TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
benzeri {adv} seinesgleichen {adv}
benzeri {i} das Seitenstück {n}
benzeri görülmedik {s} neuartig {adj}
benzerini yapmak {fi} nachmachen {v}
Indirekte Treffer
benzeri görülmedik {s} neuartig {adj}
eğlenirken kullanılan ve kıvılcım saçarak yayanan mum benzeri çubuk {i} die Wunderkerze {f}
eşi benzeri bulunmaz {s} unersetzlich {adj}
eşi benzeri görülmedik {adv} sondergleichen {adv}
eşi benzeri görülmez {s} säkular {adj}
eşi benzeri olmadık {s} [ed]wundersam {adj}
eşi benzeri olmayan {s} unerreicht {adj}
eşi benzeri olmayan {s} wunderbar {adj}
eşi benzeri olmayan kişi {i} das Unikum {n}
eşi benzeri olmayan parça {i} das Unikum {n}
eşi benzeri olmayan şey {i} das Nonplusultra {n}
eşi benzeri yok {s} beispiellos {adj}
faiz benzeri getiriler {allg} zinsähnliche Erträge {allg}
gümrük benzeri engel {allg} zollähnliches Hemmnis {allg}
haksız fiil benzeri {i} das Quasidelikt {n}
halüsinasyon benzeri {s} halluzinatorisch {adj}
hukuki işlem benzeri eylem {i} [huk]die Rechtsgeschäftsähnliche Handlung {f}
kitap ve plak benzeri şeyleri kiraya veren {i} der Verleiher {m}
kramp benzeri {s} [hek]spasmodisch {adj}
kramp benzeri {s} [hek]spasmisch {adj}
monopol benzeri {a} [tic]monopolähnlich {a}
onun benzeri {adv} ihresgleichen {adv}
para benzeri {a} geldähnlich {a}
püre benzeri bir şeyin yere döküldüğünde çıkardığı ses {itr} klacken {itr}
püre benzeri şeyin döküldüğünde çıkan ses {i} der Klacks {m}
rakı benzeri içki {i} der Schnaps {m}
sivilce benzeri oluşumlara sebep olan cilt hastalığı {allg} [hek]knötchenbildende Hautkrankheiten {allg}
şizofreni benzeri {s} [hek]schizoid {adj}
soyadan yapılan süt benzeri içecek {i} die Sojamilch {f}
sözleşme benzeri {i} der Quasikontrakt {m}
tafta benzeri bir kumaş {i} der Lavabei {m}
tam benzeri {i} das Ebenbild {n}
tekel benzeri {a} monopolähnlich {a}
ticari benzeri işlem {i} [tic]die Geschäftsähnliche Handlung {f}
ve benzeri {allg} und ähnliches {allg}
ve benzeri {allg} und so fort {allg}