TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
ürün {i} die Ausbeute {f}
ürün {i} der Ausfall {m}
ürün {i} das Ergebnis {n}
ürün {i} das Ernte {n}
ürün {i} der Ertrag {m}
ürün {i} das Erzeugnis {n}
ürün {i} das Fabrikat {n}
ürün {i} die Frucht {f}
ürün {i} das Gebilde {n}
ürün {i} [bitk]das Gewächs {n}
ürün {i} die Herstellung {f}
ürün {i} das Produkt {n}
ürün {i} die Produktion {f}
ürün {i} der Schnitt {m}
ürün almak {fi} ernten {v}
ürün çıkışı {i} [tic]der Warenausgang {m}
ürün depolama {i} die Ernteeinlagerung {f}
ürün destekleme kredisi {i} der Erntestützungskredit {m}
ürün dizini {i} das Produktlexikon {n}
ürün emniyet yasası {i} das Produktsicherheitsgesetz {n}
ürün geçmişi {i} die Artikelhistorie {f}
ürün girişi {i} der Wareneingang {m}
ürün grubu {i} die Erzeugnisgruppe {f}
ürün grubu {i} die Warengruppe {f}
ürün grubu filtresi {i} der Warengruppenfilter {m}
ürün hareketi {i} die Warenbewegung {f}
ürün hatası {allg} Produktfehler {allg}
ürün işleyen sanatlar {allg} verarbeitendes Gewerbe {allg}
ürün kaldırmak {fi} einbringen {v}
ürün kalitesi {i} [tic]die Bestandsgüte {f}
ürün kirası {i} [huk]die Pacht (von etw., das Früchte abwirft, z.B. Land) {f}
ürün kontrolü {i} der Warentest {m}
ürün maliyeti {allg} Kosten der Waren {allg}
ürün sigortası {i} die Ernteversicherung {f}
ürün tahmini {i} die Ernteschätzung {f}
ürün toplamak {v} ernten {v}
ürün toplamak {fi} lesen {v}
ürün toplamak {fi} zusammenlesen {v}
ürün toplayıcısı {i} der Leser {m}
ürün uyarısı {i} die Produktwarnung {f}
ürün vermek {itr} schütten {itr}
ürün yelpazesi {i} die Produktpalette {f}
ürün yığmak {v} scheffeln {v}
ürüne özgü {s} [tic]produktspezifisch {adj}
ürünler {ç} die Erzeugnisse {pl}
ürünlerin toplanmış olduğu tarla {i} das Stoppelfeld {n}
ürünü hasat etmek {allg} die Ernte einbringen {allg}
ürünü kaldırmak {fi} einernten {v}
ürünü toplamak {fi} einernten {v}
Indirekte Treffer
alt ürün grubu {i} die Unterwarengruppe {f}
ambar dolusu ürün toplamak {v} scheffeln {v}
ana ürün {i} das Leiterzeugnis {n}
ana ürün {i} das Haupterzeugnis {n}
ana ürün {i} das Grunderzeugnis {n}
ana ürün {i} das Leitprodukt {n}
artık ürün {i} das Abfallprodukt {n}
atık ürün {i} das Abfallerzeugnis {n}
bağlantılı ürün {i} das Kuppelprodukt {n}
belirli ürün ekili tarla {i} der Schlag {m}
bereketsiz ürün {i} die Missernte {f}
birleşik ürün {i} das Kuppelprodukt {n}
bitmiş ürün {i} das Endfabrikat {n}
bitmiş ürün {i} das Enderzeugnis {n}
çok sayıda ürün pazarlayan toptancı {allg} Großhändler mit breitem Sortiment {allg}
doğal ürün {i} das Naturprodukt {n}
dönüşümlü ürün ekimi {i} der Fruchtwechsel {m}
dörtlü basılmış ürün {i} [bas]der Vierfarbendruck {m}
