TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
hiçbir {adv} kein {adv}
hiçbir çekince olmadan {adv} rückhaltlos {adv}
hiçbir devletin vatandaşı olmayan {s} staatenlos {adj}
hiçbir devletin vatandaşı olmayan kimse {fm} Staatenloser {fm}
hiçbir engelle karşılaşmadan {s} unbehindert {adj}
hiçbir fikri olmamak {allg} keine Ahnung haben {allg}
hiçbir işe yaramamak {allg} nichts leisten {allg}
hiçbir kere {adv} keinmal {adv}
hiçbir kimseden {adv} keinerseits {adv}
hiçbir kötü olayın yıldıramadığı insan {i} das Stehaufmännchen {n}
hiçbir orijinalliği olmayan {s} nullachtfünfzehn {adj}
hiçbir özelliği bulunmayan {s} nullachtfünfzehn {adj}
hiçbir sebep yokken {allg} ohne allen Anlass {allg}
hiçbir şekilde {allg} auf keinen Fall {allg}
hiçbir şekilde {allg} ganz und gar nicht {allg}
hiçbir şekilde {adv} keinesfalls {adv}
hiçbir şekilde {adv} keineswegs {adv}
hiçbir şekilde {allg} um keinen Preis {allg}
hiçbir şey {allg} gar nichts {allg}
hiçbir şey {a} Nichts {a}
hiçbir şey anlamıyorum {allg} ich verstehe keine Silbe {allg}
hiçbir şey bilmemek {allg} nichts können {allg}
hiçbir şey elde edememek {allg} nichts erreichen {allg}
hiçbir şey istemiyorum {allg} ich will gar nichts {allg}
hiçbir şey söylemeden {allg} ohne etwas zu sagen {allg}
hiçbir sey yapamayacak durumda {s} machtlos {adj}
hiçbir şey yapmadan {s} untätig {adj}
hiçbir şey yapmadan oturmak {fi} stillsitzen {v}
hiçbir şey yapmamak {itr} faulenzen {itr}
hiçbir şeyden haberi olmamak {allg} keinen Dunst haben {allg}
hiçbir şeyden hoşlanmamak {allg} an allem nörgeln {allg}
hiçbir şeyden korkmamak {allg} vor nichts zurückschrecken {allg}
hiçbir şeyden tatmin olmamak {allg} mit nichts zufrieden sein {allg}
hiçbir şeye aldırmadan yürümek {itr} zuckeln {itr}
hiçbir şeye karşı gelmeyen kişi {i} der Pappkamerad {m}
hiçbir şeyi beğenmemek {v} bemäkeln {v}
hiçbir şeyi beğenmemek {itr} kritteln {itr}
hiçbir şeyi beğenmemek {itr} meckern {itr}
hiçbir şeyi beğenmeyen {s} krittelig {adj}
hiçbir şeyi beğenmeyip durmadan söylenmek {itr} räsonieren {itr}
hiçbir şeyi eksik etmemek {allg} es an nichts fehlen lassen {allg}
hiçbir şeyin farkına varmadan {s} nichts ahnend {adj}
hiçbir şeyin farkında olmayan {s} ahnungslos {adj}
hiçbir sınırlama getirmeden {s} unermesslich {adj}
hiçbir suçum yok {allg} mein Name ist Hase {allg}
hiçbir suretle {allg} durchaus nicht {allg}
hiçbir suretle {a} keinesfalls {a}
hiçbir suretle {a} keineswegs {a}
hiçbir suretle {allg} nicht für Geld und gute Worte {allg}
hiçbir surette {allg} auf keinerlei Weise {allg}
hiçbir surette {allg} durchaus nicht {allg}
hiçbir surette {allg} in keiner Beziehung {allg}
hiçbir surette {allg} in keiner Weise {allg}
hiçbir surette {adv} mitnichten {adv}
hiçbir surette {allg} nie und nimmer {allg}
hiçbir surette {adv} nimmer {adv}
hiçbir surette {allg} um keinen Preis {allg}
hiçbir taraftan {adv} keinerseits {adv}
hiçbir ülkenin vatandaşlığına sahip olmayan {s} heimatlos {adj}
hiçbir ülkenin vatandaşlığına tabi değil {s} heimlos {adj}
hiçbir yarar getirmemek {allg} im Sande verlaufen {allg}
hiçbir yerde {adv} nirgends {adv}
hiçbir yerde {adv} nirgendswo {adv}
hiçbir yerde {a} nirgendwo {a}
hiçbir yere {adv} nirgendwohin {adv}
hiçbir yönde {adv} nirgendswo {adv}
hiçbir zaman {adv} jemals {adv}
hiçbir zaman {a} keinesfalls {a}
hiçbir zaman {adv} nie {adv}
hiçbir zaman {adv} niemals {adv}
hiçbir zaman {adv} nimmer {adv}
hiçbir zaman {allg} nun und nimmer mehr {allg}
hiçbir zaman olmayacak gün {i} der Nimmerleinstag {m}
hiçbiri {adv} keine {adv}
hiçbiri {a} niemand {a}
Indirekte Treffer
asla! hiçbir surette {allg} selbstverständlich nicht {allg}
başka hiçbir şey {allg} weiter nichts {allg}
bu hiçbir şey göstermez {allg} das besagt nichts {allg}
