DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
treiben {v} atmak {v}
treiben {v} çakmak {v}
das Treiben {n} çalışma {i}
treiben {v} çıkarmak {v}
treiben {itr} çimlenmek {itr}
treiben {v} defetmek {v}
treiben {v} delmek {v}
das Treiben {n} devinim {i}
das Treiben {n} faaliyet {i}
treiben {itr} [Bot.]filiz sürmek {itr}
das Treiben {n} gidiş-geliş {i}
das Treiben {n} hareket {i}
treiben {v} harekete geçirmek {fi}
das Treiben {n} {i}
das Treiben {n} işleme {i}
treiben {v} işletmek {fi}
das Treiben {n} kalabalık {i}
treiben {v} kovmak {v}
treiben {v} mayalanmak {fi}
treiben {v} neden olmak {v}
treiben {v} öğrenmek {fi}
treiben {v} önüne katmak {v}
treiben {v} sebep olmak {v}
treiben {v} sepetlemek {v}
treiben {v} sokmak {v}
treiben {v} sürmek {v}
treiben {v} sürüklemek {v}
treiben {itr} sürüklenmek {itr}
treiben {v} taşımak {v}
treiben {v} teşvik etmek {fi}
treiben {v} [Sp]top sürmek {v}
treiben {v} yapmak {fi}
treiben {v} yeşermek {fi}
treiben {v} yükseltmek {v}
Indirekte Treffer
Ackerbau treiben {allg} tarımcılık yapmak {allg}
Ackerbau treiben {allg} çiftçilik yapmak {allg}
Allotria treiben {allg} saçmalamak {allg}
Allotria treiben {allg} saçma sapan şeyler yapmak {allg}
Allotria treiben {allg} maskaralık yapmak {allg}
auseinander treiben {v} zorla birbirinden ayırmak {fi}
die Preise in die Höhe treiben {allg} zam yapmak {allg}
die Preise in die Höhe treiben {allg} fiyatları yükseltmek {allg}
einen Keil zwischen zwei Personen treiben {allg} iki kişinin arasını açmak {allg}
es zu bunt treiben {allg} çok ileri gitmek {allg}
Firlefanz treiben {allg} boş şeylerle uğraşmak {allg}
Haarspalterei treiben {v} kılı kırk yarmak {fi}
Handel treiben {v} [Handel]ticaret yapmak {fi}
Handel treiben {v} alıp satmak {fi}
in die Höhe treiben {allg} yükseltmek {allg}
in die Höhe treiben {allg} tavana vurdurmak {allg}
in die Höhe treiben {allg} şişirmek {allg}
in die Höhe treiben {allg} fiyatları artırmak {allg}
ins Extreme treiben {allg} iyice azıtmak {allg}
jemanden in die Enge treiben {allg} köşeye sıkıştırmak {allg}
jemanden in die Enge treiben {allg} birini köşeye sıkıştırmak {allg}
Kurs in die Höhe treiben {allg} fiyatları yükseltmek {allg}
Metall treiben {allg} maden dövmek {allg}
Metall treiben {allg} metal dövmek {allg}
mit jdm Schindluder treiben {allg} eğlenmek {allg}
mit jdm Schindluder treiben {allg} birisine kötü davranmak {allg}
mit jdm Schindluder treiben {allg} alay etmek {allg}
mit jdm Schindluder treiben {allg} zulmetmek {allg}
mit jdm Schindluder treiben {allg} kafa bulmak {allg}
Musik treiben {allg} müzikle uğraşmak {allg}
Pflanzen treiben Wurzel {allg} [Bot.]bitkiler kök salar {allg}
Schabernack treiben {allg} şeytanlık yapmak {allg}
Schabernack treiben {allg} muziplik yapmak {allg}
Schindluder treiben {allg} haince muamele etmek {allg}
Schindluder treiben {allg} birine alçakça davranmak {allg}
Schindluder treiben mit {v} matrak geçmek {fi}
Schindluder treiben mit {v} alay etmek {fi}
sein Unwesen treiben {allg} kötülük etmek {allg}
sein Unwesen treiben {allg} gizli dolap çevirmek {allg}
Spionage treiben {allg} ajanlık yapmak {allg}
Spionage treiben {allg} casusluk yapmak {allg}
Sport treiben {v} spor yapmak {fi}
Wucher treiben {allg} aşırı kar sağlamak {allg}