TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
koymak {fi} ansetzen {v}
koymak {fi} aufsetzen {v}
koymak {fi} aufstellen {v}
koymak {v} [tek]blättern {v}
koymak {fi} darauf setzen {v}
koymak {v} dauern {v}
koymak {fi} [tic]herstellen {v}
koymak {fi} hinlegen {v}
koymak {fi} hinsetzen {v}
koymak {fi} hinstellen {v}
koymak {fi} hintun {v}
koymak {v} legen {v}
koymak {fi} nachgießen {v}
koymak {v} setzen {v}
koymak {v} treffen {v}
koymak {v} Tun {v}
Indirekte Treffer
ad koymak {v} betiteln {v}
ad koymak {v} titulieren {v}
ad koymak {v} nennen {v}
ad koymak {allg} einen Namen geben {allg}
adam yerine koymak {allg} für voll nehmen {allg}
adam yerine koymak {v} achten {v}
adaylığını koymak {itr} kandidieren {itr}
adaylığını koymak {fi} [pol]bewerben {v}
adaylığını koymak {fi} bewerben {v}
adaylığını koymak {fi} aufstellen {v}
adres koymak {v} adressieren {v}
ağırlığını koymak {allg} in die Waagschale werfen {allg}
ağırlığını koymak {fi} ein Machtwort sprechen {v}
ahizeyi yerine koymak {allg} den Hörer des Telefons einhängen {allg}
aklına koymak {fi} vornehmen {v}
aklına koymak {fi} setzen {v}
alacağa haciz koymak {allg} Forderung pfänden {allg}
alçıya koymak {fi} in Gips legen {v}
alçıya koymak {fi} eingipsen {v}
alfabetik sıraya koymak {v} alphabetisieren {v}
alı koymak {itr} behindern {itr}
alıp başka bir yere koymak {fi} wegsetzen {v}
altına koymak {fi} untersetzen {v}
altına koymak {fi} unterschieben {v}
altına koymak {s} unterlegen {adj}
altına koymak {fi} darunter setzen {v}
altına koymak {fi} unterstellen {v}
ambara koymak {v} speichern {v}
ambara koymak {fi} lagern {v}
ambargo koymak {allg} Embargo verhängen {allg}
ambargo koymak {fi} [den]beschlagnahmen {v}
ambargo koymak {fi} sperren {v}
ambargo koymak {fi} [huk]mit Beschlag belegen {v}
apostrof koymak {v} apostrophieren {v}
aptal yerine koymak {itr} verkohlen {itr}
aptal yerine koymak {allg} jdn für dumm verkaufen {allg}
arasına koymak {fi} einschieben {v}
araya mesafe koymak {fi} distanzieren {v}
arkaya koymak {fi} zurücklegen {v}
ateşe koymak {fi} ansetzen {v}
ayağını yere koymak {fi} auftreten {v}
ayak koymak {fi} [sp]draufhalten {v}
aynı kefeye koymak {fi} gleichsetzen {v}
ayrı ayrı yerlere koymak {fi} auseinander stellen {v}
ayrı yerlere koymak {fi} auseinander setzen {v}
başına çelenk koymak {v} bekränzen {v}
başka bir tarafa koymak {fi} weglegen {v}
başka yere koymak {fi} weglegen {v}
başka yere koymak {v} versetzen {v}
başka yere koymak {fi} umlegen {v}
başkasının yoluna taş koymak {fi} quer schießen {v}
başlık koymak {v} überschreiben {v}
başlık koymak {v} betiteln {v}
başvuruyu işleme koymak {allg} Antrag bearbeiten {allg}
beraberce aynı yere koymak {fi} zusammenlegen {v}
bir araya koymak {fi} zusammenstellen {v}
bir araya koymak {fi} zusammenlegen {v}
bir işe nokta koymak {allg} einer Sache den Garaus machen {allg}
bir kenara biraz para koymak {allg} etwas auf die Seite legen {allg}
bir kenara koymak {fi} beiseite legen {v}
bir kenara koymak {fi} zurücklegen {v}
bir kenara koymak {fi} beiseite legen {v}
bir kenara para koymak {allg} Geld zurücklegen {allg}
bir şeye ad koymak {allg} nennen {allg}
bir şeye el koymak {fi} angreifen {v}
bir şeye el koymak {allg} Hand anlegen an etw {allg}
bir şeye el koymak {allg} Hand an etw legen {allg}
bir şeye haciz koymak {allg} pfänden {allg}
bir şeye sınır koymak {allg} eine Grenze ziehen {allg}
bir şeyi belli bir kategoriye koymak {allg} in eine bestimmte Kategorie einordnen {allg}
bir şeyi bir yere koymak {fi} anlegen {v}
bir şeyi kafasına koymak {allg} in den Kopf setzen {allg}
bir şeyi ödül olarak çekilişe koymak {fi} auslosen {v}
bir şeyi yoluna koymak {allg} etwas aufs rechte Gleis bringen {allg}
bir şeyin içine para koymak {allg} Geld in etw stecken {allg}
bir şeyin yerine başka bir şeyi koymak {v} substituieren {v}
bir yana koymak {fi} wegstellen {v}
bir yana koymak {fi} weglegen {v}
bir yastığa baş koymak {allg} ehelich zusammenleben {allg}
bir yere bir şeyi tekrar koymak {fi} nachlegen {v}