TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
herkesin anlayabileceği {s} gemeinverständlich {adj}
herkesin bildiği {i} die Binsenwahrheit {f}
herkesin bildiği {i} die Binsenweisheit {f}
herkesin bildiği sır {allg} öffentliches Geheimnis {allg}
herkesin dilinde olmak {allg} allgemeines Gespräch sein {allg}
herkesin dostu {i} der Allerweltsvetter {m}
herkesin gözü önünde {allg} in aller Öffentlichkeit {allg}
herkesin gözüne çarpmak {allg} allgemein auffallen {allg}
herkesin önünde yüksek sesle dua etmek {fi} vorbeten {v}
herkesin rahatlıkla anlayabileceği {s} allgemein verständlich {adj}
herkesin yapacağı değil {allg} es ist nicht jedermanns Sache {allg}
Indirekte Treffer
herkesin anlayabileceği {s} gemeinverständlich {adj}
herkesin bildiği {i} die Binsenwahrheit {f}
herkesin bildiği {i} die Binsenweisheit {f}
herkesin bildiği sır {allg} öffentliches Geheimnis {allg}
herkesin dilinde olmak {allg} allgemeines Gespräch sein {allg}
herkesin dostu {i} der Allerweltsvetter {m}
herkesin gözü önünde {allg} in aller Öffentlichkeit {allg}
herkesin gözüne çarpmak {allg} allgemein auffallen {allg}
herkesin önünde yüksek sesle dua etmek {fi} vorbeten {v}
herkesin rahatlıkla anlayabileceği {s} allgemein verständlich {adj}
herkesin yapacağı değil {allg} es ist nicht jedermanns Sache {allg}
mahkumu herkesin önünde kırbaçlamak {i} [hek]die Staupe {f}
Nazi Almanya'sında Yahudi olan herkesin göğsünde taşımak zorunda olduğu yıldız sembolü {i} [pol]der Judenstern {m}