TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
verimli {s} ausgiebig {adj}
verimli {s} dankbar {adj}
verimli {a} einträglich {a}
verimli {s} erfolgreich {adj}
verimli {s} ergebnisreich {adj}
verimli {s} ergiebig {adj}
verimli {s} ertragbringend {adj}
verimli {s} ertragreich {adj}
verimli {s} erzeugend {adj}
verimli {s} esprießlich {adj}
verimli {s} fett {adj}
verimli {s} Frucht bringend {adj}
verimli {s} Frucht tragend {adj}
verimli {s} fruchtbar {adj}
verimli {a} fruchtbringend {a}
verimli {s} gedeihlich {adj}
verimli {a} gewinnbringend {a}
verimli {s} hervorbringend {adj}
verimli {s} leistungsfähig {adj}
verimli {s} lohnend {adj}
verimli {s} nahrhaft {adj}
verimli {s} produktiv {adj}
verimli {s} [tic]rentabel {adj}
verimli {a} trächtig {a}
verimli {s} zuträglich {adj}
verimli arazi {allg} Fruchtbarer Boden {allg}
verimli arazi {i} der Mutterboden {m}
verimli arazi {i} die Muttererde {f}
verimli hale getirme {i} die Befruchtung {f}
verimli hale getirmek {v} befruchten {v}
verimli hale getirmek {allg} fruchtbar machen {allg}
verimli kara toprak {i} das Tschernosem {n}
verimli olmak {itr} schütten {itr}
verimli olmayan {s} unrentabel {adj}
verimli toprak {allg} Fruchtbarer Boden {allg}
verimli toprak {i} der Mutterboden {m}
verimli toprak {i} die Muttererde {f}
verimli ve zengin arazi {i} das Eutroph {n}
verimli yatırım {allg} ertragreiche Anlage {allg}
verimlileştirmek {fi} befruchten {v}
verimliliğin doruğu {i} die Leistungsspitze {f}
verimliliğin zirvesi {i} die Leistungsspitze {f}
verimlilik {i} die Ausgiebigkeit {f}
verimlilik {i} die Effektivität {f}
verimlilik {i} die Ergiebigkeit {f}
verimlilik {i} die Ersprießlichkeit {f}
verimlilik {i} die Fruchtbarkeit {f}
verimlilik {i} die Leistungsfähigkeit {f}
verimlilik {i} die Nutzbarkeit {f}
verimlilik {i} die Produktivität {f}
verimlilik {i} die Rentabilität {f}
verimlilik derecesi {i} der Leistungsgrad {m}
verimlilik faktörü {i} der Leistungsfähigkeitsfaktor {m}
verimlilikte gerileme {i} der Leistungsabfall {m}
Indirekte Treffer
çöl ortasındaki verimli toprak parçası {i} die Oase {f}
en verimli {s} optimal {adj}
işletmeyi en az masrafla en verimli hale getirmek {v} rationalisieren {v}
toprağı verimli hale getirme {i} die Bodenbearbeitung {f}
verimli arazi {i} der Mutterboden {m}
verimli arazi {allg} Fruchtbarer Boden {allg}
verimli arazi {i} die Muttererde {f}
verimli hale getirme {i} die Befruchtung {f}
verimli hale getirmek {allg} fruchtbar machen {allg}
verimli hale getirmek {v} befruchten {v}
verimli kara toprak {i} das Tschernosem {n}
verimli olmak {itr} schütten {itr}
verimli olmayan {s} unrentabel {adj}
verimli toprak {i} der Mutterboden {m}
verimli toprak {allg} Fruchtbarer Boden {allg}
verimli toprak {i} die Muttererde {f}
verimli ve zengin arazi {i} das Eutroph {n}
verimli yatırım {allg} ertragreiche Anlage {allg}
yaşamın en verimli çağı {allg} in der Blüte des Lebens {allg}
yüksek verimli {a} hochrentierlich {a}
yüksek verimli {allg} Hochleistungs- {allg}
yüksek verimli {a} ertragsstark {a}
yüksek verimli makine {i} die Hochleistungsmaschine {f}