TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
bağlı {s} abhängig {adj}
bağlı {s} angebunden {adj}
bağlı {s} anhänglich {adj}
bağlı {s} bandagiert {adj}
bağlı {s} befestigt {adj}
bağlı {s} beruhend {adj}
bağlı {s} botmäßig {adj}
bağlı {adv} dran {adv}
bağlı {adv} ergeben {adv}
bağlı {s} fixiert {adj}
bağlı {adv} gebunden {adv}
bağlı {s} haftend {adj}
bağlı {a} loyal {a}
bağlı {s} offen {adj}
bağlı {s} stationär {adj}
bağlı {s} treu {adj}
bağlı {s} treusorgend {adj}
bağlı {s} untergeordnet {adj}
bağlı {adv} verbunden {adv}
bağlı bir seyi açmak {fi} aufschnüren {v}
bağlı bir şeyi açmak {fi} auswickeln {v}
bağlı kalmak {fi} anbleiben {v}
bağlı kundura {i} der Schnürschuh {m}
bağlı olan {i} der Beischluss {m}
bağlı olan bir şeyi ayırmak {fi} durchschneiden {v}
bağlı olarak {adv} anbei {adv}
bağlı olma {i} die Abhängigkeit {f}
bağlı olma {i} die Anlehnung {f}
bağlı olma {i} das Festhaften {n}
bağlı olmak {fi} abhängen {v}
bağlı olmak {allg} angewiesen sein {allg}
bağlı olmak {fi} Festhaften {v}
bağlı olmak {fi} hängen an {v}
bağlı olmak {fi} unterliegen {v}
bağlı olmayan {adv} Los {adv}
bağlı olunan {s} vorgeordnet {adj}
bağlı şirket {allg} abhängige Gesellschaft {allg}
bağlı şirket {allg} beherrschte Gesellschaft {allg}
bağlı şirket {i} [tic]die Konzerngesellschaft {f}
bağlı şirket {i} [eko]das Tochterunternehmen {n}
bağlı sözcükler {allg} [dilb]gekoppelte Wörter {allg}
bağlı sözleşme {i} der Knebelungsvertrag {m}
bağlı varlıklar {allg} Güter des Anlagevermögens {allg}
bağlı yönetim {i} die Gebundene Verwaltung {f}
bağlık arazi {i} die Weingegend {f}
bağlılaşık {s} korrelat {adj}
bağlılaşık {s} korrelativ {adj}
bağlılaşım {i} [fel]die Korrelation {f}
bağlılaşım {i} die Wechselbeziehung {f}
bağlılaşımın konusu {i} das Korrelat {n}
bağlılığı kırmak {allg} die Treue brechen {allg}
bağlılığını göstermek {itr} huldigen {itr}
bağlılık {i} die Abhängigkeit {f}
bağlılık {i} die Anhänglichkeit {f}
bağlılık {i} die Assoziation {f}
bağlılık {i} die Beziehung {f}
bağlılık {i} die Bindung {f}
bağlılık {i} die Botmäßigkeit {f}
bağlılık {i} die Ergebenheit {f}
bağlılık {i} die Gebundenheit {f}
bağlılık {i} die Hingabe {f}
bağlılık {i} die Huldigung {f}
bağlılık {i} die Hypotaxe {f}
bağlılık {i} der Kadavergehorsam {m}
bağlılık {i} [fel]die Korrelation {f}
bağlılık {i} die Kundentreue {f}
bağlılık {i} die Treue {f}
bağlılık {i} die Verbundenheit {f}
bağlılık {i} der Zusammenhalt {m}
bağlılık anlaşması {i} das Assoziationsabkommen {n}
bağlılık görevi {i} die Treuepflicht {f}
bağlılık gösterme {i} die Huldigung {f}
bağlılık katsayısı {i} der Assoziationskoeffizient {m}
bağlılık katsayısı {i} der Kontingenzkoeffizient {m}
bağlılık primi {i} die Treueprämie {f}
bağlılık sözleşmesi {i} der Assoziationsvertrag {m}
bağlılık yemini {i} der Diensteid {m}
bağlılık yemini {i} das Treueid {n}
Indirekte Treffer
ahlak kurallarına sıkı sıkıya bağlı {s} sittenstreng {adj}
alkolizme bağlı olarak oluşan bilinç kaybı {i} der Säuferwahnsinn {m}
