TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
onun {tan.} dessen {Art.}
onun {tan.} Ihr {Art.}
onun {tan.} ihrer {Art.}
onun {adv} ihrerseits {adv}
onun {s} [dilb]sein {adj}
onun {a} seiner {a}
onun {allg} [dilb]seinige {allg}
Onun ara kanaması oluyor {allg} Sie hat Zwischenblutungen {allg}
onun ayağı sakattır {allg} er ist klumpfüßig {allg}
Onun bağırsak ülseri var {allg} Er leidet unter Darmgeschwür {allg}
onun benzeri {adv} ihresgleichen {adv}
Onun bir cilt hastalığı var {allg} Er hat eine Hautkrankheit {allg}
Onun dişi ağrıyor {allg} Er hat Zahnschmerzen {allg}
onun dizginlerini elimde tutuyorum {allg} ich halte ihn im Zaum {allg}
Onun dünden beri ateşi var {allg} Sie hat seit gestern Fieber {allg}
onun durumunda olduğunu düşünmek {fi} hineinversetzen {v}
onun duygularını anlamak {allg} hinein denken {allg}
onun emsali {adv} ihresgleichen {adv}
onun gibi {adv} [dilb]ihresgleichen {adv}
onun gibi olmak istemek {fi} nacheifern {v}
onun hakkında {adv} worum {adv}
onun hatırına {adv} ihretwegen {adv}
onun için {adv} dafür {adv}
onun için {adv} darum {adv}
onun için {adv} dazu {adv}
onun için {öt} deshalb {prp}
onun için {adv} dessenthalben {adv}
onun için {adv} dessentwegen {adv}
onun için {adv} dessentwillen {adv}
onun için {bağ} deswegen {konj}
onun için {adv} drum {adv}
onun için {adv} Ihrethalben {adv}
onun için {a} ihretwegen {a}
onun için {a} ihretwillen {a}
onun için {adv} seinethalben {adv}
onun için {adv} seinetwegen {adv}
onun için {adv} seinetwillen {adv}
onun için {adv} um derentwillen {adv}
onun için {adv} wozu {adv}
onun içinde {adv} darin {adv}
onun içinde {adv} drein {adv}
onun içine {adv} darein {adv}
onun içine {adv} darin {adv}
onun içine {adv} drein {adv}
onun ipiyle kuyuya inilmez {allg} mit jemandem ist nicht gut Kirschen essen {allg}
onun isteği üzerine {allg} auf sein Verlangen {allg}
onun kadar çok {s} geradeso viel {adj}
onun kadar iyi {s} geradeso noch gut {adj}
onun nesi var? {allg} was hat er nur {allg}
onun önünde {adv} davor {adv}
onun önüne {adv} davor {adv}
onun tarafından {adv} ihrerseits {adv}
onun tarafından {adv} seinerseits {adv}
onun tipinde {adv} ihresgleichen {adv}
onun uğruna {a} ihretwegen {a}
onun uğruna {a} ihretwillen {a}
onun uğruna {adv} seinethalben {adv}
onun uğruna {adv} seinetwegen {adv}
onun uğruna {adv} seinetwillen {adv}
onun üstünde {adv} drauf {adv}
onun üzerinde {adv} drauf {adv}
onun üzerinde {adv} worauf {adv}
onun üzerine {adv} drauf {adv}
onun yanına {adv} daneben {adv}
onun yanında {adv} daneben {adv}
onun yanında {allg} in seiner Gegenwart {allg}
onun yapısında {adv} ihresgleichen {adv}
onun yerine {adv} dafür {adv}
onun yerine {allg} stattdessen {allg}
onun yüzünden {adv} daher {adv}
onun yüzünden {a} darunter {a}
onun yüzünden {adv} dessenthalben {adv}
onun yüzünden {adv} dessentwegen {adv}
onun yüzünden {adv} dessentwillen {adv}
onun yüzünden {adv} ihretwegen {adv}
onun yüzünden {adv} ihretwillen {adv}
onun yüzünden {adv} seinethalben {adv}
onun yüzünden {adv} seinetwegen {adv}
onun yüzünden {adv} seinetwillen {adv}
