TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
üstün {s} ausgezeichnet {adj}
üstün {s} dominierend {adj}
üstün {s} gehoben {adj}
üstün {s} hoch stehend {adj}
üstün {a} Ideal {a}
üstün {s} prävalent {adj}
üstün {i} die Rasse {f}
üstün {s} souverän {adj}
üstün {s} übergewichtig {adj}
üstün {s} überlegen {adj}
üstün {s} überragend {adj}
üstün {adv} voraus {adv}
üstün {a} vorwiegend {a}
üstün başarı {i} die Bestleistung {f}
üstün başarı {i} die Bravour {f}
üstün başarı {i} die Bravourleistung {f}
üstün başarı {i} die Glanzleistung {f}
üstün başarı primi {i} die Leistungsprämie {f}
üstün başarılı {önk} Klasse- {prä}
üstün başarıyla tamamlamak {allg} mit allen Ehren bestehen {allg}
üstün eser {i} die Schöpfung {f}
üstün form durumu {i} [sp]die Topform {f}
üstün geçmek {v} übertrumpfen {v}
üstün gelme {i} die Überwindung {f}
üstün gelmek {v} meistern {v}
üstün gelmek {allg} Oberwasser haben {allg}
üstün gelmek {itr} triumphieren {itr}
üstün gelmek {fi} überbieten {v}
üstün gelmek {itr} überflügeln {itr}
üstün gelmek {fi} übertrumpfen {v}
üstün gelmek {v} überwinden {v}
üstün insan {i} der Herrenmensch {m}
üstün insan {i} der Übermensch {m}
üstün ırk {i} die Herrenrasse {f}
üstün kaliteli {a} qualitativ hervorragend {a}
üstün kişi {allg} ein Mann von Format {allg}
üstün körü {i} die Schlamperei {f}
üstün kuvvetli radyo {i} der Überlagerungsempfänger {m}
üstün nitelikli {s} hoch qualifiziert {adj}
üstün nitelikli {a} hochwertig {a}
üstün olan {s} dominant {adj}
üstün olan {s} [fel]transzendent {adj}
üstün olma {i} das Übergewicht {n}
üstün olmak {allg} an erster Stelle stehen {allg}
üstün olmak {fi} [sp]Aufkommen {v}
üstün olmak {itr} dominieren {itr}
üstün olmak {allg} Oberwasser bekommen {allg}
üstün olmak {allg} Oberwasser haben {allg}
üstün olmak {itr} prävalieren {itr}
üstün olmak {fi} überwiegen {v}
üstün tutma {i} die Bevorzugung {f}
üstün tutmak {v} begünstigen {v}
üstün tutmak {fi} bevorrechten {v}
üstün unsur {i} die Dominante {f}
üstün ürün {i} [tek]das Spitzenprodukt {n}
üstün yetenekli {allg} besonders begabt {allg}
üstün yetenekli öğrencilerin teşvik edilmesi {i} die Begabtenförderung {f}
üstün zekalı {s} hochintelligent {adj}
üstün zekalı {i} das Phänomen {n}
üstün zekalılar sınıfı {i} die Begabtenauslese {f}
üstünde {öt} auf {prp}
üstünde {a} darauf {a}
üstünde {adv} darüber {adv}
üstünde {tan.} drauf {Art.}
üstünde {adv} droben {adv}
üstünde {adv} drüber {adv}
üstünde {allg} oben auf {allg}
üstünde {öt} oberhalb {prp}
üstünde {öt} über {prp}
üstünde asılı durmak {fi} überhängen {v}
üstünde bulundurma {allg} Beisichführen {allg}
üstünde yürümek {v} [yol]begehen {v}
üstünden atlamak {fi} überspringen {v}
üstünden atmak {v} überwälzen {v}
üstünden gidilebilir {s} begehbar {adj}
üstüne {öt} auf {prp}
üstüne {a} darauf {a}
üstüne {adv} darüber {adv}
