TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
büyük {a} alt {a}
büyük {a} älter {a}
büyük {s} ansehnlich {adj}
büyük {s} Arg {adj}
büyük {s} ausgedehnt {adj}
büyük {s} ausgiebig {adj}
büyük {s} bedeutend {adj}
büyük {s} beträchtlich {adj}
büyük {s} bös {adj}
büyük {s} Böse {adj}
büyük {a} breit {a}
büyük {s} erheblich {adj}
büyük {s} erklecklich {adj}
büyük {s} erlaucht {adj}
büyük {s} erwachsen {adj}
büyük {i} die Erwachsene {f}
büyük {i} der Erwachsener {m}
büyük {s} groß {adj}
büyük {s} heilig {adj}
büyük {s} immens {adj}
büyük {s} intensiv {adj}
büyük {s} massig {adj}
büyük {önk} maxi- {prä}
büyük {önk} mega {prä}
büyük {s} merkbar {adj}
büyük {s} namhaft {adj}
büyük {s} ordentlich {adj}
büyük {s} redlich {adj}
büyük {s} stattlich {adj}
büyük {s} stolz {adj}
büyük {s} weit {adj}
büyük {s} weitläufig {adj}
büyük {s} wuchtig {adj}
büyük boyutlu {s} krass {adj}
büyük acı {i} das Martyrtum {n}
büyük acı {i} die Qual {f}
büyük acı simgesi {i} die Dornenkrone {f}
büyük ağabey {allg} der älteste Bruder {allg}
büyük ağaç dalı {i} der Ast {m}
büyük ahır {i} der Laufstall {m}
büyük aile {i} die Großfamilie {f}
büyük aile {i} die Sippe {f}
büyük aile {i} [bitk]der Stamm {m}
büyük alevler çıkararak yanmak {itr} lodern {itr}
büyük alış veriş merkezi {i} das Center {n}
büyük ambalaj {i} die Haushaltspackung {f}
büyük ambalaj {i} die Nachfüllpackung {f}
büyük amca {i} der Großonkel {m}
büyük amiral {i} [den]der Großadmiral {m}
büyük anne {i} die Oma {f}
büyük anne-baba {ç} die Großeltern {pl}
büyük aptes {i} [hek]die Darmentleerung {f}
büyük aptes {i} die Egestion {f}
büyük aptes {allg} großes Geschäft {allg}
büyük aptes {i} der Stuhl {m}
büyük aptes {i} der Stuhlgang {m}
büyük aptesini yapma {i} die Stuhlentleerung {f}
büyük aptest {i} der Stuhlgang {m}
büyük apteste kan {allg} Blut im Stuhl {allg}
büyük araba {i} das Großraumauto {n}
büyük arazi {i} die Besitzung {f}
büyük arazi sahibi {i} der Magnat {m}
büyük araziye sahip olma {i} der Latifundienbesitz {m}
büyük arsa sahibi {i} der Großgrundbesitzer {m}
büyük arzu {i} der Drang {m}
büyük atardamar {i} die Aorta {f}
büyük atardamar {i} die Hauptschlagader {f}
büyük atmaca {i} der Habicht {m}
büyük atraksiyon {i} die Hauptattraktion {f}
büyük av hayvanları {i} [hayb]das Edelwild {n}
büyük avarya {allg} große Havarie {allg}
büyük avarya {i} die Havariegrosse {f}
büyük ayı {i} [hayb]der Grislybär {m}
büyük ayrıkotu {i} [bitk]das Hundszahngras {n}
büyük azı dişi {i} [anat]der Molar {m}
büyük bahçe {i} der Park {m}
büyük balıkları yakalama ağı {i} die Dredge {f}
büyük balıkları yakalama ağı {i} die Dredsche {f}
büyük banka {i} die Großbank {f}
büyük baş {i} der Mordsschädel {m}
Indirekte Treffer
... kadar büyük {allg} so groß wie... {allg}
Allah büyük! Allah kerim! ne olursa olsun diyerek yapmak {allg} etwas auf gut Glück tun {allg}
Almanyada büyük kentler arasında çalışan intercity treni {i} der Intercityzug {m}
aniden büyük bir gürültüyle kapanmak {fi} zuschnappen {v}
asılabilecek büyük resim {i} das Poster {n}
aşırı büyük {s} immens {adj}
aşırı büyük {s} übermäßig {adj}
aşırı büyük {s} protzig {adj}
bağımsız gibi görünen ama bir büyük devlete bağımlı devlet {i} der Satellitenstaat {m}
başa gelebilecek en büyük kaza {i} [fiz]der Gau {m}
beynin normalden büyük olması {i} die Makrozephalie {f}
bir amaçla büyük halk kitlelerinin bir araya toplanması {i} [ask]das Massenaufgebot {n}
bir büyük partiden ayrılarak kurulan küçük parti {i} [pol]die Splitterpartei {f}
bir kıtanın büyük bir parçası {i} der Subkontinent {m}
bir şeyi büyük bir zevkle yapmak {allg} mit wahrer Wollust tun {allg}
biraz daha büyük {allg} etwas größer {allg}
birçok teleskiden oluşan büyük kayak merkezi {i} der Skizirkus {m}
boyundan büyük işleri yapmak {allg} über seinen eigenen Schatten springen {allg}
burnu büyük {i} der Nieselprime {m}
burnu büyük {a} arrogant {a}
burnu büyük {a} hochnäsig {a}
burnu büyük {s} hochgestochen {adj}
burnu büyük {s} hochfahrend {adj}
burnu büyük {a} vermessen {a}
burnu büyük {s} aufgeblasen {adj}
büyük boyutlu {s} krass {adj}
büyük acı {i} die Qual {f}
büyük acı {i} das Martyrtum {n}
büyük acı simgesi {i} die Dornenkrone {f}
büyük ağabey {allg} der älteste Bruder {allg}
büyük ağaç dalı {i} der Ast {m}
büyük ahır {i} der Laufstall {m}
büyük aile {i} die Großfamilie {f}
büyük aile {i} [bitk]der Stamm {m}
büyük aile {i} die Sippe {f}
büyük alevler çıkararak yanmak {itr} lodern {itr}
büyük alış veriş merkezi {i} das Center {n}
büyük ambalaj {i} die Nachfüllpackung {f}
büyük ambalaj {i} die Haushaltspackung {f}
büyük amca {i} der Großonkel {m}
büyük amiral {i} [den]der Großadmiral {m}
büyük anne {i} die Oma {f}
büyük anne-baba {ç} die Großeltern {pl}
büyük aptes {allg} großes Geschäft {allg}
büyük aptes {i} die Egestion {f}
büyük aptes {i} [hek]die Darmentleerung {f}
büyük aptes {i} der Stuhlgang {m}