onun yüzünden {adv} um derentwillen {adv}
Indirekte Treffer
bu işte onun parmağı var {allg} er hat seine Hand im Spiel {allg}
bu onun için çok kolaydır {allg} das ist für ihn eine Kleinigkeit {allg}
ilgi zarfı onun hakkında {adv} worüber {adv}
ki onun {tan.} dessen {Art.}
ki onun için {adv} wofür {adv}
ki onun içinde {adv} worin {adv}
ki onun içine {adv} worein {adv}
ki onun yanında {adv} woran {adv}
kızlar veya oğlanlar onun etrafında pervane {allg} an jedem Finger haben {allg}
o ve onun gibiler {allg} er und seinesgleichen {allg}
Onun ara kanaması oluyor {allg} Sie hat Zwischenblutungen {allg}
onun ayağı sakattır {allg} er ist klumpfüßig {allg}
Onun bağırsak ülseri var {allg} Er leidet unter Darmgeschwür {allg}
onun benzeri {adv} ihresgleichen {adv}
Onun bir cilt hastalığı var {allg} Er hat eine Hautkrankheit {allg}
Onun dişi ağrıyor {allg} Er hat Zahnschmerzen {allg}
onun dizginlerini elimde tutuyorum {allg} ich halte ihn im Zaum {allg}
Onun dünden beri ateşi var {allg} Sie hat seit gestern Fieber {allg}
onun durumunda olduğunu düşünmek {fi} hineinversetzen {v}
onun duygularını anlamak {allg} hinein denken {allg}
onun emsali {adv} ihresgleichen {adv}
onun gibi {adv} [dilb]ihresgleichen {adv}
onun gibi olmak istemek {fi} nacheifern {v}
onun hakkında {adv} worum {adv}
onun hatırına {adv} ihretwegen {adv}
onun için {bağ} deswegen {konj}
onun için {adv} wozu {adv}
onun için {adv} dazu {adv}
onun için {a} ihretwillen {a}
onun için {adv} dessentwillen {adv}
onun için {adv} um derentwillen {adv}
onun için {adv} darum {adv}
onun için {a} ihretwegen {a}
onun için {adv} dessentwegen {adv}
onun için {adv} seinetwillen {adv}
onun için {adv} dafür {adv}
onun için {adv} Ihrethalben {adv}
onun için {adv} dessenthalben {adv}
onun için {adv} seinetwegen {adv}
onun için {adv} drum {adv}
onun için {öt} deshalb {prp}
onun için {adv} seinethalben {adv}
onun içinde {adv} drein {adv}
onun içinde {adv} darin {adv}
onun içine {adv} drein {adv}
onun içine {adv} darin {adv}
onun içine {adv} darein {adv}
onun ipiyle kuyuya inilmez {allg} mit jemandem ist nicht gut Kirschen essen {allg}
onun isteği üzerine {allg} auf sein Verlangen {allg}
onun kadar çok {s} geradeso viel {adj}
onun kadar iyi {s} geradeso noch gut {adj}
onun nesi var? {allg} was hat er nur {allg}
onun önünde {adv} davor {adv}
onun önüne {adv} davor {adv}
onun tarafından {adv} seinerseits {adv}
onun tarafından {adv} ihrerseits {adv}
onun tipinde {adv} ihresgleichen {adv}
onun uğruna {a} ihretwegen {a}
onun uğruna {adv} seinetwillen {adv}
onun uğruna {adv} seinetwegen {adv}
onun uğruna {adv} seinethalben {adv}
onun uğruna {a} ihretwillen {a}
onun üstünde {adv} drauf {adv}
onun üzerinde {adv} worauf {adv}
onun üzerinde {adv} drauf {adv}
onun üzerine {adv} drauf {adv}
onun yanına {adv} daneben {adv}
onun yanında {allg} in seiner Gegenwart {allg}
onun yanında {adv} daneben {adv}
onun yapısında {adv} ihresgleichen {adv}
onun yerine {allg} stattdessen {allg}
onun yerine {adv} dafür {adv}
onun yüzünden {adv} dessentwillen {adv}