TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
hedef {i} die Absicht {f}
hedef {i} die Hausaufgabe {f}
hedef {i} das Fadenkreuz {n}
hedef {i} der Förderungsplan {m}
hedef {i} der Plan {m}
hedef {i} das Target {n}
hedef {i} das Ziel {n}
hedef {i} der Zielpunkt {m}
hedef {i} die Zielsetzung {f}
hedef {i} die Zielvorstellung {f}
hedef {i} der Zweck {m}
hedef alarak {a} gezielt {a}
hedef alınan grup {i} die Zielgruppe {f}
hedef almak {fi} auf etw ausgehen {v}
hedef almak {fi} erzielen {v}
hedef belirleme aleti {i} [ask]das Zielgerät {n}
hedef bulma aleti {i} [ask]das Zielgerät {n}
hedef gurubu {i} die Zielgruppe {f}
hedef hattı {i} die Visierlinie {f}
hedef kitle {i} die Zielgruppe {f}
hedef kitlesi {i} die Zielgruppe {f}
hedef koymak {v} planen {v}
hedef levhası {i} die Scheibe {f}
hedef levhası {i} die Schießscheibe {f}
hedef nokta {i} der Knopf {m}
hedef noktası olmak {i} [ask]das Kreuzfeuer {n}
hedef noktasının koordinatlarını belirleme aracı {i} [ask]das Kommandogerät {n}
hedef tahtası {i} [ask]die Zielscheibe {f}
hedef tutarak hararetli olarak çalışmak {fi} losarbeiten {v}
hedef tutmak {fi} abzielen {v}
hedef tutmak {v} bezwecken {v}
hedefe ateş etme {i} die Beschießung {f}
hedefe atma {i} das Scheibenschießen {n}
hedefe isabet ettirme {i} der Treffer {m}
hedefe ulaşacağından emin {s} zielsicher {adj}
hedefe ulaşan {s} treffsicher {adj}
hedefe ulaşmada basamak olarak kullanılan {allg} ein Mittel zum Zweck {allg}
hedefe varamamak {fi} abirren {v}
hedefe varan {s} treffsicher {adj}
hedefe varış {i} der Zieleinlauf {m}
hedefe vurma {i} das Scheibenschießen {n}
hedefe vurma {i} der Treffer {m}
hedefe yaklaşmak {allg} dem Ziel nahe kommen {allg}
hedefe yönelik {s} zielgerichtet {adj}
hedefi aşan eğilim {i} die überschießende Innentendenz {f}
hedefi aşmak {fi} überschießen {v}
hedefi aynı olmak {allg} am gleichen Strang ziehen {allg}
hedefi belirsiz seyahat {allg} Fahrt ins Blaue {allg}
hedefi şaşırmak {fi} danebengehen {v}
hedefi tutturamamak {fi} danebenhauen {v}
hedefi tutturamamak {fi} danebenschießen {v}
hedefi tutturamamak {fi} vorbeischießen {v}
hedefi tutturmuş {s} treffsicher {adj}
hedefinden ayrılmak {fi} abkommen {v}
hedefine ulaşamamak {allg} auf der Strecke bleiben {allg}
hedefine ulaşmak {allg} Auf seine Kosten kommen {allg}
hedefine ulaşmaya çalışan {s} zielstrebig {adj}
hedefini bilen {s} zielbewusst {adj}
hedefini bilme {i} die Zielstrebigkeit {f}
hedeflemek {allg} auf etw hinzielen {allg}
hedeflemek {v} beabsichtigen {v}
hedeflemek {v} planen {v}
hedeflemek {v} visieren {v}
hedeflemek {fi} anvisieren {v}
hedeflemek {fi} abstellen (auf etw.) {v}
hedeflenen randıman {i} das Leistungssoll {n}
hedeflerden emin {s} zielsicher {adj}
hedeflere göre yönetim {allg} Führung durch Vorgabe von Zielen {allg}
hedeflere göre yönetim {allg} Führung durch Zielvereinbarung {allg}
hedeflere göre yönetim {allg} Führung durch Zielvorgaben {allg}
hedefli satın alma {allg} gezieltes Kaufen {allg}
hedefsiz {s} ziellos {adj}
hedefsizlik {i} die Ziellosigkeit {f}
Indirekte Treffer
ana hedef {i} das Hauptziel {n}
asıl hedef {i} das Hauptziel {n}
atıcılıkta vuruş için havaya fırlatılan hedef levhası {i} [sp]die Tontaube {f}
atış alanında bulunan hedef tahtasının arkasındaki topraktan siper {i} der Kugelfang {m}
başlıca hedef {i} das Hauptziel {n}
belli bir hedef uğruna birlikte hareket etme {i} der Zweckverband {m}
bir hedef belirlemeden yola çıkmak {allg} ins Blaue fahren {allg}
büyük hedef {i} hohes Ziel {nom}
esas hedef {i} das Fernziel {n}
hayattaki hedef {i} das Lebensziel {n}
hedef alarak {a} gezielt {a}
hedef alınan grup {i} die Zielgruppe {f}
hedef almak {fi} erzielen {v}
hedef almak {fi} auf etw ausgehen {v}
hedef belirleme aleti {i} [ask]das Zielgerät {n}
hedef bulma aleti {i} [ask]das Zielgerät {n}
hedef gurubu {i} die Zielgruppe {f}
hedef hattı {i} die Visierlinie {f}
hedef kitle {i} die Zielgruppe {f}
hedef kitlesi {i} die Zielgruppe {f}
hedef koymak {v} planen {v}
hedef levhası {i} die Scheibe {f}
hedef levhası {i} die Schießscheibe {f}
hedef nokta {i} der Knopf {m}
hedef noktası olmak {i} [ask]das Kreuzfeuer {n}
hedef noktasının koordinatlarını belirleme aracı {i} [ask]das Kommandogerät {n}
hedef tahtası {i} [ask]die Zielscheibe {f}
hedef tutarak hararetli olarak çalışmak {fi} losarbeiten {v}
hedef tutmak {v} bezwecken {v}
hedef tutmak {fi} abzielen {v}
iyi hedef oluşturan {s} schussgerecht {adj}
kendine bir hedef edinmek {allg} ein Ziel stecken {allg}
öngörülen hedef {i} [tic]das Soll {n}
para miktarındaki hedef {i} das Geldmengenziel {n}
paraşütle hedef atlayışı {i} [sp]die Ziellandung {f}
planlanan hedef {i} [tic]das Soll {n}
tasarlanan hedef {i} [tic]das Soll {n}
uzun vadedeki ana hedef {i} das Fernziel {n}
yakın hedef {i} das Nahziel {n}