TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
gizli {s} aufbewahrt {adj}
gizli {s} diskret {adj}
gizli {s} geheim {adj}
gizli {s} heimlich {adj}
gizli {s} intim {adj}
gizli {s} kabbalistisch {adj}
gizli {önk} krypto- {prä}
gizli {s} latent {adj}
gizli {s} lauschig {adj}
gizli {s} mental {adj}
gizli {adv} möglich {adv}
gizli {allg} nichtöffentlich {allg}
gizli {s} okkult {adj}
gizli {s} orakelhaft {adj}
gizli {s} orphisch {adj}
gizli {s} potenzial {adj}
gizli {s} privat {adj}
gizli {adv} privatim {adv}
gizli {s} rätselhaft {adj}
gizli {allg} schleierhaft v {allg}
gizli {s} Sekret {adj}
gizli {s} still {adj}
gizli {s} stillschweigend {adj}
gizli {öt} unter {prp}
gizli {s} untergründig {adj}
gizli {s} unterirdisch {adj}
gizli {s} verborgen {adj}
gizli {s} verhangen {adj}
gizli {s} verhohlen {adj}
gizli {s} versteckt {adj}
gizli {a} verstohlen {a}
gizli {s} vertraulich {adj}
gizli {s} voll {adj}
gizli adres {i} die Deckadresse {f}
gizli adres {i} die Deckanschrift {f}
gizli ajan {i} der Geheimagent {m}
gizli anlaşma {i} das Geheimabkommen {n}
gizli anlaşma {allg} geheime Absprache {allg}
gizli anlaşma {i} der Geheimvertrag {m}
gizli anlaşma {i} die Schiebung {f}
gizli aşk {allg} stille Liebe {allg}
gizli ayıp {i} verborgener Mangel {nom}
gizli banka hesabı {i} das Geheimkonto {n}
gizli bilgi {i} [biy]das Sekret {n}
gizli bilgi {allg} vertrauliche Mitteilung {allg}
gizli bilgi {i} [tic]die Vertrauliche Selbstauskunft {f}
gizli bilgiler {allg} vertrauliche Informationen {allg}
gizli bir niyeti olmak {allg} im Schilde führen {allg}
gizli bir niyeti olmak {allg} etwas im Schilde führen {allg}
gizli bir sırrı herkese anlatmak {fi} hinausposaunen {v}
gizli çekince {i} der Geheimer Vorbehalt {m}
gizli çekmece {i} das Geheimfach {n}
gizli celse {allg} [pol]geheime Sitzung {allg}
gizli celse {i} [huk]die Geheimsitzung {f}
gizli celse mahkeme {i} [huk]das Stuhlgericht {n}
gizli cemiyet {i} der Geheimbund {m}
gizli damping {allg} verschleiertes Dumping {allg}
gizli darbe {i} der Anschlag {m}
gizli devalüasyon {allg} versteckte Abwertung {allg}
gizli dini toplantı {i} das Konventikel {n}
gizli dinleme {fi} abhören {v}
gizli dinleme aleti {i} [hayb]die Wanze {f}
gizli dinlemek {fi} abhören {v}
gizli dolap çevirmek {allg} sein Unwesen treiben {allg}
gizli dosya {i} die Geheimakte {f}
gizli dosya {i} [ask]die Geheimsache {f}
gizli düşmanlık {i} die Ranküne {f}
gizli düzen {i} die Konspiration {f}
gizli enflasyon {allg} latente Inflation {allg}
gizli enflasyon {allg} unsichtbare Inflation {allg}
gizli enflasyon {allg} verdeckte Inflation {allg}
gizli enflasyon {allg} versteckte Inflation {allg}
gizli evrak {i} die Geheimsache {f}
gizli formül {i} das Geheimrezept {n}
gizli gizli dinlemek {v} belauschen {v}
gizli gizli haber vermek {v} insinuieren {v}
gizli gizli sürünerek gelmek {v} anschleichen {v}
gizli gizli yaklaşmak {allg} anschleichen {allg}
gizli gizli yiyeceğin tadına bakan {i} der Nascher {m}
gizli güçler {allg} geheime Kräfte {allg}
Indirekte Treffer
1933-1945 yılları arasındaki gizli devlet polisi örgütü {allg} [pol]geheime Staatspolizei {allg}
1933-1945 yılları arasındaki gizli devlet polisi örgütü {i} [pol]die Gestapo {f}
arkasında bir şey gizli olmak {fi} dahinter stecken {v}
ayakkabıya gizli pençe yaptırmak {v} sohlen {v}
birisini gizli gizli gözetlemek {v} bespitzeln {v}
birisinin gizli amacını öğrenmek {fi} durchschauen {v}
birisinin gizli işlerini ortaya çıkarmak {allg} auf die Spur kommen {allg}
bu sorunu gizli tutmak güç olacak {allg} die Geheimhaltung dieser Sache wird schwer {allg}
casusluğa karşı kurulan gizli servis {i} die Gegenspionage {f}
en gizli duygular {allg} die innersten Gefühle {allg}
Federal Almanya Cumhuriyeti Gizli Servisi {i} [pol]der Bundesnachrichtendienst {m}
gayet gizli {s} [ask]streng geheim {adj}
gizli adres {i} die Deckanschrift {f}
gizli adres {i} die Deckadresse {f}
gizli ajan {i} der Geheimagent {m}
gizli anlaşma {allg} geheime Absprache {allg}
gizli anlaşma {i} das Geheimabkommen {n}
gizli anlaşma {i} die Schiebung {f}
gizli anlaşma {i} der Geheimvertrag {m}
gizli aşk {allg} stille Liebe {allg}
gizli ayıp {i} verborgener Mangel {nom}
gizli banka hesabı {i} das Geheimkonto {n}
gizli bilgi {i} [tic]die Vertrauliche Selbstauskunft {f}
gizli bilgi {allg} vertrauliche Mitteilung {allg}
gizli bilgi {i} [biy]das Sekret {n}
gizli bilgiler {allg} vertrauliche Informationen {allg}
gizli bir niyeti olmak {allg} etwas im Schilde führen {allg}
gizli bir niyeti olmak {allg} im Schilde führen {allg}
gizli bir sırrı herkese anlatmak {fi} hinausposaunen {v}
gizli çekince {i} der Geheimer Vorbehalt {m}
gizli çekmece {i} das Geheimfach {n}
gizli celse {i} [huk]die Geheimsitzung {f}
gizli celse {allg} [pol]geheime Sitzung {allg}
gizli celse mahkeme {i} [huk]das Stuhlgericht {n}
gizli cemiyet {i} der Geheimbund {m}
gizli damping {allg} verschleiertes Dumping {allg}
gizli darbe {i} der Anschlag {m}
gizli devalüasyon {allg} versteckte Abwertung {allg}
gizli dini toplantı {i} das Konventikel {n}
gizli dinleme {fi} abhören {v}
gizli dinleme aleti {i} [hayb]die Wanze {f}
gizli dinlemek {fi} abhören {v}
gizli dolap çevirmek {allg} sein Unwesen treiben {allg}
gizli dosya {i} [ask]die Geheimsache {f}
gizli dosya {i} die Geheimakte {f}
gizli düşmanlık {i} die Ranküne {f}
gizli düzen {i} die Konspiration {f}