TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
hayal {i} das Bild {n}
hayal {i} die Chimäre {f}
hayal {i} die Einbildung {f}
hayal {i} die Fiktion {f}
hayal {i} die Geistererscheinung {f}
hayal {i} die Halluzination {f}
hayal {i} das Hirngespinst {n}
hayal {a} Hirngespinste {a}
hayal {i} das Idol {n}
hayal {i} die Illusion {f}
hayal {i} das Kartenhaus {n}
hayal {i} die Phantasie {f}
hayal {i} das Phantasma {n}
hayal {i} die Phantasterei {f}
hayal {i} der Schatten {m}
hayal {i} der Schein {m}
hayal {i} der Schemen {m}
hayal {i} der Traum {m}
hayal {i} das Traumbild {n}
hayal {i} die Traumerscheinung {f}
hayal {i} das Trugbild {n}
hayal {i} die Vision {f}
hayal {i} der Wahn {m}
hayal {i} das Wahnbild {n}
hayal {i} das Wahngebilde {n}
hayal dahi edilemez {s} unausdenkbar {adj}
hayal ederek bulmak {fi} ausdichten {v}
hayal edilen {i} das Luftschloss {n}
hayal edilen şey {i} die Utopie {f}
hayal etmek {fi} Andenken {v}
hayal etmek {fi} ausdichten {v}
hayal etmek {itr} denken {itr}
hayal etmek {v} erträumen {v}
hayal etmek {itr} fantasieren {itr}
hayal etmek {allg} ausmalen {allg}
hayal etmek {allg} denken {allg}
hayal etmek {fi} erträumen {v}
hayal etmek {fi} vorstellen {v}
hayal etmek {fi} spinnen {v}
hayal etmek {v} träumen {v}
hayal gemisi {allg} der fliegende Holländer {allg}
hayal gibi {a} geisterhaft {a}
hayal gibi {s} schattenhaft {adj}
hayal gibi {s} traumhaft {adj}
hayal görme {allg} blauer Dunst {allg}
hayal görme {i} die Phantasmagorie {f}
hayal görme {i} die Träumerei {f}
hayal görme {i} das Wahnbild {n}
hayal görme {i} das Wahngebilde {n}
hayal görmek {itr} fantasieren {itr}
hayal gücu {i} die Einbildungskraft {f}
hayal gücu {i} die Phantasie {f}
hayal gücü {i} die Einbildungskraft {f}
hayal gücü {i} das Einbildungsvermögen {n}
hayal gücü {i} die Imagination {f}
hayal gücü {i} die Vorstellungskraft {f}
hayal gücü {i} das Vorstellungsvermögen {n}
hayal gücü az olan {s} phantasiearm {adj}
hayal gücü geniş olan {s} phantasiereich {adj}
hayal gücü kıt {s} fantasielos {adj}
hayal gücünden uzaklık {i} die Nüchternheit {f}
hayal gücünden yoksun {s} phantasielos {adj}
hayal kırıcı şey {allg} eine kalte Dusche {allg}
hayal kırıklığı {i} die Desillusion {f}
hayal kırıklığı {allg} ein Schlag ins Wasser {allg}
hayal kırıklığı {i} die Enttäuschung {f}
hayal kırıklığı {i} die Ernüchterung {f}
hayal kırıklığı {i} die Frustration {f}
hayal kırıklığı {i} der Katzenjammer {m}
hayal kırıklığı {i} der Reinfall {m}
hayal kırıklığına uğramak {i} die Täuschung {f}
hayal kırıklığına uğramak {i} das Sein blaues Wunder erleben {n}
hayal kırıklığına uğramak {fi} eine Enttäuschung erleben {v}
hayal kırıklığına uğramak {allg} enttäuscht sein {allg}
hayal kırıklığına uğramak {allg} enttäuscht werden {allg}
hayal kırıklığına uğramak {allg} in seinen Erwartungen getäuscht werden {allg}
hayal kırıklığına uğramak {fi} verkalkulieren {v}
hayal kırıklığına uğramak {itr} versagen {itr}
hayal kırıklığına uğramış {adv} ernüchtert {adv}
hayal kırıklığına uğramış {allg} frustriert {allg}
Indirekte Treffer
büyük hayal kırıklığına uğramak {allg} aus allen Himmeln fallen {allg}
gençken hayal edilen idealler {i} der Jugendtraum {m}
gününü hayal kurarak geçiren kişi {i} der Tagträumer {m}
hayal dahi edilemez {s} unausdenkbar {adj}
hayal ederek bulmak {fi} ausdichten {v}
hayal edilen {i} das Luftschloss {n}
hayal edilen şey {i} die Utopie {f}
hayal etmek {fi} ausdichten {v}
hayal etmek {v} träumen {v}
hayal etmek {allg} ausmalen {allg}
hayal etmek {fi} Andenken {v}
hayal etmek {fi} spinnen {v}
hayal etmek {itr} fantasieren {itr}
hayal etmek {fi} vorstellen {v}
hayal etmek {v} erträumen {v}
hayal etmek {fi} erträumen {v}
hayal etmek {itr} denken {itr}
hayal etmek {allg} denken {allg}
hayal gemisi {allg} der fliegende Holländer {allg}
hayal gibi {s} traumhaft {adj}
hayal gibi {s} schattenhaft {adj}
hayal gibi {a} geisterhaft {a}
hayal görme {i} das Wahngebilde {n}
hayal görme {i} das Wahnbild {n}
hayal görme {i} die Träumerei {f}
hayal görme {i} die Phantasmagorie {f}
hayal görme {allg} blauer Dunst {allg}
hayal görmek {itr} fantasieren {itr}
hayal gücü {i} die Einbildungskraft {f}
hayal gücü {i} das Vorstellungsvermögen {n}
hayal gücu {i} die Phantasie {f}
hayal gücü {i} die Vorstellungskraft {f}
hayal gücu {i} die Einbildungskraft {f}
hayal gücü {i} die Imagination {f}
hayal gücü {i} das Einbildungsvermögen {n}
hayal gücü az olan {s} phantasiearm {adj}
hayal gücü geniş olan {s} phantasiereich {adj}
hayal gücü kıt {s} fantasielos {adj}
hayal gücünden uzaklık {i} die Nüchternheit {f}
hayal gücünden yoksun {s} phantasielos {adj}
hayal kırıcı şey {allg} eine kalte Dusche {allg}
hayal kırıklığı {i} die Ernüchterung {f}
hayal kırıklığı {i} die Enttäuschung {f}
hayal kırıklığı {i} der Reinfall {m}
hayal kırıklığı {allg} ein Schlag ins Wasser {allg}
hayal kırıklığı {i} der Katzenjammer {m}
hayal kırıklığı {i} die Desillusion {f}
hayal kırıklığı {i} die Frustration {f}
hayal kırıklığına uğramak {fi} verkalkulieren {v}
hayal kırıklığına uğramak {i} das Sein blaues Wunder erleben {n}
hayal kırıklığına uğramak {allg} in seinen Erwartungen getäuscht werden {allg}
hayal kırıklığına uğramak {i} die Täuschung {f}
hayal kırıklığına uğramak {allg} enttäuscht werden {allg}
hayal kırıklığına uğramak {allg} enttäuscht sein {allg}
hayal kırıklığına uğramak {itr} versagen {itr}