TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
yola atılmış şekilde durmak {allg} auf der Straße liegen {allg}
yola çıkış {i} die Ausfahrt {f}
yola çıkış noktası {i} die Ausgangsbasis {f}
yola çıkma {i} der Abmarsch {m}
yola çıkma {i} die Abreise {f}
yola çıkma {i} der Ausmarsch {m}
yola çıkma {i} der Auszug {m}
yola çıkma {i} der Weg {m}
yola çıkmak {fi} abreisen {v}
yola çıkmak {fi} ausmarschieren {v}
yola çıkmak {fi} ausrücken {v}
yola çıkmak {allg} einen Weg beschreiten {allg}
yola çıkmak {fi} fortreisen {v}
yola çıkmak {fi} losfahren {v}
yola çıkmak {fi} losziehen {v}
yola çıkmak {allg} auf die Socken machen {allg}
yola çıkmak {fi} aufmachen {v}
yola çıkmak {fi} begeben {v}
yola çıkmak {itr} [sp]starten {itr}
yola çıkmak maden ocağına asansörle çıkmak {fi} ausfahren {v}
yola çıkmaya hazır {s} marschbereit {adj}
yola çıkmaya hazır {s} reisefertig {adj}
yola çıkmaya hazır {s} startbereit {adj}
yola devam etme {i} die Weiterfahrt {f}
yola devam etmek {fi} weiterfahren {v}
yola devam etmek {fi} weitergehen {v}
yola dikilen kazık {i} [den]die Bake {f}
yola doğru {adv} wegwärts {adv}
yola düşmek {fi} losmarschieren {v}
yola düşmek {fi} losziehen {v}
yola düşmek {allg} auf die Socken machen {allg}
yola gelmek {fi} einlenken {v}
yola gelmek {fi} parieren {v}
yola gelmez {s} Unfolgsam {adj}
yola gelmez {a} unverbesserlich {a}
yola getirmek {allg} jdn zur Strecke bringen {allg}
yola koymak {fi} absenden {v}
yola koyulma {i} die Abreise {f}
yola koyulma {i} der Aufbruch {m}
yola koyulma {i} der Ausmarsch {m}
yola koyulma {i} der Auszug {m}
yola koyulmak {fi} abreisen {v}
yola koyulmak {fi} aufbrechen {v}
yola koyulmak {fi} ausfahren {v}
yola koyulmak {fi} ausmarschieren {v}
yola koyulmak {fi} ausrücken {v}
yola koyulmak {allg} einen Weg beschreiten {allg}
yola koyulmak {fi} losmarschieren {v}
yola koyulmak {fi} losziehen {v}
yola koyulmak {fi} auf den Weg machen {v}
yola koyulmak {fi} auf den Wegmachen {v}
yola koyulmak {allg} auf die Socken machen {allg}
yola koyulmak {fi} aufmachen {v}
yola sokmak {v} schichten {v}
yolaçan {s} [biy]efferent {adj}
yolaçmak {itr} verfallen {itr}
Indirekte Treffer
araçla yola çıkmak {fi} [yol]losfahren {v}
başka bir yola göndermek {fi} umleiten {v}
başka bir yola sevk etmek {fi} umleiten {v}
başka bir yola yöneltmek {fi} umleiten {v}
bir geminin ilk defa yola çıkışı {i} die Jungfernfahrt {f}
bir hedef belirlemeden yola çıkmak {allg} ins Blaue fahren {allg}
bir şeyden yola çıkmak {fi} ausgehen {v}
bir yola baş koymak {allg} auf die Fahnen schreiben {allg}
birisinin arkasından yola çıkmak {fi} nachreisen {v}
çılgınca bir hızla arabayla yola çıkmak {fi} losrasen {v}
daha sonra yola çıkmak {fi} nachreisen {v}
hukuki yola başvuru {allg} [huk]Einleitung gerichtlicher Schritte {allg}
