TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
toprak {i} der Boden {m}
toprak {i} das Brachland {n}
toprak {i} der Erdboden {m}
toprak {i} [coğ]die Erde {f}
toprak {i} das Erdreich {n}
toprak {i} der Erdstrich {m}
toprak {i} das Gebiet {n}
toprak {i} das Gelände {n}
toprak {i} der Grund {m}
toprak {s} irden {adj}
toprak {i} das Land {n}
toprak {i} der Mitbürger {m}
toprak {i} die Scholle {f}
toprak {i} der Staub {m}
toprak {i} die Terra {f}
toprak {i} das Terrain {n}
toprak ağası {i} der Krautjunker {m}
toprak ağası {i} der Magnat {m}
toprak ağası {i} der Sass {m}
toprak ağası {i} der Sasse {m}
toprak alkali {i} das Erdalkali {n}
toprak alkali metalleri {ç} [mad]die Erdalkalimetalle {pl}
toprak alma {i} der Landerwerb {m}
toprak altında {allg} unter der Erde {allg}
toprak ana {i} die Muttererde {f}
toprak analizi {i} die Bodenanalyse {f}
toprak bilgisi {i} die Bodenkunde {f}
toprak bilimi {i} die Pedologie {f}
toprak boşaltımı {i} die Bodenerschöpfung {f}
toprak cinsi {i} die Bodenart {f}
toprak çözeltisi {i} die Bodenlösung {f}
toprak değeri {i} der Bodenwert {m}
toprak değerlendirme {i} die Landerschließung {f}
toprak değerlendirme {i} die Landnutzung {f}
toprak delme keskisi {i} der Erdbohrmeißel {m}
toprak dilimi {i} der Gebietsstreifen {m}
toprak düzeni {i} die Bodenordnung {f}
toprak ekmek {allg} Land bewirtschaften {allg}
toprak esası {i} das Bodenprinzip {n}
toprak esası {i} das Bodenrecht {n}
toprak eşya {ç} die Tonwaren {pl}
toprak fiyatı {i} der Bodenpreis {m}
toprak florası {i} die Bodenflora {f}
toprak geliştirme {i} die Landerschließung {f}
toprak gibi {s} erdig {adj}
toprak hattı {i} [huk]die Erdabteilung {f}
toprak hattı {i} der Erdeschluss {m}
toprak hattı {i} [elek]der Erdschluss {m}
toprak hattı {i} [elek]die Erdung {f}
toprak hukuku {i} [huk]das Bodenrecht {n}
toprak içinde çürüme deneyi {i} [fiz]der Erdfaulversuch {m}
toprak işçisi {i} der Erdarbeiter {m}
toprak işleme {i} die Bodenbearbeitung {f}
toprak işleme {i} die Bodenbewirtschaftung {f}
toprak işleme makinesi {i} die Bodenfräse {f}
toprak işleri {ç} die Erdarbeiten {pl}
toprak işleri yapmak {itr} schanzen {itr}
toprak işletmek {allg} Land bewirtschaften {allg}
toprak ıslahı {i} der Kulturbau {m}
toprak ıslahı {i} die Melioration {f}
toprak kaybı {ç} die Gebietsverluste {pl}
toprak kayması {i} der Bergrutsch {m}
toprak kayması {i} der Bergsturz {m}
toprak kayması {i} [coğ]der Erdrutsch {m}
toprak kayması {i} die Erosion {f}
toprak kaymasını önleyici orman {i} der Bodenschutzholz {m}
toprak kazanma {i} [ask]der Geländegewinn {m}
toprak kazarak bulup çıkarmak {fi} ausscharren {v}
toprak kazmak {fi} bloßlegen {v}
toprak kirlenmesi {i} die Bodenverseuchung {f}
toprak kirlenmesi {i} die Bodenverunreinigung {f}
toprak kirliliği {i} die Bodenverschmutzung {f}
toprak kontaktı {i} [elek]der Erdschluss {m}
toprak kurdu {i} [hayb]die Erdraupe {f}
toprak mahsulleri {ç} die Erdfrüchte {pl}
toprak mahsulleri {ç} die Naturalien {pl}
toprak mahsulü {i} das Bodenerzeugnis {n}