dünya piyasasında bir ürün için bir ülkenin arz eğrisi {allg} Angebotskurve eines Landes für ein Gut auf dem Weltmarkt {allg}
esas maddenin yerine geçebilecek ürün {i} der Ausweichstoff {m}
esas ürün {i} das Leiterzeugnis {n}
esas ürün {i} das Hauptprodukt {n}
esas ürün {i} das Ausgangsprodukt {n}
esas ürün {i} das Ausgangserzeugnis {n}
esas ürün {i} das Leitprodukt {n}
esas ürünün yerine geçebilecek ürün {i} der Ausweichstoff {m}
genel ürün grubu {i} die Hauptwarengruppe {f}
ham ürün {i} das Roherzeugniss {n}
ham ürün {i} die Rohware {f}
ham ürün {i} das Rohprodukt {n}
ham ürün merserizasyonu {i} die Rohmerzerisation {f}
hatalı ürün {i} die Ausgeburt {f}
hazır ürün {i} die Fertigware {f}
hazır ürün {i} das Fertigprodukt {n}
hazır ürün {i} das Fertigerzeugnis {n}
hazır ürün {i} das Ganzfabrikat {n}
hububattan hazırlanmış ürün {i} das Getreideerzeugnis {n}
iade ürün {i} [tic]die Ausschussware {f}
ilk ürün {i} das Ersterzeugnis {n}
ilk ürün {i} [tic]das Ausgangsprodukt {n}
ilk ürün {i} die Vorfrucht {f}
ilk ürün {i} das Erstprodukt {n}
işlenmiş ürün {i} das Fertigprodukt {n}
işlenmiş ürün {i} das Fertigerzeugnis {n}
kaliteli ürün {i} das Qualitätserzeugnis {n}
kötü ürün {i} die Missernte {f}
kötü ürün {i} die Ausgeburt {f}
marjinal ürün {i} das Grenzerzeugnis {n}
marjinal ürün {i} der Grenzertrag {m}
marjinal ürün {i} das Grenzprodukt {n}
marjinal ürün eğrisi {i} die Grenzertragskurve {f}
marjinal ürün geliri {i} das Grenzwertprodukt {n}
markalı ürün {i} das Markenfabrikat {n}
markalı ürün {i} das Markenerzeugnis {n}
markalı ürün yöneticisi {i} [tic]der Markenbetreuer {m}
moda tasarımcısının yarattığı yeni ürün {i} die Kreation {f}
münavebeli ürün ekimi {i} der Fruchtwechsel {m}
net ürün değeri {i} der Nettowarenwert {m}
nihai ürün {i} das Fertigprodukt {n}
nihai ürün {i} das Fertigerzeugnis {n}
ortaya çıkan ürün {i} das Folgeprodukt {n}
özel ürün {i} das Eigenerzeugnis {n}
özel yapılmış ürün {i} das Einzelerzeugnis {n}
piyasadaki ürün payı {i} [tic]der Marktanteil {m}
rakip ürün {i} das Konkurrenzerzeugnis {n}
rakip ürün {i} das Konkurrenzprodukt {n}
reddedilebilir ürün {i} die Ausschussware {f}
reddedilebilir ürün {i} der Ausschussartikel {m}
rekor teşkil eden ürün {i} die Rekordernte {f}
sanatsal ürün {i} der Kunstprodukt {m}
son ürün {i} der Nachprodukt {m}
son ürün {i} das Nacherzeugnis {n}
standart ürün {i} das Einheitserzeugnis {n}
tabii ürün {i} das Naturprodukt {n}
tarımsal ürün {i} die Ackerfrucht {f}
tek tip ürün {i} das Einheitserzeugnis {n}
tek ürün ekonomisi {i} die Monoproduktenwirtschaft {f}
temel zirai ürün {i} der Agrarrohstoff {m}
ticari ürün {allg} [tic]gewerbliches Erzeugnis {allg}
üç ürün veren {s} [bitk]dreischürig {adj}