TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
boyun {i} das Genick {n}
boyun {i} der Hals {m}
boyun {i} [anat]die Kehle {f}
boyun atkısı {i} das Brusttuch {n}
boyun atkısı {i} das Cachenez {n}
boyun atkısı {i} das Halstuch {n}
boyun atkısı {i} der Schal {m}
boyun bağı {i} der Binder {m}
boyun bağı {i} die Krawatte {f}
boyun borcu {i} die Dankespflicht {f}
boyun borcu {i} die Ehrenpflicht {f}
boyun borcu {i} die Obligation {f}
boyun eğerek {s} resigniert {adj}
boyun eğme {i} die Gefolgschaft {f}
boyun eğme {i} die Resignation {f}
boyun eğme {i} die Unterwerfung {f}
boyun eğmek {itr} buckeln {itr}
boyun eğmek {allg} den Nacken beugen {allg}
boyun eğmek {fi} einknicken {v}
boyun eğmek {itr} gehorchen {itr}
boyun eğmek {itr} knien {itr}
boyun eğmek {fi} nachgeben {v}
boyun eğmek {itr} resignieren {itr}
boyun eğmek {v} richten {v}
boyun eğmek {fi} beugen {v}
boyun eğmek {fi} ducken {v}
boyun eğmek {fi} ergeben {v}
boyun eğmek {fi} fügen {v}
boyun eğmek {fi} unterwerfen {v}
boyun eğmek {itr} weichen {itr}
boyun eğmemek {fi} festbleiben {v}
boyun eğmez {s} unbeugsam {adj}
boyun kayışı {i} der Kehlriemen {m}
boyun kemiği {i} der Halswirbel {m}
boyun ölçüsü {i} die Halsweite {f}
boyun omurgası {i} die Halswirbelsäule {f}
boyun omurları {i} der Halswirbel {m}
boyun omuru {i} der Halswirbel {m}
boyun şahdamarı {i} die Halsschlagader {f}
boyun sargısı {i} der Halsumschlag {m}
boyun toplardamarı {i} [hek]die Drosselvene {f}
boyun uzunluğu {i} die Halslänge {f}
boyun yatağı {i} [tek]der Halslager {m}
boyuna {adv} andauernd {adv}
boyuna {adv} beständig {adv}
boyuna makaslama makinesi {i} die Langschermaschine {f}
boyunbağı {i} die Binde {f}
boyunbağı {i} die Halsbinde {f}
boyunbağı {i} das Halstuch {n}
boyunbağı {i} die Krawatte {f}
boyunbağı {i} der Schlips {m}
boyunca {öt} durch {prp}
boyunca {öt} entlang {prp}
boyunca {a} immerzu {a}
boyunca {s} lang {adj}
boyunca {öt} längs {prp}
boyunca {adv} durchgehend {adv}
boyunca dizilmiş sıra evlerden oluşan köy {i} [yol]das Reihendorf {n}
boyunca gitmek {fi} entlanggehen {v}
boyunca gitmek {fi} hindurchziehen {v}
boyunca koşmak {fi} entlanglaufen {v}
boyunçeviren {i} der Wendehals {m}
boyunçeviren {i} der Wendelhals {m}
boyunda yürümek {fi} entlanglaufen {v}
boyundan büyük işleri yapmak {allg} über seinen eigenen Schatten springen {allg}
boyunduruğu altına almak {fi} bemächtigen {v}
boyunduruğu altına almak {v} bezähmen {v}
boyunduruğu altına almak {v} [ask]bezwingen {v}
boyunduruğu altına girmek {fi} unterwerfen {v}
boyunduruğu kırmak {allg} Fesseln abwerfen {allg}
boyunduruk {i} die Fessel {f}
boyunduruk {i} das Joch {n}
boyunduruk {i} [mim]der Sturz {m}
boyunduruk altına alma {i} die Bezähmung {f}
boyunduruk altına alma {i} die Fesselung {f}
boyunduruk altına alma {i} die Unterjochung {f}
boyunduruk altına alma {i} die Unterwerfung {f}
boyunduruk altına almak {v} fesseln {v}
boyunduruk altına almak {allg} in Fesseln legen {allg}
boyunduruk altına almak {v} knechten {v}
Indirekte Treffer
bir şeye boyun eğmek {fi} gefallen lassen {v}
birisine boyun eğmek {v} beugen {v}
birisine boyun eğmek {allg} demütigen {allg}
boyun atkısı {i} das Brusttuch {n}
boyun atkısı {i} der Schal {m}
boyun atkısı {i} das Halstuch {n}
boyun atkısı {i} das Cachenez {n}
boyun bağı {i} die Krawatte {f}
boyun bağı {i} der Binder {m}
boyun borcu {i} die Obligation {f}
boyun borcu {i} die Ehrenpflicht {f}
boyun borcu {i} die Dankespflicht {f}
boyun eğerek {s} resigniert {adj}
boyun eğme {i} die Unterwerfung {f}
boyun eğme {i} die Resignation {f}
boyun eğme {i} die Gefolgschaft {f}
boyun eğmek {allg} den Nacken beugen {allg}
boyun eğmek {fi} ergeben {v}
boyun eğmek {fi} nachgeben {v}
boyun eğmek {itr} buckeln {itr}
boyun eğmek {fi} ducken {v}
boyun eğmek {itr} knien {itr}
boyun eğmek {itr} weichen {itr}
boyun eğmek {fi} beugen {v}
boyun eğmek {itr} gehorchen {itr}
boyun eğmek {fi} unterwerfen {v}
boyun eğmek {v} richten {v}
boyun eğmek {fi} einknicken {v}
boyun eğmek {fi} fügen {v}
boyun eğmek {itr} resignieren {itr}
boyun eğmemek {fi} festbleiben {v}
boyun eğmez {s} unbeugsam {adj}
boyun kayışı {i} der Kehlriemen {m}
boyun kemiği {i} der Halswirbel {m}
boyun ölçüsü {i} die Halsweite {f}
boyun omurgası {i} die Halswirbelsäule {f}
boyun omurları {i} der Halswirbel {m}
boyun omuru {i} der Halswirbel {m}
boyun şahdamarı {i} die Halsschlagader {f}
boyun sargısı {i} der Halsumschlag {m}
boyun toplardamarı {i} [hek]die Drosselvene {f}
boyun uzunluğu {i} die Halslänge {f}
boyun yatağı {i} [tek]der Halslager {m}
eğri boyun {i} der Schiefhals {m}
hemen boyun eğen {s} biegsam {adj}
omurganın boyun kısım {i} der Halswirbel {m}
ön boyun {i} die Kehle {f}
vücutta göğüs ve boyun kısmı {i} das Dekolletee {n}