TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
söylemek {fi} anbringen {v}
söylemek {fi} angeben {v}
söylemek {fi} auftischen {v}
söylemek {fi} aussagen {v}
söylemek {fi} äußern {v}
söylemek {fi} aussprechen {v}
söylemek {v} behaupten {v}
söylemek {v} bemerken {v}
söylemek {v} benennen {v}
söylemek {v} diskurrieren {v}
söylemek {fi} durchsingen {v}
söylemek {fi} durchsprechen {v}
söylemek {fi} erzählen {v}
söylemek {itr} konstatieren {itr}
söylemek {v} meinen {v}
söylemek {fi} reden {v}
söylemek {v} sagen {v}
söylemek {fi} Sprechen {v}
söylemek {v} verbalisieren {v}
söylemek {fi} vorbringen {v}
söylemek {fi} zum Ausdruck bringen {v}
Indirekte Treffer
aceleyle söylemek {fi} abhaspeln {v}
açık söylemek gerekirse {allg} offen gestanden {allg}
açıkça söylemek {allg} frei herausreden {allg}
açıkça söylemek {itr} bekunden {itr}
açıkça söylemek {v} prononcieren {v}
açıkça söylemek gerekir ki! {allg} man muss schon sagen {allg}
açıkça söylemek gerekirse {allg} offen gesagt {allg}
adını söylemek {fi} namhaft machen {v}
ağzına geleni söylemek {itr} donnern {itr}
alçak sesle söylemek {itr} zischeln {itr}
alenen söylemek {allg} laut sagen {allg}
aleyhinde söz söylemek {v} diffamieren {v}
altını çizerek söylemek {v} unterstreichen {v}
anlaşılır tarzda söylemek {itr} formulieren {itr}
aptalca şeyler söylemek {allg} dummes Zeug reden {allg}
arkasından laf söylemek {v} beschwatzen {v}
bağırarak söylemek {fi} ausschreien {v}
bağırarak söylemek {fi} zurufen {v}
başkalarına söylemek {fi} weitersagen {v}
bilerek yanlış söylemek {fi} vorgeben {v}
bir buluşma saati söylemek {allg} einen Termin nennen {allg}
bir kez daha söylemek {fi} wiedersagen {v}
bir konu hakkındaki düşüncelerini söylemek {allg} auslassen {allg}
bir şey söylemek {allg} ein Wort hervorbringen {allg}
bir şeyi açıkça söylemek {allg} glatt heraussagen {allg}
bir şeyi tatlı sözlerle söylemek {itr} flöten {itr}
bir söz söylemek {allg} ein Wort fallen lassen {allg}
birisi hakkında kötü şeyler söylemek {allg} nachsagen {allg}
birisine bir şey söylemek için çabalamak {allg} bei jdm vorsprechen {allg}
birisine hatalarını suratına söylemek {allg} einen Spiegel vorhalten {allg}
birisine sürekli iğneleyici sözler söylemek {allg} auf jdn einhacken {allg}
birisine yalan söylemek {allg} jdn anlügen {allg}
birisinin kulağına yavaşça söylemek {fi} einflüstern {v}
birlikte söylemek {v} [müz]begleiten {v}
birlikte söylemek {fi} mitsprechen {v}
bülbül gibi söylemek {fi} herunterrasseln {v}
büyük söz söylemek {allg} den Mund zu voll nehmen {allg}
büyük söz söylemek {allg} das große Wort führen {allg}
çaktırmadan söylemek {v} verbrämen {v}
can sıkıcı şekilde şarkı söylemek {fi} absingen {v}
çevreyi rahatsız edecek bir şekilde uzun uzun şarkı söylemek {i} die Singerei {f}
ciddi söylemek {fi} ernst meinen {v}
ciddi söylemek {allg} es im Ernst meinen {allg}
dobra dobra söylemek {allg} kein Blatt vor den Mund nehmen {allg}
doğrusunu söylemek gerekirse {allg} offen gestehen {allg}
doğruyu söylemek gerekirse {adv} eigentlich {adv}
doyasıya bağıra bağıra şarkı söylemek {fi} [müz]aussingen {v}
düşüncesini söylemek {fi} äußern {v}
düşüncesini söylemek {fi} aussprechen {v}
düşünmeden ve aniden söylemek {allg} mit etw herausplatzen {allg}
ek olarak söylemek {fi} zugeben {v}
ezberden söylemek {v} memorieren {v}
ezberden söylemek {fi} hersagen {v}
ezbere söylemek {fi} hersagen {v}
ezbere söylemek {allg} auswendig sagen {allg}
ezberlemiş gibi söylemek {fi} herbeten {v}
fikrini açıkça söylemek {allg} aus seinem Herzen keine Mördergrube machen {allg}
fikrini açıkça söylemek {allg} frei von der Leber wegsprechen {allg}
fikrini söylemek {itr} urteilen {itr}
fikrini söylemek {fi} äußern {v}
fikrini söylemek {allg} Flagge zeigen {allg}
gelmemesini söylemek {fi} ausbooten {v}
gerçeği söylemek {fi} zugeben {v}
gerçeği söylemek {allg} die Wahrheit sprechen {allg}
gerçeği söylemek {allg} die Wahrheit sagen {allg}
gerçek fikrini olduğu gibi söylemek {allg} klaren Wein einschenken {allg}
göz önünde şarkı söylemek {fi} vorsingen {v}
gözünün içine baka baka yalan söylemek {fi} anlügen {v}
halk şarkısı söylemek {itr} jodeln {itr}
harf harf söylemek {v} buchstabieren {v}
havaya söylemek {a} [den]in {a}
hazır olduğunu söylemek {fi} erbieten {v}
heyecanla söylemek {itr} vorschwärmen {itr}
hoş olmayan şeyler söylemek {allg} im Ausdruck vergreifen {allg}
hoş şeyler söylemek {v} umschmeicheln {v}
içinden geleni söylemek {fi} hinsagen {v}
iğneleyici sözler söylemek {itr} sticheln {itr}
ima yoluyla söylemek {allg} etwas durch die Blume sagen {allg}
irticalen söylemek {v} improvisieren {v}
istemeden söylemek {fi} durchrutschen {v}