TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
halinde {allg} im Falle {allg}
halinden haber vermek {allg} etwas von sich hören lassen {allg}
Indirekte Treffer
akciğerde kabarcık halinde bir oluşum {i} [hek]die Alveole {f}
anonim şirket halinde banka {i} [tic]die Aktienbank {f}
arabaları çiçeklerle süsleyerek konvoy halinde gitme {i} der Korso {m}
aracın belli bir hızla sürülmesi halinde sürekli yeşil ışığa denk gelme {allg} grüne Welle {allg}
balya halinde satılan mal {i} [tic]die Ballenware {f}
balyalar halinde {a} ballenweise {a}
başlangıç halinde {adv} beginnend {adv}
bir şeyin üzerine bir tabaka halinde sürmek {v} beschichten {v}
blok halinde {s} global {adj}
blok halinde sigorta {i} die Gruppenversicherung {f}
bölümler halinde {adv} schubweise {adv}
buçuklu lotlar halinde {a} kleingestückelt {a}
çamur halinde {s} matschig {adj}
çete halinde hırsızlık {i} der Bandendiebstahl {m}
çete halinde soygun {i} der Bandenraub {m}
cetvel halinde {s} tabellarisch {adj}
çift sütun halinde {s} [bas]zweispaltig {adj}
çubuk halinde demir {i} das Stabeisen {n}
demetler halinde {s} bündelweise {adj}
dizi halinde {a} serienweise {a}
dizi halinde {s} reihenweise {adj}
diziler halinde {adv} serienweise {adv}
dörtlükler halinde {s} [ed]strophisch {adj}
düzgün sıralar halinde {s*be} in Reih und Glied {s*be}
ellilik paketler halinde {i} die Fünfzigerpackung {f}
farklı zamanda başlanıp koro halinde söylenen parça {i} [müz]der Kanon {m}
gaz halinde {s} luftförmig {adj}
gaz halinde {s} gasförmig {adj}
grup halinde {s} gruppenweise {adj}
grup halinde resim {i} die Gruppenaufnahme {f}
grup halinde tur {i} die Gesellschaftsreise {f}
grup halinde yaşamayan {s} [hayb]unsozial {adj}
gruplar halinde {adv} schubweise {adv}
gruplar halinde {adv} scharenweise {adv}
gruplar halinde {allg} in Gruppen {allg}
gruplar halinde {a} gruppenweise {a}
halat halinde yıkama {i} die Strangwäsche {f}
halk şenlikleri halinde kutlanması {i} die Kirchweih {f}
hareket halinde olmak {itr} fahren {itr}
icabi halinde {adv} nötigenfalls {adv}
icabı halinde {allg} zur Not {allg}
icabı halinde {a} nötigenfalls {a}
icabı halinde {allg} im Notfall {allg}
icabı halinde {a} gegebenenfalls {a}
icabı halinde sorumluluk {i} die Eventualhaftung {f}
icabı halinde taahhüt {i} die Eventualverbindlichkeit {f}
iflas halinde alacaklar {ç} [huk]die Konkursforderungen {pl}
iflas halinde bildirilen alacaklar {allg} angemeldete Forderungen {allg}
iki sütun halinde {s} [bas]zweispaltig {adj}
inşa halinde {allg} im Bau {allg}
iri parçalar halinde {s} [mad]rösch {adj}
iştirak halinde mülkiyet {i} das Gesamthandseigentum {n}
iştirak halinde mülkiyet {i} das Gemeinschaftseigentum {n}
iştirak halinde zilyetlik {i} der Beteiligungsbesitz {m}
isyan halinde {s} meuternd {adj}
kafadanbacaklı hayvanların sürekli hareket halinde olan bir organı {i} [hayb]der Trichter {m}
kapsül halinde hap {i} die Kapsel {f}
kasalar halinde paketlemek {allg} in Kiste verpacken {allg}
kaza halinde {allg} bei Unfall {allg}
kendi halinde {a} zurückhaltend {a}
kendi halinde {s} eingezogen {adj}
kendi halinde yaşam sürme {i} das Schattendasein {n}
kitle halinde {a} haufenweise {a}
kitle halinde {allg} auf einen Haufen {allg}
kitle halinde {s} massenhaft {adj}
kıta halinde {s} [ed]strophisch {adj}
kol halinde yürümek {fi} [ask]aufmarschieren {v}
kol halinde yürüyüş {i} [ask]der Aufmarsch {m}
koma halinde {s} [hek]komatös {adj}
konvoy halinde gitmek {allg} im Geleitzug fahren {allg}
kor halinde {s} glühend {adj}
koro halinde {allg} [müz]im Chor {allg}
külçe halinde maden {i} der Ingot {m}
kuruluş halinde şirket {i} die Gründungsgesellschaft {f}
kuşku halinde {allg} im Zweifel {allg}
kütle halinde {s} Massiv {adj}
kütle halinde {allg} in Maßen {allg}
kütle halinde gelmek {fi} anströmen {v}
kutular halinde paketlemek {allg} in Kiste verpacken {allg}