Almanya İmparatorluğu'na bağlı kent {s} [pol]reichsunmittelbar {adj}
amaca bağlı borçlar {allg} objektgebundene Kreditmittel {allg}
amaca bağlı finansal teşvik {allg} zweckgebundene finanzielle Förderung {allg}
amaca bağlı fonlar {allg} zweckgebundene Gelder {allg}
amaca bağlı fonlar {allg} zweckgebundene Mittel {allg}
amaca bağlı kredi {allg} zweckgebundener Kredit {allg}
amaca bağlı kredi {allg} projektgebundenes Darlehen {allg}
ani bir beyin anoksiye bağlı olarak meydana gelen kan basıncı düşmesi ve bilinç kaybı {i} die Synkope {f}
at arabasına bağlı giden at {i} das Sattelpferd {n}
bağlaçla bağlı {s} [dilb]syndetisch {adj}
bağlı bir şeyi açmak {fi} auswickeln {v}
bağlı bir seyi açmak {fi} aufschnüren {v}
bağlı kalmak {fi} anbleiben {v}
bağlı kundura {i} der Schnürschuh {m}
bağlı olan {i} der Beischluss {m}
bağlı olan bir şeyi ayırmak {fi} durchschneiden {v}
bağlı olarak {adv} anbei {adv}
bağlı olma {i} das Festhaften {n}
bağlı olma {i} die Anlehnung {f}
bağlı olma {i} die Abhängigkeit {f}
bağlı olmak {fi} abhängen {v}
bağlı olmak {fi} unterliegen {v}
bağlı olmak {fi} hängen an {v}
bağlı olmak {fi} Festhaften {v}
bağlı olmak {allg} angewiesen sein {allg}
bağlı olmayan {adv} Los {adv}
bağlı olunan {s} vorgeordnet {adj}
bağlı şirket {i} [eko]das Tochterunternehmen {n}
bağlı şirket {i} [tic]die Konzerngesellschaft {f}
bağlı şirket {allg} beherrschte Gesellschaft {allg}
bağlı şirket {allg} abhängige Gesellschaft {allg}
bağlı sözcükler {allg} [dilb]gekoppelte Wörter {allg}
bağlı sözleşme {i} der Knebelungsvertrag {m}
bağlı varlıklar {allg} Güter des Anlagevermögens {allg}
bağlı yönetim {i} die Gebundene Verwaltung {f}
baht ve tesadüfe bağlı mukavele {i} der Glücksvertrag {m}
başarıya bağlı {a} erfolgsabhängig {a}
başarıya bağlı ücret {i} das Erfolgshonorar {n}
belirli bir tarihe bağlı olmayan bayramlar {allg} bewegliche Feste {allg}
belirli talimatlara bağlı olan {s} weisungsgebunden {adj}
belirli yerlere bağlı {s} [bitk]stenök {adj}
belli bir kurala bağlı olmayan {s} irregulär {adj}
benliğini hiçe sayacak şekilde bağlı {s} hörig {adj}
biçime bağlı olmayan {s} formlos {adj}
bilgisayarla bağlı {allg} durch Computer verbunden {allg}
bir borcun yerine getirilmesini iddia etme hakkının diğer bir borcun yerine getirilmesine bağlı olması {i} das Funktionelles Synallagma {n}
bir dine bağlı olmama {i} die Irreligiosität {f}
bir fikre bağlı {s} doktrinär {adj}
bir il veya ilçeye bağlı olmayan {s} kreisfrei {adj}
bir mezhebe bağlı olmayan {s} konfessionslos {adj}
bir şeye bağlı kalmak {allg} anhalten {allg}
bir şeye bağlı olmak {itr} Beruhen {itr}
bir şeye bağlı olmak {allg} ankommen auf {allg}
bir şeye bağlı olmak {allg} abhängen von etw {allg}
birbirine bağlı {s} zusammenhängend {adj}
birbirine bağlı {s} zusammengehörig {adj}
birbirine bağlı {adv} aneinander {adv}
birbirine bağlı olmak {fi} aneinander hängen {v}
birbirine bağlı olmak {fi} zusammenhängen {v}