toprak mahsulü {i} die Hackfrucht {f}
toprak metal oksidi {i} [kim]das Erdoxyd {n}
toprak metali {i} das Erdmetall {n}
Indirekte Treffer
ağır toprak {allg} schwerer Boden {allg}
bent yapmaya müsait toprak {i} der Deichbruch {m}
bereketli toprak {i} die Muttererde {f}
bereketli toprak {i} die Börde {f}
besleyici toprak {i} der Nährboden {m}
beyaz toprak {i} weißer Asbest {nom}
beyaz toprak {i} der Faserserpentin {m}
beyaz toprak {i} der Chrysotil {m}
büyük toprak sahibi {i} der Landadel {m}
çiçeklik toprak {i} die Blumenerde {f}
çiftçiliğe elverişli toprak {i} der Ackerboden {m}
çöl ortasındaki verimli toprak parçası {i} die Oase {f}
denizin doldurulmasıyla toprak kazanılması {i} [den]die Landgewinnung {f}
ekilebilir toprak {i} der Ackerboden {m}
ekilmiş toprak {i} der Kulturboden {m}
ekime elverişli toprak {i} das Ackerland {n}
ekmeye uygun toprak {i} der Getreideboden {m}
eski toprak {s} rüstig {adj}
gübreli toprak {i} die Düngererde {f}
hafif toprak {allg} leichter Boden {allg}
hayvan toprak altında yuva yapmak {fi} eingraben {v}
işlenmiş toprak {i} der Kulturboden {m}
kahverengimsi sarı toprak rengi {s} ockergelb {adj}
kazarak çıkartılan toprak {i} der Aushub {m}
kazılmış toprak {allg} [yerb]Abraum {allg}
killi toprak {i} der Tonboden {m}
killi toprak {allg} schwerer Boden {allg}
killi toprak {i} die Ziegelerde {f}
killi toprak {i} die Tonerde {f}
kumlu toprak {i} der Sandboden {m}
milli toprak {i} das Hoheitsgebiet {n}
organik madde açısından zengin kara toprak {i} der Humus {m}
pişmiş toprak {i} die Terrakotta {f}
pişmiş toprak {i} die Keramik {f}
sert toprak {i} [mad]das Festland {n}
sertleşmiş organik toprak {i} [yerb]der Ortstein {m}
şifalı toprak {i} die Heilerde {f}
silisli toprak {i} die Kieselerde {f}
silisli toprak {i} [coğ]der Tripel {m}
sudan veya toprak altından can ve mal kurtarma {i} die Bergung {f}
sudan veya toprak altından kurtarılan mal {i} das Bergungsgut {n}
sudan veya toprak altından kurtarılan mallar için alınan ücret {i} der Bergelohn {m}
sudan veya toprak altından kurtarılan mallar için alınan ücret {i} das Bergegeld {n}
sudan veya toprak altından kurtarılan mallar için alınan ücret {i} der Bergungslohn {m}
süzme toprak {i} die Infusorierde {f}
süzme toprak {i} die Filtergur {f}
tarıma elverişli toprak {i} das Agrarland {n}
tarımlık toprak {i} die Ackerkrume {f}
tarımlık toprak {i} der Ackerboden {m}
taş ve toprak istihracı {allg} Gewinnung von Steinen und Erden {allg}
taşıtla toprak taşımak {fi} auffahren {v}
taşlaşmış toprak {i} [mad]die Asche {f}
topak şeklinde toprak parçası {i} der Kloß {m}
toprak ağası {i} der Sasse {m}
toprak ağası {i} der Sass {m}
toprak ağası {i} der Magnat {m}
toprak ağası {i} der Krautjunker {m}
toprak alkali {i} das Erdalkali {n}
toprak alkali metalleri {ç} [mad]die Erdalkalimetalle {pl}
toprak alma {i} der Landerwerb {m}
toprak altında {allg} unter der Erde {allg}
toprak ana {i} die Muttererde {f}
toprak analizi {i} die Bodenanalyse {f}
toprak bilgisi {i} die Bodenkunde {f}