hiçbir çekince olmadan {adv} rückhaltlos {adv}
hiçbir devletin vatandaşı olmayan {s} staatenlos {adj}
hiçbir devletin vatandaşı olmayan kimse {fm} Staatenloser {fm}
hiçbir engelle karşılaşmadan {s} unbehindert {adj}
hiçbir fikri olmamak {allg} keine Ahnung haben {allg}
hiçbir işe yaramamak {allg} nichts leisten {allg}
hiçbir kere {adv} keinmal {adv}
hiçbir kimseden {adv} keinerseits {adv}
hiçbir kötü olayın yıldıramadığı insan {i} das Stehaufmännchen {n}
hiçbir orijinalliği olmayan {s} nullachtfünfzehn {adj}
hiçbir özelliği bulunmayan {s} nullachtfünfzehn {adj}
hiçbir sebep yokken {allg} ohne allen Anlass {allg}
hiçbir şekilde {adv} keinesfalls {adv}
hiçbir şekilde {allg} ganz und gar nicht {allg}
hiçbir şekilde {allg} auf keinen Fall {allg}
hiçbir şekilde {allg} um keinen Preis {allg}
hiçbir şekilde {adv} keineswegs {adv}
hiçbir şey {a} Nichts {a}
hiçbir şey {allg} gar nichts {allg}
hiçbir şey anlamıyorum {allg} ich verstehe keine Silbe {allg}
hiçbir şey bilmemek {allg} nichts können {allg}
hiçbir şey elde edememek {allg} nichts erreichen {allg}
hiçbir şey istemiyorum {allg} ich will gar nichts {allg}
hiçbir şey söylemeden {allg} ohne etwas zu sagen {allg}
hiçbir sey yapamayacak durumda {s} machtlos {adj}
hiçbir şey yapmadan {s} untätig {adj}
hiçbir şey yapmadan oturmak {fi} stillsitzen {v}
hiçbir şey yapmamak {itr} faulenzen {itr}
hiçbir şeyden haberi olmamak {allg} keinen Dunst haben {allg}
hiçbir şeyden hoşlanmamak {allg} an allem nörgeln {allg}
hiçbir şeyden korkmamak {allg} vor nichts zurückschrecken {allg}
hiçbir şeyden tatmin olmamak {allg} mit nichts zufrieden sein {allg}
hiçbir şeye aldırmadan yürümek {itr} zuckeln {itr}
hiçbir şeye karşı gelmeyen kişi {i} der Pappkamerad {m}
hiçbir şeyi beğenmemek {itr} meckern {itr}
hiçbir şeyi beğenmemek {itr} kritteln {itr}
hiçbir şeyi beğenmemek {v} bemäkeln {v}
hiçbir şeyi beğenmeyen {s} krittelig {adj}
hiçbir şeyi beğenmeyip durmadan söylenmek {itr} räsonieren {itr}
hiçbir şeyi eksik etmemek {allg} es an nichts fehlen lassen {allg}
hiçbir şeyin farkına varmadan {s} nichts ahnend {adj}
hiçbir şeyin farkında olmayan {s} ahnungslos {adj}
hiçbir sınırlama getirmeden {s} unermesslich {adj}
hiçbir suçum yok {allg} mein Name ist Hase {allg}
hiçbir suretle {a} keinesfalls {a}
hiçbir suretle {allg} durchaus nicht {allg}
hiçbir suretle {allg} nicht für Geld und gute Worte {allg}
hiçbir suretle {a} keineswegs {a}
hiçbir surette {allg} in keiner Beziehung {allg}
hiçbir surette {adv} nimmer {adv}
hiçbir surette {allg} durchaus nicht {allg}
hiçbir surette {allg} nie und nimmer {allg}
hiçbir surette {allg} auf keinerlei Weise {allg}
hiçbir surette {adv} mitnichten {adv}
hiçbir surette {allg} in keiner Weise {allg}
hiçbir surette {allg} um keinen Preis {allg}
hiçbir taraftan {adv} keinerseits {adv}
hiçbir ülkenin vatandaşlığına sahip olmayan {s} heimatlos {adj}
hiçbir ülkenin vatandaşlığına tabi değil {s} heimlos {adj}
hiçbir yarar getirmemek {allg} im Sande verlaufen {allg}
hiçbir yerde {a} nirgendwo {a}
hiçbir yerde {adv} nirgendswo {adv}
hiçbir yerde {adv} nirgends {adv}
hiçbir yere {adv} nirgendwohin {adv}
hiçbir yönde {adv} nirgendswo {adv}
hiçbir zaman {adv} niemals {adv}
hiçbir zaman {adv} nie {adv}
hiçbir zaman {a} keinesfalls {a}
hiçbir zaman {allg} nun und nimmer mehr {allg}
hiçbir zaman {adv} jemals {adv}
hiçbir zaman {adv} nimmer {adv}
hiçbir zaman olmayacak gün {i} der Nimmerleinstag {m}
ondan hiçbir şey kaçmaz {allg} ihm entgeht nichts {allg}
sanki hiçbir şey olmamış gibi {allg} als ob nichts geschehen wäre {allg}
vakit geçirecek hiçbir özelliği olmayan küçük şehir {i} das Drecknest {n}
yeni hiçbir haber yok {allg} es gab nichts Neues {allg}