TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
beklemek {fi} abpassen {v}
beklemek {fi} abwarten {v}
beklemek {v} beaufsichtigen {v}
beklemek {fi} bereitstehen {v}
beklemek {fi} einplanen {v}
beklemek {fi} entgegensehen {v}
beklemek {v} erhoffen {v}
beklemek {v} erwarten {v}
beklemek {fi} harren {v}
beklemek {v} stehen {v}
beklemek {itr} verharren {itr}
beklemek {itr} vermuten {itr}
beklemek {itr} warten {itr}
beklemek {fi} zusehen {v}
beklemek {fi} Zutrauen {v}
beklemek {fi} zuwarten {v}
beklemekten ayaklarına kara sular inmek {allg} die Beine in den Leib stehen {allg}
Indirekte Treffer
açıklama beklemek {itr} rückfragen {itr}
araçla beklemek {itr} parken {itr}
bebek beklemek {allg} etwas Kleines erwarten {allg}
bebek beklemek {allg} etwas Kleines bekommen {allg}
bebek beklemek {fi} schwanger sein {v}
bebek beklemek {allg} ein Baby erwarten {allg}
bebek beklemek {fi} in anderen Umständen sein {v}
bebek beklemek {allg} guter Hoffnung sein {allg}
bir çocuk beklemek {allg} ein Kind erwarten {allg}
bir olayın olmasını beklemek {allg} in der Luft liegen {allg}
bir şey yapmasını beklemek {fi} zumuten {v}
bir şeyi beklemek {itr} harren {itr}
bir şeyi beklemek {allg} auf etw hoffen {allg}
bir şeyi beklemek {allg} entgegensehen {allg}
bir şeyi beklemek {allg} warten auf etwas {allg}
bir şeyi beklemek {allg} auf etw warten {allg}
bir şeyi dört gözle beklemek {allg} herbeiwünschen {allg}
bir şeyin sonunu beklemek {fi} abwarten {v}
birisinden bir şey beklemek {allg} zutrauen {allg}
birisinin yolunu beklemek {fi} abpassen {v}
dönmesini beklemek {fi} zurückerwarten {v}
dört gözle beklemek {fi} freuen {v}
dört gözle beklemek {allg} sehnsüchtig erwarten {allg}
dört gözle beklemek {v} ersehnen {v}
evi beklemek {allg} das Haus hüten {allg}
fazlasını beklemek {v} überfordern {v}
fırsat beklemek {allg} auf eine günstige Gelegenheit warten {allg}
gelmesini beklemek {fi} entgegensehen {v}
gelmesini özlemle beklemek {fi} herbeiwünschen {v}
hazır beklemek {allg} bereit halten {allg}
kısa süre beklemek {allg} eine Weile warten {allg}
kısmet beklemek {allg} auf einen Freier warten {allg}
kötü bir şeyi unutmak için zaman geçmesini beklemek {allg} über etw Gras wachsen lassen {allg}
kuyrukta beklemek {fi} Schlange stehen {v}
merakla beklemek {allg} angespannt sein {allg}
nöbet beklemek {fi} Wache stehen {v}
nöbet beklemek {allg} [ask]Schildwache stehen {allg}
nöbet beklemek {v} drankommen {v}
olmasını beklemek {fi} entgegensehen {v}
özlemle beklemek {fi} herbeisehnen {v}
pusuda beklemek {itr} lauern {itr}
pusuda beklemek {fi} auf der Lauer sein {v}
pusuda beklemek {fi} ansitzen {v}
pusuda beklemek {v} belauern {v}
pusuda beklemek {fi} auflauern {v}
sabırla beklemek {allg} abwarten und Tee trinken {allg}
sabırsızca beklemek {allg} ungeduldig abwarten {allg}
sabırsızlıkla beklemek {itr} lauern {itr}
sıra beklemek {fi} anstehen {v}
sırada beklemek {fi} Schlange stehen {v}
sırasını beklemek {fi} anstellen {v}
sonucu beklemek {allg} das Ergebnis abwarten {allg}
sonuna kadar beklemek {fi} durchdulden {v}
sürüyü beklemek {allg} die Herde hüten {allg}
Tanrının yardımını beklemek {allg} auf Gott hoffen {allg}
zamanını beklemek {fi} abwarten {v}