DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
aller {a} bütün {a}
aller Art {allg} her türlü {allg}
aller Gerechtigkeit bar {allg} insafsız {allg}
aller Gerechtigkeit bar {allg} merhametsiz {allg}
aller Voraussicht nach {allg} büyük ihtimalle {allg}
aller Voraussicht nach {allg} büyük olasılıkla {allg}
allerart {adv} her çeşit {adv}
allerart {adv} her cins {adv}
allerart {adv} her türlü {adv}
allerart Menschen {allg} her çeşit insan {allg}
allerart Menschen {allg} her cins insan {allg}
alleräußerst {adj} azami {s}
alleräußerst {adj} son had {s}
alleräußerst {adj} son radde {s}
der Allerbarmer {m} Allah {i}
der Allerbarmer {m} rahim {i}
der Allerbarmer {m} [Rel.]Tanrı {i}
allerbest {adj} ekstra {s}
allerbest {adj} en iyisi {s}
allerbeste {a} en birinci {a}
allerbester {a} en birinci {a}
allerbester {a} en iyisi {a}
allerbestes {a} en birinci {a}
allerdings {adv} elbette {adv}
allerdings {a} gerçi {a}
allerdings {a} her ne kadar {a}
allerdings {adv} işin doğrusu {adv}
allerdings {adv} kesinlikle evet {adv}
allerdings {a} kuşkusuz {a}
allerdings {adv} o halde {adv}
allerdings {adv} o vakit {adv}
allerdings {adv} öyleyse {adv}
allerdings {adv} pek tabii {adv}
allerdings {adv} şüphesiz {adv}
allerdings {adv} lakin {adv}
allergen {adj} [Med.]alerjen {s}
allergen {adj} [Med.]alerji yapıcı {s}
die Allergie {f} [Med.]alerji {i}
der Allergietest {m} alerji testi {i}
der Allergiker {m} alerji hastalığı olan {i}
allergisch {adj} alerjik {s}
allerhand {adj} bir hayli {s}
allerhand {adj} çeşit çesit {s}
allerhand {a} çeşit çeşit {a}
allerhand {adj} çeşitli {s}
allerhand {a} her çeşit {a}
allerhand {adj} her türlü {s}
allerhand {a} muhtelif {a}
allerhand {adj} oldukça {s}
allerhand Kleinigkeiten einkaufen {allg} ufak tefek şeyler satın almak {allg}
allerhöchstens {adv} olsa olsa {adv}
allerhöchster {a} en yüksek {a}
allerlei {adj} çeşit çeşit {s}
allerlei {adj} çeşitli {s}
das Allerlei {n} çeşitlilik {i}
allerlei {adj} her türlü {s}
das Allerlei {n} türlü {i}
allerlei {a} türlü türlü {a}
allerletzt {adj} en sonuncusu {s}
allerletzt {adj} hepsinin sonuncusu {s}
allerletzter {a} en son {a}
allerliebst {adj} çok güzel {s}
allerliebst {adj} çok sevimli {s}
allerliebst {adj} çok şirin {s}
allerliebst {adj} harika {s}
allerliebst {adj} rahat {s}
der Allerliebste {m} biricik {i}
der Allerliebste {m} sevilen {i}
der Allerliebste {m} tek {i}
der Allerliebste {m} yegane {i}
der Allermannsharnisch {m} [Bot.]geyik sarmaşığı {i}
allermeist {adj} en çok {s}
allermeist {adj} en fazla {s}
allermeistens {adv} daha ziyade {adv}
allermeistens {adv} ekseriya {adv}
allernächst {adv} çok kısa bir süre sonra {adv}
allernächst {adj} çok yakın {s}
allernächst {adj} pek yakın {s}
allernächst {adv} pek yakında {adv}
allerneuest {adv} en yeni {adv}
Indirekte Treffer
abzüglich aller Kosten {allg} tüm masraflar hariç {allg}
aller Art {allg} her türlü {allg}
aller Gerechtigkeit bar {allg} merhametsiz {allg}
aller Gerechtigkeit bar {allg} insafsız {allg}
aller Voraussicht nach {allg} büyük olasılıkla {allg}
aller Voraussicht nach {allg} büyük ihtimalle {allg}
Anzahl aller offenen Stellen {allg} açık yerlerinin toplam sayısı {allg}
aus aller Herren Ländern {allg} her ülkeden {allg}
aus aller Herren Ländern {allg} birçok ülkeden {allg}
Blumen aller Art {allg} her çeşit çiçek {allg}
das ist unter aller Sau {allg} işe yaramaz {allg}
das ist unter aller Sau {allg} beş para etmez {allg}
es ist noch nicht aller Tage Abend {allg} daha herşey bitmedi {allg}
Häuser aller Art {allg} her türlü ev {allg}
in aller Ausführlichkeit {allg} tüm detayıyla {allg}
in aller Eile {allg} hemencecik {allg}
in aller Eile {allg} çarçabuk {allg}
in aller Eile {allg} acilen {allg}
in aller Eile {adv} apar topar {adv}
in aller Eile {allg} yangından mal kaçırır gibi {allg}
in aller Frühe {allg} erkenden {allg}
in aller Munde sein {allg} dillere destan olmak {allg}
in aller Munde sein {allg} ağızdan ağıza dolaşmak {allg}
in aller Öffentlichkeit {allg} herkesin gözü önünde {allg}
in aller Öffentlichkeit {allg} göz önünde {allg}
in aller Öffentlichkeit {allg} alenen {allg}
in aller Stille {allg} gizlice {allg}
in aller Stille {allg} sessizce {allg}
letzter aller vom Allah entsandten Propheten an Menschen {allg} Muhammet {allg}
letzter aller vom Allah entsandten Propheten an Menschen {allg} [Rel.]Muhammet {allg}
letzter aller vom Allah entsandten Propheten an Menschen {allg} [Rel.]Muhammed {allg}
letzter aller vom Allah entsandten Propheten an Menschen {allg} [Rel.]Muhammed {allg}
mit aller Gewalt {allg} mutlaka {allg}
mit aller Gewalt {allg} bütün gücüyle {allg}
mit aller Gewalt {allg} var gücüyle {allg}
mit aller Gewalt {allg} ne pahasına olursa olsun {allg}
mit aller Kraft {allg} var gücüyle {allg}
mit aller Macht {allg} var gücüyle {allg}
nach Abzug aller Unkosten {allg} tüm masraflar çıktıktan sonra {allg}
unter aller Kritik sein {allg} ele avuca alır yanı olmamak {allg}
unter aller Kritik sein {allg} çok kötü olmak {allg}
Verschönerung aller Dinge {allg} [Rel.]ihsan {allg}
vor aller Augen {allg} göz göre göre {allg}