DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
die Schuld {f} [Handel]borç {i}
schuld {adj} [Handel]borçlu {s}
die Schuld {f} [Handel]günah {i}
die Schuld {f} [Handel]hata {i}
die Schuld {f} [Handel]kabahat {i}
die Schuld {f} [Handel]kusur {i}
die Schuld {f} matlup {i}
die Schuld {f} [Jur.]suç {i}
schuld {adj} suçlu {s}
die Schuld {f} suçluluk {i}
die Schuld {f} taksir {i}
die Schuld {f} verecek {i}
Schuld auf andere schieben {allg} başkasının üzerine atmak {allg}
Schuld geben {allg} kabahat bulmak {allg}
Schuld geben {allg} suçlamak {allg}
schuld haben {itr} suçlu olmak {itr}
Schuld sein {allg} kabahati olmak {allg}
Schuld sein {allg} suçu olmak {allg}
Schuld und Sühne {allg} suç ve ceza {allg}
die Schuldanerkenntnis {f} borcun tanınması {i}
die Schuldanerkenntnis {f} [Handel]borç senedi {i}
der Schuldbeitritt {m} borca katılma {i}
das Schuldbekenntnis {n} [Rel.]suç itirafı {i}
das Schuldbekenntnis {n} [Rel.]tövbe {i}
der Schuldbetrag {m} borç miktarı {i}
schuldbewusst {adj} suçlu olduğunu bilir durumda {s}
schuldbewusst {adj} süt sökmüş kedi gibi {s}
der Schuldbrief {m} ipotekli borç senedi {i}
der Schuldbrief {m} [Jur.]ipotekli borç senedi {i}
schulden {allg} birisine borçlu olmak {allg}
die schulden {pl} borç {ç}
schulden {v} borçlu olmak {v}
schulden {v} borcu bulunmak {v}
Schulden ausgleichen {v} borcunu kapatmak {fi}
Schulden erlassen {v} borcunu silmek {fi}
Schulden machen {allg} borç altına girmek {allg}
Schulden machen {allg} borç yapmak {allg}
Schulden machen {allg} borca girmek {allg}
der Schuldenberg {m} borç yığını {i}
schuldenfrei {adj} borçsuz {s}
schuldenfrei {allg} borcu olmayan {allg}
schuldenfrei {adj} günahsız {s}
schuldenfrei {adj} kabahatsiz {s}
die Schuldenlast {f} borç yükü {i}
die Schuldentilgung {f} borç itfası {i}
die Schuldentilgung {f} borç ödemesi {i}
schuldfähig {allg} kusur ehliyetine sahip {allg}
die Schuldfähigkeit {f} [Jur.]ceza ehliyeti {i}
die Schuldfähigkeit {f} [Jur.]cezai sorumluluk {i}
die Schuldfähigkeit {f} [Jur.]cezai ehliyeti {i}
die Schuldform {f} kusur şekli {i}
die Schuldfrage {f} sorumluluk meselesi {i}
die Schuldfrage {f} suç {i}
schuldfrei {adj} günahsız {s}
schuldfrei {adj} kabahatsiz {s}
schuldfrei {adj} suçsuz {s}
das Schuldgefühl {n} suçluluk duygusu {i}
schuldhaft {adj} [Jur.]hatalı {s}
schuldhaft {a} kusurlu {a}
der Schuldienst {m} eğitmenlik görevi {i}
der Schuldienst {m} öğretmenlik vazifesi {i}
schuldig {adj} hatalı {s}
schuldig {adj} kabahatli {s}
schuldig {a} mesul {a}
schuldig {adj} sorumlu {s}
schuldig {adj} suçlu {s}
schuldig bekennen {allg} suçlu olduğunu kabul etmek {allg}
schuldig bekennen {allg} suçunu kabul etmek {allg}
schuldig sein {allg} birisine karşı borçlu olmak {allg}
schuldig sein {v} suçlu olmak {fi}
Schuldiger {mf} [Jur.]sorumlu {mf}
Schuldiger {mf} [Jur.]suçlu {mf}
die Schuldigkeit {f} borç {i}
die Schuldigkeit {f} görev {i}
die Schuldigkeit {f} üstüne vazife {i}
das Schuldinterlokut {n} kusur hakkında ara karar {i}
der Schuldirektor {m} okul müdürü {i}
der Schuldkomplex {m} suçluluk kompleksi {i}
schuldlos {a} günahsız {a}
schuldlos {a} kabahatsız {a}
Indirekte Treffer
auswärtige Schuld {allg} [Handel]dış borç {allg}
Begleichung einer Schuld {allg} bir borcu ödeme {allg}
bezahlte Schuld {allg} [Handel]ödenmiş borç {allg}
die Schuld auf sich nehmen {allg} suçu üzerine almak {allg}
die Schuld eingestehen {v} suçunu itiraf etmek {fi}
eine Schuld abdecken {allg} borcu ödeyerek kapatmak {allg}
eine Schuld abdecken {allg} bir borcu ödemek {allg}
eine Schuld abführen {allg} bir borcu ödemek {allg}
eine Schuld abstatten {allg} borcunu ödemek {allg}
eine Schuld anerkennen {allg} borcu kabul etmek {allg}
eine Schuld erlassen {allg} birisinin borcunu silmek {allg}
Erlass einer Schuld {allg} borçtan ibra {allg}
fällige Schuld {allg} vadesi gelmiş borç {allg}
fristgebundene Schuld {allg} vadesi gelmemiş olan borç {allg}
fundierte Schuld {allg} [Handel]uzun vadeli borç {allg}
gesetzliche Schuld {allg} kanuni yükümlülük {allg}
interne Schuld {allg} [Handel] borç {allg}
interne Schuld {allg} [Handel]dahili borç {allg}
jemandem schuld geben {v} kabahat bulmak {fi}
keine Schuld treffen {allg} hiç suçu olmamak {allg}
Konsolidierung einer Schuld {allg} [Handel]borç ertelemesi {allg}
kurzfristige Schuld {allg} kısa vadeli borç {allg}
langfristige Schuld {allg} uzun vadeli borç {allg}
Schuld auf andere schieben {allg} başkasının üzerine atmak {allg}
Schuld geben {allg} kabahat bulmak {allg}
Schuld geben {allg} suçlamak {allg}
schuld haben {itr} suçlu olmak {itr}
Schuld sein {allg} kabahati olmak {allg}
Schuld sein {allg} suçu olmak {allg}
Schuld und Sühne {allg} suç ve ceza {allg}
Schwere der Schuld {f} kusurun özel olarak ağırlığı {i}
die strafbarer Schuld {allg} cezalandırılması gereken suç {allg}