| yaparak sona erdirmek {fi} | durchführen {v} |
|
| ... yaparak {öt} | indem {prp} |
|
| açıklama yaparak yanlış anlamayı önlemek {fi} | klarstellen {v} |
|
| alıntılar yaparak kitap yazmak {v} | kompilieren {v} |
|
| baskı yaparak çalıştırmak {v} | hetzen {v} |
|
| baskın yaparak yakalamak {fi}
[ask] | ausheben {v} |
|
| bir başkasının yaptığını yaparak çalışmak {v} | korrepetieren {v} |
|
| birinin onuruna top atışı yaparak selama durmaa {i} | die Ehrensalve {f} |
|
| boş vakitlerini kamp yaparak geçiren kişi {i} | der Camper {m} |
|
| casusluk yaparak öğrenmek {fi}
[ask] | ausspionieren {v} |
|
| dilencilik yaparak hayatını kazanmak {fi} | durchbetteln {v} |
|
| dokuma yaparak eklemek {fi} | anweben {v} |
|
| düzenbazlıklar yaparak geçinmek {fi} | durchmogeln {v} |
|
| fren yaparak durmak {itr} | bremsen {itr} |
|
| harf değişikliği yaparak isme veya sözcüğe komik anlam vermek {i} | das Paragramm {n} |
|
| harman yaparak dövmek {fi} | ausdreschen {v} |
|
| hesap kitap yaparak harcamak {itr} | sparen {itr} |
|
| içerek veya banyo yaparak iyileşme kürü {i} | die Hydrotherapie {f} |
|
| iki yüzlülük yaparak kandırmak {fi} | vorheucheln {v} |
|
| işbölümü yaparak {adv} | arbeitsteilig {adv} |
|
| katakulli yaparak ele geçirmek {fi} | ablisten {v} |
|
| kayırıcılık yaparak iş yapmak {i} | die Vetternwirtschaft {f} |
|
| kaynak yaparak birleştirmek {v}
[tek] | verschweißen {v} |
|
| konuşma yaparak etkilemeye çalışmak {fi} | zureden {v} |
|
| mübalağa yaparak anlatmak {fi} | ausmalen {v} |
|
| otlakçılık yaparak geçinmek {fi} | durchschmarotzen {v} |
|
| otostop yaparak gitmek {allg} | per Anhalter fahren {allg} |
|
| otostop yaparak yolculuk yapmak {fi} | per Anhalter fahren {v} |
|
| reverans yaparak {s} | dienerisch {adj} |
|
| şantaj yaparak {s} | erpresserisch {adj} |
|
| şantaj yaparak almak {v} | erpressen {v} |
|
| selektör yaparak işaret verme {i}
[oto] | die Lichthupe {f} |
|
| şöhret budalalığı yaparak {s} | ruhmbegierig {adj} |
|
| spor yaparak vücudu forma sokma {i} | das Bodybuilding {n} |
|
| üzerine baskı yaparak yazmak {fi} | aufdrucken {v} |
|
| yağcılık yaparak {s} | kriecherisch {adj} |
|
| yanlış yatırım yaparak batmak {allg} | verspekulieren {allg} |
|
| yanlış yatırım yaparak zarara uğramak {v} | verspekulieren {v} |
|
| yaparak sona erdirmek {fi} | durchführen {v} |
|
| yurtdışında üretim yaparak ücretlerin ıslahı {allg} | passive Lohnveredelung {allg} |
|