TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
hazır {s} anwesend {adj}
hazır {s} ausgestattet {adj}
hazır {allg} beiwohnen {allg}
hazır {s} bereit {adj}
hazır {adv} bereitstehend {adv}
hazır {s} bereitwillig {adj}
hazır {s} dispositionsfähig {adj}
hazır {s} eingestellt {adj}
hazır {s} erbötig {adj}
hazır {s} fertig {adj}
hazır {i} das Fertigerzeugnis {n}
hazır {a} gegenwärtig {a}
hazır {s} geneigt {adj}
hazır {a} gewillt {a}
hazır {s} griffbereit {adj}
hazır {s} [tic]laufend {adj}
hazır {s} offen {adj}
hazır {s} parat {adj}
hazır {s} Präsent {adj}
hazır {s} tafelfertig {adj}
hazır {s} tischfertig {adj}
hazır {s} vorrätig {adj}
hazır {s} wachsam {adj}
hazır {adv} zugegen {adv}
hazır {allg} zur Hand {allg}
hazır {adv} zurecht {adv}
hazır beklemek {allg} bereit halten {allg}
hazır bekleyen {s} alarmbereit {adj}
hazır bulunan {allg} gegenwärtig {allg}
hazır bulunan {s} verfügbar {adj}
hazır bulunan {s} vorhanden {adj}
hazır bulunanlar hariç {allg} Anwesende sind ausgenommen {allg}
hazır bulundurmak {fi} bereithalten {v}
hazır bulundurmak {allg} Bereitschaft halten {allg}
hazır bulundurmak {fi} zurechtlegen {v}
hazır bulunma {i} die Assistenz {f}
hazır bulunma {i} die Beiwohnung {f}
hazır bulunma {i} die Bereitschaft {f}
hazır bulunma {i} die Bereitstellung {f}
hazır bulunma {i} die Bereitwilligkeit {f}
hazır bulunma {fi} erscheinen {v}
hazır bulunma {i} die Erscheinung {f}
hazır bulunma {adv} gegenwärtig {adv}
hazır bulunma {i} die Präsenz {f}
hazır bulunma {i} das Vorhandensein {n}
hazır bulunma maliyeti {ç} die Bereitschaftskosten {pl}
hazır bulunma primi {i} die Anwesenheitsprämie {f}
hazır bulunmak {fi} beiwohnen {v}
hazır bulunmak {fi} bereitliegen {v}
hazır bulunmak {allg} Bereitschaft haben {allg}
hazır bulunmak {fi} bereitstehen {v}
hazır bulunmak {fi} dabei sein {v}
hazır bulunmak {itr} erscheinen {itr}
hazır bulunmak {allg} zugegen sein {allg}
hazır bulunmak {allg} zur Stelle sein {allg}
hazır bulunmama {i} die Abwesenheit {f}
hazır bulunmama {i} das Nichtvorhandensein {n}
hazır bulunmamak {itr} fehlen {itr}
hazır bulunmayan {i} der Abwesende {m}
hazır bulunmayan {s} nicht existent {adj}
hazır bulunmayan {adv} nicht existierend {adv}
hazır bulunmayış {i} die Nichtexistenz {f}
hazır cevap {a} prompt {a}
hazır cevap {a} schlagfertig {a}
hazır cevap {a} zungenfertig {a}
hazır cevap olmak {allg} immer eine Ausrede parat haben {allg}
hazır cevap olmak {allg} [Redw.]nicht auf den Mund gefallen sein {allg}
hazır cevaplık {i} die Geistesgegenwart {f}
hazır cevaplık {i} die Schlagfertigkeit {f}
hazır çorba {allg} kochfertige Suppe {allg}
hazır durmak {allg} bereit halten {allg}
hazır durmak {allg} bereithalten {allg}
hazır elbise {i} der Konfektionsanzug {m}
hazır elbise yapımcısı {i} der Konfektionär {m}
hazır elbise yapımı {i} die Konfektion {f}
hazır etmek {fi} bereitstellen {v}
hazır giyim {i} die Fertigkleidung {f}
hazır giyim {i} die Konfektion {f}
hazır giyim {i} die Konfektionskleidung {f}
hazır giyim endüstrisi {i} die Konfektion {f}
Indirekte Treffer
almaya hazır {a} aufnahmefähig {a}
ateşe hazır {s} [ask]feuerbereit {adj}
ateşe hazır {s} schussbereit {adj}
atıma hazır {s} schussbereit {adj}
atışa hazır durumdaki silah {i} der Anschlag {m}
baskıya hazır {s} [bas]druckfertig {adj}
baskıya hazır {s} [bas]druckreif {adj}
baskıya hazır sayfa {i} [bas]der Schriftsatz {m}
başlamaya hazır {s} startbereit {adj}
bir şey için hazır olmak {allg} zu etw bereit sein {allg}
bir şeye hazır olmak {fi} auf etw. gefasst sein {v}
bir yerde hazır bulunmak {fi} einfinden {v}
birçok kişinin hazır bulunduğu ve katıldığı tartışma {i} die Gesprächsrunde {f}
birlikleri sefere hazır hale getirmek {fi} [ask]mobilmachen {v}
bizzat hazır bulunma {i} das Persönliches Erscheinen {n}
boşaltılmaya hazır {a} löschbereit {a}
çalışmaya hazır {a} arbeitswillig {a}
cevabı hazır olarak soru yöneltilen kişiye verilen soru {i} die Suggestivfrage {f}
denize açılmaya hazır {s} [den]seeklar {adj}
dikime hazır {s} nadelfertig {adj}
döküme hazır {s} abgussfertig {adj}
elde hazır {s} disponibel {adj}
elde hazır bulunma {i} [tic]die Disponibilität {f}
elinde hazır olmak {allg} bei der Hand sein {allg}
emre hazır {s} Abruf bereit {adj}
emre hazır {s} [tic]disponibel {adj}
emre hazır {s} benutzbar {adj}
emre hazır bulundurmak {fi} bereitstellen {v}
emre hazır bulunmak {fi} bereitstehen {v}
emre hazır olmak {fi} bereitstehen {v}
emrine hazır olmak {fi} jemandem zur Verfügung stehen {v}
emrine hazır olmak {allg} zur Verfügung stehen {allg}
erkek hazır giyim elbisesi {i} die Herrenkonfektion {f}
fırtınalar kopmaya hazır {allg} es liegt was in der Luft {allg}
gönderime hazır {s} versandfertig {adj}
göreve hazır {s} dienstfähig {adj}
göreve hazır olma {i} die Dienstbereitschaft {f}
görüşmede hazır olan kişiler {i} der Gesprächsteilnehmer {m}
görüşmeye hazır {s} gesprächsbereit {adj}
harekete hazır {a} auslaufbereit {a}
harekete hazır {adv} abmarschbereit {adv}
harekete hazır {s} startbereit {adj}
harekete hazır {s} [hav]abflugbereit {adj}
harekete hazır {s} segelklar {adj}
harekete hazır {s} abfahrbereit {adj}
harekete hazır {s} fahrbereit {adj}
harekete hazır olma {i} die Fahrbereitschaft {f}
harekete hazır tren {i} der Bereitschaftszug {m}
havalanmaya hazır {s} startbereit {adj}
hazır beklemek {allg} bereit halten {allg}
hazır bekleyen {s} alarmbereit {adj}
hazır bulunan {s} vorhanden {adj}
hazır bulunan {s} verfügbar {adj}
hazır bulunan {allg} gegenwärtig {allg}