TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
gelecek {s} bevorstehend {adj}
gelecek {i} [dilb]das Futurum {n}
gelecek {s} künftig {adj}
gelecek {adv} demnächst {adv}
gelecek {a} nächster {a}
gelecek {i} die Perspektive {f}
gelecek {i} die Zukunft {f}
gelecek {a} zukünftig {a}
gelecek ağacı {i} der Zukunftsbaum {m}
gelecek ay {allg} nächsten Monat {allg}
gelecek bilimi {i} die Zukunftsforschung {f}
gelecek bir tehlikenin veya kötülüğün zamanında farkına varmak {allg} den Braten riechen {allg}
gelecek durak {allg} nächste Station {allg}
gelecek hafta {allg} nächste Woche {allg}
gelecek için hazırlamak {fi} vorbilden {v}
gelecek ile ilgili planlar {ç} die Zukunftspläne {pl}
gelecek istasyon {allg} nächste Station {allg}
gelecek kuşaklar {ç} die Nachfahren {pl}
gelecek kuşaklar {i} die Nachwelt {f}
gelecek nesiller {ç} die Nachfahren {pl}
gelecek nesiller {i} die Nachwelt {f}
gelecek nesillere bırakmak {v} überliefern {v}
gelecek pazar günü {allg} am kommenden Sonntag {allg}
gelecek planı {i} die Lebensplanung {f}
gelecek program {i} der Programmhinweis {m}
gelecek program {i} die Vorschau {f}
gelecek programların tanıtılması {i} die Programmvorschau {f}
gelecek sefer {allg} nächstes Mal {allg}
gelecek sene {allg} ein Jahr darauf {allg}
gelecek vaadeden {s} aussichtsreich {adj}
gelecek zaman {i} die Folgezeit {f}
gelecek zaman {i} [dilb]das Futur {n}
gelecek zaman {i} [dilb]das Futurum {n}
gelecek zaman {i} [dilb]die Zukunft {f}
gelecekçilik {i} der Futurismus {m}
gelecekle ilgili bilgiler vermek {itr} prophezeien {itr}
gelecekle ilgili işaret {i} das Menetekel {n}
gelecekle ilgili kötü haberler vermek {fi} unken {v}
gelecekle ilgili uyarı {i} das Menetekel {n}
gelecekte {adv} fernerhin {adv}
gelecekte {bağ} fürderhin {konj}
gelecekte {adv} hinfort {adv}
gelecekte {allg} in Zukunft {allg}
gelecekte {adv} inskünftig {adv}
gelecekte {adv} künftig {adv}
gelecekte {adv} weiterhin {adv}
gelecekte {a} zukünftig {a}
gelecekte bitmiş zaman ifadelerinde kullanılır {itr} werden {itr}
gelecekte olacak bir şeyi önceden sezmek {allg} das zweite Gesicht haben {allg}
gelecekte olması planlanan {i} das Denkmodell {n}
gelecekte teslim döviz borsası {i} die Devisenterminbörse {f}
gelecekte teslim döviz işlemi {i} das Devisentermingeschäft {n}
gelecekte teslim döviz piyasası {i} der Devisenterminmarkt {m}
gelecekteki {adv} in spe {adv}
gelecekteki {allg} künftig {allg}
gelecekteki {s} zukünftig {adj}
gelecekten haber veren kişi {i} der Prophet {m}
gelecekten haber verme {i} die Prophetie {f}
gelecekten umutlu olma {i} die Zuversicht {f}
Indirekte Treffer
bacakları aşağıya gelecek şekilde yatırmak {fi} tieflagern {v}
emre karşı gelecek şekilde {s} befehlswidrig {adj}
geldi gelecek {allg} etwas steht vor der Tür {allg}
gelecek ağacı {i} der Zukunftsbaum {m}
gelecek ay {allg} nächsten Monat {allg}
gelecek bilimi {i} die Zukunftsforschung {f}
gelecek bir tehlikenin veya kötülüğün zamanında farkına varmak {allg} den Braten riechen {allg}
gelecek durak {allg} nächste Station {allg}
gelecek hafta {allg} nächste Woche {allg}
gelecek için hazırlamak {fi} vorbilden {v}
gelecek ile ilgili planlar {ç} die Zukunftspläne {pl}
gelecek istasyon {allg} nächste Station {allg}
gelecek kuşaklar {i} die Nachwelt {f}
gelecek kuşaklar {ç} die Nachfahren {pl}
gelecek nesiller {i} die Nachwelt {f}
gelecek nesiller {ç} die Nachfahren {pl}
gelecek nesillere bırakmak {v} überliefern {v}
gelecek pazar günü {allg} am kommenden Sonntag {allg}
gelecek planı {i} die Lebensplanung {f}
gelecek program {i} der Programmhinweis {m}
gelecek program {i} die Vorschau {f}
gelecek programların tanıtılması {i} die Programmvorschau {f}
gelecek sefer {allg} nächstes Mal {allg}
gelecek sene {allg} ein Jahr darauf {allg}
gelecek vaadeden {s} aussichtsreich {adj}
gelecek zaman {i} [dilb]das Futur {n}
gelecek zaman {i} die Folgezeit {f}
gelecek zaman {i} [dilb]die Zukunft {f}
gelecek zaman {i} [dilb]das Futurum {n}
o mutlaka gelecek {allg} er wird schon noch kommen {allg}