bağımlı işten elde edilen gelirler {allg} Einkünfte aus unselbständiger Tätigkeit {allg}
bağımlı işten elde edilen kazançlar {allg} Einkünfte aus unselbständiger Arbeit {allg}
bağımlı işten elde edilen kazançlar {allg} Einkünfte aus unselbständiger Tätigkeit {allg}
bağımlı kelime {i} [dilb]das Verhältniswort {n}
bağımlı kılmak {v} subordinieren {v}
bağımlı kılmak {v} unterwerfen {v}
bağımlı kredi {allg} gebundener Kredit {allg}
bağımlı mevkide çalıştırma {allg} Beschäftigung in abhängiger Stellung {allg}
bağımlı olma {i} die Unterordnung {f}
bağımlı olmak {allg} angewiesen sein auf {allg}
bağımlı olmak {itr} verfallen {itr}
bağımlı olmak {fi} Abhängig sein {v}
bağımlı şirket {i} die Abhängige Gesellschaft {f}
bağımlı takı {i} [dilb]das Verhältniswort {n}
bağımlılığı bırakmak {allg} entwöhnen {allg}
bağımlılığından kurtulmak {v} entgiften {v}
bağımlılık {i} die Abhängigkeit {f}
bağımlılık {i} die Akzessorietät {f}
bağımlılık {i} die Dependenz {f}
bağımlılık {i} die Hörigkeit {f}
bağımlılık {i} die Passion {f}
bağımlılık {i} die Subordination {f}
bağımlılık {i} die Sucht {f}
bağımlılık {i} die Unselbständigkeit {f}
bağımlılık {i} die Unselbstständigkeit {f}
bağımlılık {i} das Vasallentum {n}
bağımlılık hastası {mf} [hek]Suchtkranke {mf}
bağımlılık ilişkisi {i} das Abhängigkeitsverhältnis {n}
bağımlılık raporu {i} der Abhängigkeitsbericht {m}
bağımlılık tedavi merkezi {i} die Entziehungsanstalt {f}
bağımlılık tedavi merkezi {i} die Entzugsanstalt {f}
bağımlılık tedavisi {i} die Entziehungskur {f}
bağımlılık tehlikesi {i} [hek]die Suchtgefahr {f}
bağımlılık yapan madde {i} die Droge {f}
bağımlılık yaratıcı {s} [hek]suchterzeugend {adj}
bağımsal dilbilgisi {i} [dilb]die Abhängigkeitsgrammatik {f}
bağımsal dilbilgisi {i} [dilb]die Depedenzgrammatik {f}
bağımsız {s} autark {adj}
bağımsız {s} autonom {adj}
bağımsız {s} diskret {adj}
bağımsız {s} eigenstaatlich {adj}
bağımsız {s} eigenständig {adj}
bağımsız {s} frei {adj}
bağımsız {a} selbständig {a}
bağımsız {s} selbstständig {adj}
bağımsız {s} souverän {adj}
bağımsız {s} unabhängig {adj}
bağımsız {s} ungebunden {adj}
Indirekte Treffer
adet bağı {i} die Damenbinde {f}
ağız bağı {i} [den]die Mausing {f}
akrabalık bağı {i} das Verwandtschaftsverhältnis {n}
alın bağı {i} das Diadem {n}
alın bağı {i} die Mitra {f}
aralarında kan bağı bulunan akraba {i} der Kognat {m}
aralarında kan bağı olan akrabalık {s} blutsverwandt {adj}
aralarında kan bağı olan akrabalık {i} die Blutsverwandschaft {f}
ayak bağı {i} der Hemmschuh {m}
ayak bağı {allg} ein Klotz am Bein {allg}
ayak bağı {i} die Ehe {f}
ayakkabı bağı {i} der Schnürsenkel {m}
ayakkabı bağı {i} die Strippe {f}
ayakkabı bağı {i} der Senkel {m}
ayakkabı bağı {i} das Schuhband {n}
bağı çözmek {fi} aufschnüren {v}
balıkçı bağı {i} [den]der Fischerknoten {m}
bel bağı {i} die Beutelschnur {f}
boyun bağı {i} die Krawatte {f}
boyun bağı {i} der Binder {m}
branda bağı {i} [den]der Marienschlag {m}
çorap bağı {i} das Strumpfband {n}
dilaltı bağı {i} [anat]das Zungenband {n}
diz bağı {ç} [anat]die Knieflechsen {pl}
diz eklem bağı {i} das Kniegelenkband {n}
dizlerimin bağı çözüldü {allg} ich habe weiche Knie {allg}
dizlerimin bağı çözüldü {allg} mir schlottern die Knie {allg}
dizlerinin bağı çözülmek {itr} erschlaffen {itr}
evlilik bağı {i} das Eheband {n}
fiyonk saç bağı {i} die Haarschleife {f}
göbek bağı {i} [anat]der Nabelstrang {m}
göbek bağı {i} [anat]die Nabelschnur {f}
göbek bağı {i} die Nabelbinde {f}
gönül bağı {i} der Herzensbund {m}
gönül bağı olan {s} treuherzig {adj}
görüntü ve ses arasında bağı oluşturma {i} die Synchronisation {f}
görüşler arasında anlam bağı kurma {i} die Kombination {f}
hidrojen bağı {i} [kim]die Wasserstoffbrückenbindung {f}
hizmet bağı {i} das Dienstverhältnis {n}
iki şey arasındaki bağı çözmek {fi} abkoppeln {v}
illiyet bağı {i} der Kausalzusammenhang {m}
irem bağı {i} das Paradies {n}
işlenen bir suçtan tüm kan bağı olan akrabaları sorumlu tutma {i} die Sippenhaftung {f}
itimat bağı {i} das Vertrauensverhältnis {n}
kadın bağı {i} die Menstruationsbinde {f}
kadın bağı {i} die Damenbinde {f}
kadın bağı {i} die Monatsbinde {f}
kan bağı {i} die Sippe {f}
kan bağı {i} [huk]die Parentel {f}
kan bağı {allg} Bande des Blutes {allg}
kan bağı olan akraba {mf} Blutsverwandte {mf}
kan bağı olan akrabalık {i} die Stammverwandtschaft {f}
kanca bağı {i} [den]der Hakenschlag {m}
kasık bağı {i} [hek]das Suspensorium {n}
kasık bağı {i} das Bruchband {n}
korkudan dizlerinin bağı çözülmüş halde {s} knieweich {adj}
koro bağı {i} [müz]der Chorführer {m}
miğferin çene altı bağı {i} [ask]der Sturmriemen {m}
miğferin çene altı bağı {i} [ask]das Sturmband {n}
ot bağı {i} das Heubündel {n}
saç bağı {i} das Haarband {n}
üzüm bağı {i} [trm]der Weinberg {m}
yamaçlık yerdeki üzüm bağı {i} der Weinberg {m}
yorgunluktan dizlerinin bağı çözülmüş halde {s} knieweich {adj}