TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
günü geçmiş {s} überfällig {adj}
günü gelmiş {s} betagt {adj}
günü gününe {allg} am festgesetzten Tag {allg}
günü gününe {allg} am gleichen Tage {allg}
günü yaşamak {allg} in den Tag hineinleben {allg}
günübirlik {i} der Tagesbesuch {m}
günübirlik {i} die Tagesfahrt {f}
günübirlik gezi {i} der Tagesausflug {m}
günübirlik gezi {i} die Tagesfahrt {f}
günübirlik politika {i} die Schaukelpolitik {f}
günümüz {allg} von heute {allg}
günümüz edebiyatı {i} die Gegenwartsliteratur {f}
günümüz sorunları {ç} die Gegenwartsprobleme {pl}
günümüzde {adv} heute {adv}
günümüzde {adv} heutzutage {adv}
günümüzde {allg} in unserer Zeit {allg}
günümüzde kullanılan dil {i} die Gegenwartssprache {f}
günümüze ait {adv} heutig {adv}
günümüze ait {s} zeitgenössisch {adj}
günümüze uygun {s} zeitnah {adj}
günümüze yakın {s} gegenwartsnah {adj}
günün analizi {i} die Tagesschau {f}
günün birinde {allg} eines schönen Tages {allg}
günün birinde {a} einmal {a}
günün birinde {a} einst {a}
günün işi {i} die Aktualität {f}
günün kahramanı {allg} Held des Tages {allg}
günün konuları {ç} die Tagesthemen {pl}
günün konuşması {i} das Tagesgespräch {n}
günün konusu {i} die Sensation {f}
günün konusu {i} das Tagesgespräch {n}
günün olayı {i} die Aktualität {f}
günün olayı {i} die Sensation {f}
günün olayı {i} das Tagesereignis {n}
günün olayı {i} das Zeitereignis {n}
günün saati {i} die Tageszeit {f}
günün yemeği {i} das Tagesgericht {n}
günü değiştirmek {i} der Datowechsel {m}
günü göstermek {fi} anstreichen {v}
günü gün etmek {fi} dahinleben {v}
günü gün etmek {allg} flott leben {allg}
günü gün etmek {allg} in den Tag hinein leben {allg}
günü gün etmek {allg} in den Tag hineinleben {allg}
günü gün etmek {fi} prassen {v}
günü gün etmek {fi} ausleben {v}
günü gün etmek {fi} austoben {v}
günü gün etmek {allg} einen schönen Tag machen {allg}
günü hayal kurarak geçiren kişi {i} der Tagträumer {m}
Indirekte Treffer
1 nisan günü kandırılmış olan {i} der Aprilnarr {m}
24 Aralık günü {i} [din]das Weihnachten {n}
29 Şubat günü {i} der Schalttag {m}
ana baba günü {allg} ein furchtbares Gedränge {allg}
anma günü {i} der Gedenktag {m}
anneler günü {i} der Muttertag {m}
ayın 32. günü {i} der St. Nimmerleinstag {m}
ayın 32. günü {allg} Eulenpfingsten {allg}
ayın birinci günü {allg} erster des Monats {allg}
ayın son günü {i} [tic]der Ultimo {m}
Aziz Nikolas günü {i} der Nikolaustag {m}
banka çalışma günü {i} der Bankarbeitstag {m}
banka günü {i} der Bankarbeitstag {m}
başvuru günü {i} der Anmeldetermin {m}
bayram günü {i} der Festtag {m}
bayram günü {i} der Feiertag {m}
bayram günü ek ödemesi {i} der Feiertagszuschlag {m}
beyan günü {i} der Erklärungstag {m}
bilanço günü {i} der Bilanzstichtag {m}
bir kişinin adını taşıdığı azizin günü {i} der Namenstag {m}
bu günü de mi görecektik? {allg} das müssen wir im Kalender rot anstreichen {allg}
bu salı günü {allg} an diesem Dienstag {allg}
buras anababa günü gibi {allg} hier ist die Hölle los {allg}
çalışma günü {i} der Wochentag {m}
çalışma günü {i} der Werktag {m}
çalışma günü {i} der Arbeitstag {m}
çamaşır günü {i} der Waschtag {m}
çarşamba günü {allg} am Mittwoch {allg}
çıkmaz ayın son günü {i} der Nimmerleinstag {m}
cuma (günü) {allg} Freitag {allg}
cuma günü {i} der Freitag {m}
dinlenme günü {i} der Ruhetag {m}
doğum günü {i} [ed]das Wiegenfest {n}
doğum günü {i} der Geburtstag {m}
doğum günü eğlencesi {i} die Geburtstagsparty {f}
doğum günü hediyesi {i} das Geburtstagsgeschenk {n}
doğum günü kutlaması {i} die Geburtstagsfeier {f}
doğum günü olan kişi {i} das Geburtstagskind {n}
doğum günü partisi {i} die Geburtstagsparty {f}
doğum günü pastası {i} der Geburtstagskuchen {m}
dokuzuncu ayın son günü {i} der Herbstultimo {m}
doldurulma günü {i} der Erfüllungstag {m}
düğün günü damadın geline verdigi hediye {i} [din]das Brautgeschenk {n}
düğün günü gelinin elinde taşıdığı çiçek demeti {i} der Brautstrauß {m}
duruşma günü {i} der Gerichtstermin {m}
duruşma günü {i} [huk]der Termin {m}
düzenleme günü {i} der Ausstellungstag {m}
ertesi günü teslim {allg} Lieferung am folgenden Tag {allg}
esas duruşma günü {i} [huk]der Haupttermin {m}
esas sözlü yargılama günü {i} der Haupttermin {m}
evlenme günü {i} der Hochzeitstag {m}
evlenme günü {i} der Ehrentag {m}
evlilik günü {i} der Heiratstag {m}
felaket günü {allg} ein schwarzer Tag {allg}
festival günü {i} der Festtag {m}
geçerliliğin son günü {i} der Verfallstag {m}
gelecek pazar günü {allg} am kommenden Sonntag {allg}
gelinin düğün günü taşıdığı takı ve kıyafet {i} der Brautstaat {m}
gerçekleştirme günü {i} der Erfüllungstag {m}
göç günü {i} der Ziehtag {m}
günü geçmiş {s} überfällig {adj}
günü gelmiş {s} betagt {adj}
günü gününe {allg} am festgesetzten Tag {allg}
günü gününe {allg} am gleichen Tage {allg}
günü yaşamak {allg} in den Tag hineinleben {allg}
hafta içi günü {i} der Wochentag {m}
hareket günü {i} der Abreisetag {m}
her Allahın günü {allg} Jeden Tag {allg}
her Allahın günü {s} tagtäglich {adj}
her Allahın günü {s} täglich {adj}
her Allahın günü {allg} tagaus tagein {allg}
her Allahın günü {allg} Tag für Tag {allg}
her bir takvim günü için {adv} kalendertäglich {adv}
her perşembe günü {allg} an jedem Donnerstag {allg}
her salı günü {adv} dienstags {adv}
her salı günü {allg} an jedem Dienstag {allg}
hesap günü {i} der Abrechnungstag {m}
hesaplaşma günü {i} der Liquidationstag {m}
hesaplaşma günü {allg} der Tag der Abrechnung {allg}
hesaplaşma günü {i} der Abrechnungstag {m}