TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
vakit {i} die Zeit {f}
vakit ayırmak {allg} die Zeit nehmen {allg}
vakit darlığı {i} der Zeitmangel {m}
vakit darlığı {i} die Zeitnot {f}
vakit doldu! {allg} Zeit ist abgelaufen {allg}
vakit doldurmak {fi} ausfüllen {v}
vakit geç oluyor {allg} es wird spät {allg}
vakit geçirecek hiçbir özelliği olmayan küçük şehir {i} das Drecknest {n}
vakit geçirme {i} der Zeitvertreib {m}
vakit geçirmeden cevap {allg} umgehende Antwort {allg}
vakit geçirmek {fi} die Zeit verbringen {v}
vakit geçirmek {fi} durchbringen {v}
vakit geçirmek {allg} unterhalten {allg}
vakit geçirmek {v} verbringen {v}
vakit geçirmek {v} verkürzen {v}
vakit geçirmek {allg} Zeit zubringen {allg}
vakit geçsin diye {allg} zum Zeitvertreib {allg}
vakit kaybetmeden {a} schnurstracks {a}
vakit kaybetmeden {s} unverzüglich {adj}
vakit kazanmak {fi} Zeit gewinnen {v}
vakit nakittir {allg} Zeit ist Geld {allg}
vakit tanımak {fi} anberaumen {v}
vakit tutmak {allg} [sp]die Zeit messen {allg}
vakit vakit {adv} bisweilen {adv}
vakitsiz {s} früh {adj}
vakitsiz {s} frühzeitig {adj}
vakitsiz {allg} schlecht angebracht {allg}
vakitsiz {s} übereilt {adj}
vakitsiz {s} überstürzt {adj}
vakitsiz {s} verfrüht {adj}
vakitsiz {s} vorzeitig {adj}
vakitsiz gelen kış {i} der Vorwinter {m}
Indirekte Treffer
bir kadınla hoşça vakit geçirme {allg} eine Frau vernaschen {allg}
bir vakit {adv} dereinst {adv}
boş vakit {i} die Musse {f}
boş vakit {i} die Freizeit {f}
boş vakit {allg} freie Zeit {allg}
boş vakit {i} die Mußestunde {f}
boş vakit eğitimi {i} die Freizeitserziehung {f}
çok hoş vakit geçirmek {allg} köstlich amüsieren {allg}
erken vakit {i} die Morgenstunde {f}
geç vakit {s} spät {adj}
harika vakit geçirmek {allg} eine schöne Zeit erleben {allg}
hayallerle vakit geçirmek {v} verträumen {v}
her vakit {adv} allzeit {adv}
her vakit {adv} allemal {adv}
herhangi bir vakit {adv} irgendwann {adv}
herhangi bir vakit {adv} irgendeinmal {adv}
hoş vakit geçirme {i} die Kurzweil {f}
hoş vakit geçirme yeri {i} der Vergnügungspark {m}
hoş vakit geçirmek {allg} angenehm die Zeit verbringen {allg}
hoş vakit geçirmek {allg} die Zeit vertreiben {allg}
hoş vakit geçirtebilen {a} unterhaltsam {a}
hoş vakit geçirten {s} amüsant {adj}
hoş vakit geçirten müzik {i} die Unterhaltungsmusik {f}
hoşça vakit geçirici {s} kurzweilig {adj}
hoşça vakit geçirme {i} das Amüsement {n}
hoşça vakit geçmesini sağlamak {v} vergnügen {v}
huşu içinde vakit geçirme {i} die Weihestunde {f}
iyi vakit geçirme {i} die Vergnügung {f}
kimi vakit {adv} manchmal {adv}
ne vakit {a} wann {a}
o vakit {adv} allerdings {adv}
o vakit {bağ} denn {konj}
o vakit {adv} dann {adv}
o vakit {allg} zu dieser Zeit {allg}
o vakit {adv} damals {adv}
o vakit {adv} dunnemals {adv}
o vakit {adv} da {adv}
o vakit {adv} derzeit {adv}
vakit ayırmak {allg} die Zeit nehmen {allg}
vakit darlığı {i} die Zeitnot {f}
vakit darlığı {i} der Zeitmangel {m}
vakit doldu! {allg} Zeit ist abgelaufen {allg}
vakit doldurmak {fi} ausfüllen {v}
vakit geç oluyor {allg} es wird spät {allg}
vakit geçirecek hiçbir özelliği olmayan küçük şehir {i} das Drecknest {n}
vakit geçirme {i} der Zeitvertreib {m}
vakit geçirmeden cevap {allg} umgehende Antwort {allg}
vakit geçirmek {allg} Zeit zubringen {allg}
vakit geçirmek {fi} die Zeit verbringen {v}
vakit geçirmek {v} verkürzen {v}
vakit geçirmek {v} verbringen {v}
vakit geçirmek {allg} unterhalten {allg}
vakit geçirmek {fi} durchbringen {v}
vakit geçsin diye {allg} zum Zeitvertreib {allg}
vakit kaybetmeden {s} unverzüglich {adj}
vakit kaybetmeden {a} schnurstracks {a}
vakit kazanmak {fi} Zeit gewinnen {v}
vakit nakittir {allg} Zeit ist Geld {allg}
vakit tanımak {fi} anberaumen {v}
vakit tutmak {allg} [sp]die Zeit messen {allg}
vakit vakit {adv} bisweilen {adv}