üstüne {tan.} drauf {Art.}
üstüne {adv} drüber {adv}
Indirekte Treffer
bir şeyde birinden üstün olmak {allg} in etw über sein {allg}
birine üstün gelmek {allg} jemanden in den Sack stecken {allg}
birine üstün gelmek {allg} jemanden an die Wand spielen {allg}
birisine karşı bir konuda üstün olmak {fi} voraushaben {v}
birisine üstün gelmek {fi} abtrumpfen {v}
birisine üstün gelmek {allg} erheben {allg}
birisine üstün gelmek {allg} mit jdm fertig werden {allg}
birisine üstün gelmek {allg} jdn überbieten {allg}
daha üstün {s} übergeordnet {adj}
daha üstün olmak {fi} [mim]überragen {v}
daha üstün olmak {v} übertreffen {v}
en üstün başarı {i} die Höchstleistung {f}
erkeklerin kadınlara karşı üstün olması iddiası {allg} männlicher Chauvinismus {allg}
kendini üstün görmek {fi} auftrumpfen {v}
sayıca üstün olmak {s} in der Überzahl sein {adj}
sayıca üstün olmak {allg} an Zahl übertreffen {allg}
sınavlarda üstün başarı derecesi {adv} cum laude {adv}
üstün başarı {i} die Bravour {f}
üstün başarı {i} die Bestleistung {f}
üstün başarı {i} die Glanzleistung {f}
üstün başarı {i} die Bravourleistung {f}
üstün başarı primi {i} die Leistungsprämie {f}
üstün başarılı {önk} Klasse- {prä}
üstün başarıyla tamamlamak {allg} mit allen Ehren bestehen {allg}
üstün eser {i} die Schöpfung {f}
üstün form durumu {i} [sp]die Topform {f}
üstün geçmek {v} übertrumpfen {v}
üstün gelme {i} die Überwindung {f}
üstün gelmek {itr} überflügeln {itr}
üstün gelmek {fi} überbieten {v}
üstün gelmek {itr} triumphieren {itr}
üstün gelmek {v} überwinden {v}
üstün gelmek {allg} Oberwasser haben {allg}
üstün gelmek {fi} übertrumpfen {v}
üstün gelmek {v} meistern {v}
üstün insan {i} der Übermensch {m}
üstün insan {i} der Herrenmensch {m}
üstün ırk {i} die Herrenrasse {f}
üstün kaliteli {a} qualitativ hervorragend {a}
üstün kişi {allg} ein Mann von Format {allg}
üstün körü {i} die Schlamperei {f}
üstün kuvvetli radyo {i} der Überlagerungsempfänger {m}
üstün nitelikli {a} hochwertig {a}
üstün nitelikli {s} hoch qualifiziert {adj}
üstün olan {s} [fel]transzendent {adj}
üstün olan {s} dominant {adj}
üstün olma {i} das Übergewicht {n}
üstün olmak {allg} Oberwasser bekommen {allg}
üstün olmak {itr} dominieren {itr}
üstün olmak {fi} überwiegen {v}
üstün olmak {fi} [sp]Aufkommen {v}
üstün olmak {itr} prävalieren {itr}
üstün olmak {allg} an erster Stelle stehen {allg}
üstün olmak {allg} Oberwasser haben {allg}
üstün tutma {i} die Bevorzugung {f}
üstün tutmak {v} begünstigen {v}
üstün tutmak {fi} bevorrechten {v}
üstün unsur {i} die Dominante {f}
üstün ürün {i} [tek]das Spitzenprodukt {n}
üstün yetenekli {allg} besonders begabt {allg}
üstün yetenekli öğrencilerin teşvik edilmesi {i} die Begabtenförderung {f}
üstün zekalı {i} das Phänomen {n}
üstün zekalı {s} hochintelligent {adj}
üstün zekalılar sınıfı {i} die Begabtenauslese {f}