karman yola {i} der Überfall {m}
karman yola {i} der Raubüberfall {m}
kötü yola düşmek {itr} straucheln {itr}
kötü yola düşmek {allg} auf die schiefe Bahn kommen {allg}
kötü yola düşmek {allg} auf den Strich gehen {allg}
kötü yola düşmek {fi} auf Abwege geraten {v}
kötü yola düşürmek {fi} auf Abwege führen {v}
kötü yola sapmak {fi} fehlgehen {v}
kötü yola sapmak {allg} auf die schiefe Bahn kommen {allg}
kötü yola sürüklemek {fi} korrumpieren {v}
otomobille motorun ısınması beklenmeden yola çıkma {i} der Kaltstart {m}
tekrar yola getirmek {allg} wieder ins Gleise bringen {allg}
uçakla yola devam etmek {fi} weiterfliegen {v}
uzak yola alışkın {s} weggewohnt {adj}
uzun yola çıkmak {itr} tigern {itr}
varsayımlardan yola çıkarak belirleme {i} die Als-ob-Bestimmung {f}
yanlış yola gitme {i} die Abweichung {f}
yanlış yola sapmak {fi} irregehen {v}
yanlış yola sapmak {allg} auf dem Holzweg sein {allg}
yanlış yola sevk etmek {fi} irreführen {v}
yanlış yola sevk etmek {allg} in die Irre führen {allg}
yola atılmış şekilde durmak {allg} auf der Straße liegen {allg}
yola çıkış {i} die Ausfahrt {f}
yola çıkış noktası {i} die Ausgangsbasis {f}
yola çıkma {i} der Auszug {m}
yola çıkma {i} der Ausmarsch {m}
yola çıkma {i} die Abreise {f}
yola çıkma {i} der Abmarsch {m}
yola çıkma {i} der Weg {m}
yola çıkmak {allg} auf die Socken machen {allg}
yola çıkmak {fi} ausrücken {v}
yola çıkmak {fi} losziehen {v}
yola çıkmak {fi} ausmarschieren {v}
yola çıkmak {itr} [sp]starten {itr}
yola çıkmak {fi} losfahren {v}
yola çıkmak {fi} abreisen {v}
yola çıkmak {fi} begeben {v}
yola çıkmak {fi} fortreisen {v}
yola çıkmak {fi} aufmachen {v}
yola çıkmak {allg} einen Weg beschreiten {allg}
yola çıkmak maden ocağına asansörle çıkmak {fi} ausfahren {v}
yola çıkmaya hazır {s} marschbereit {adj}
yola çıkmaya hazır {s} startbereit {adj}
yola çıkmaya hazır {s} reisefertig {adj}
yola devam etme {i} die Weiterfahrt {f}
yola devam etmek {fi} weiterfahren {v}
yola devam etmek {fi} weitergehen {v}
yola dikilen kazık {i} [den]die Bake {f}
yola doğru {adv} wegwärts {adv}
yola düşmek {allg} auf die Socken machen {allg}
yola düşmek {fi} losziehen {v}
yola düşmek {fi} losmarschieren {v}
yola gelmek {fi} einlenken {v}
yola gelmek {fi} parieren {v}
yola gelmez {a} unverbesserlich {a}
yola gelmez {s} Unfolgsam {adj}
yola getirmek {allg} jdn zur Strecke bringen {allg}
yola koymak {fi} absenden {v}
yola koyulma {i} der Auszug {m}
yola koyulma {i} der Ausmarsch {m}
yola koyulma {i} der Aufbruch {m}
yola koyulma {i} die Abreise {f}
yola koyulmak {fi} auf den Wegmachen {v}
yola koyulmak {fi} ausrücken {v}
yola koyulmak {fi} auf den Weg machen {v}
yola koyulmak {fi} ausmarschieren {v}
yola koyulmak {fi} losziehen {v}
yola koyulmak {fi} ausfahren {v}