TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
birbirine {a} einander {a}
birbirine {a} sich {a}
birbirine {adv} zueinander {adv}
birbirine "sen" diye hitap etmek {allg} Brüderschaft trinken {allg}
birbirine ait {s} zusammengehörig {adj}
birbirine alışmak {fi} aufeinander einspielen {v}
birbirine ardışık olarak neden olan olaylar {i} [kim]die Kettenschlussreaktion {f}
birbirine aykırı {a} widersprüchlich {a}
birbirine bağlama {i} die Verkoppelung {f}
birbirine bağlamak {fi} aneinander fügen {v}
birbirine bağlamak {fi} aneinander hängen {v}
birbirine bağlamak {fi} einheften {v}
birbirine bağlamak {fi} koppeln {v}
birbirine bağlamak {v} verbinden {v}
birbirine bağlamak {fi} zusammenkitten {v}
birbirine bağlamak {fi} zusammenknüpfen {v}
birbirine bağlı {adv} aneinander {adv}
birbirine bağlı {s} zusammengehörig {adj}
birbirine bağlı {s} zusammenhängend {adj}
birbirine bağlı olmak {fi} aneinander hängen {v}
birbirine bağlı olmak {itr} kommunizieren {itr}
birbirine bağlı olmak {fi} zusammengehören {v}
birbirine bağlı olmak {fi} zusammenhalten {v}
birbirine bağlı olmak {fi} zusammenhängen {v}
birbirine bağlı olmayan {s} lose {adj}
birbirine bağlı vasiyetname {i} das Berliner Testament {n}
birbirine benzemeyen {s} zusammengewürfelt {adj}
birbirine benzer {i} die Dublette {f}
birbirine benzeyen {s} Wesensgleich {adj}
birbirine bitişik iki ev {i} das Doppelhaus {n}
birbirine bölmek {fi} auseinander dividieren {v}
birbirine çarpmak {fi} zusammenschlagen {v}
birbirine çivilemek {fi} zusammennageln {v}
birbirine denk gelmek {fi} zusammenpassen {v}
birbirine dikmek {fi} zusammennähen {v}
birbirine doğru yönelen {s} konvergent {adj}
birbirine dokunmak {allg} anfassen {allg}
birbirine dolamak {itr} verwachsen {itr}
birbirine dolanmak {allg} verheddern {allg}
birbirine dolanmak {fi} zusammenwachsen {v}
birbirine dolaştırmak {v} verwirren {v}
birbirine eklemek {fi} aneinander fügen {v}
birbirine eklemek {fi} aneinanderfügen {v}
birbirine geçen düğme {i} der Druckknopf {m}
birbirine geçen makine parçaları arasında kalan boşluk {i} [tek]der Spielraum {m}
birbirine geçirilme {i} die Verschlingung {f}
birbirine geçirme {i} die Zusammenfügung {f}
birbirine geçirmek {fi} ineinander fassen {v}
birbirine geçirmek {allg} miteinander verweben {allg}
birbirine geçirmek {v} schachteln {v}
birbirine geçirmek {v} verflechten {v}
birbirine geçirmek {v} verkuppeln {v}
birbirine geçirmek {fi} verschlingen {v}
birbirine geçirmek {v} verschlingen {v}
birbirine geçirmek {fi} zusammenfügen {v}
birbirine geçirmek {fi} zusammenschieben {v}
birbirine geçirmek {fi} zusammensetzen {v}
birbirine geçme {i} die Verschlingung {f}
birbirine geçmek {fi} [tek]eingreifen {v}
birbirine geçmek {fi} einrasten {v}
birbirine geçmek {allg} ineinander greifen {allg}
birbirine geçmek {allg} ineinander fügen {allg}
birbirine geçmek {itr} verfließen {itr}
birbirine geçmek {itr} verschwimmen {itr}
birbirine girişmek {allg} handgemein werden {allg}
birbirine girme {i} die Karambolage {f}
birbirine girmek {fi} aneinander geraten {v}
birbirine iğnelemek {fi} zustecken {v}
birbirine iğnelerle bağlamak {fi} zusammenstecken {v}
birbirine iliklemek {fi} zusammenknüpfen {v}
birbirine ilişkin {adv} übereinander {adv}
birbirine iple sarmalamak {fi} zusammenschnüren {v}
birbirine iyice bağlanmak {allg} verklammern {allg}
birbirine karışmak {itr} verschwimmen {itr}
birbirine karıştırma {i} die Verwechslung {f}
birbirine karıştırmak {fi} durcheinanderbringen {v}
birbirine karıştırmak {v} verflechten {v}
birbirine karıştırmak {v} verquicken {v}
birbirine karıştırmak {v} verwirren {v}
birbirine karşı {tan.} gegeneinander {Art.}
Indirekte Treffer
birbirine "sen" diye hitap etmek {allg} Brüderschaft trinken {allg}
birbirine ait {s} zusammengehörig {adj}
birbirine alışmak {fi} aufeinander einspielen {v}
birbirine ardışık olarak neden olan olaylar {i} [kim]die Kettenschlussreaktion {f}
birbirine aykırı {a} widersprüchlich {a}
birbirine bağlama {i} die Verkoppelung {f}
birbirine bağlamak {fi} aneinander fügen {v}
birbirine bağlamak {v} verbinden {v}
birbirine bağlamak {fi} koppeln {v}
birbirine bağlamak {fi} einheften {v}
birbirine bağlamak {fi} zusammenknüpfen {v}
birbirine bağlamak {fi} aneinander hängen {v}
birbirine bağlamak {fi} zusammenkitten {v}
birbirine bağlı {s} zusammenhängend {adj}
birbirine bağlı {s} zusammengehörig {adj}
birbirine bağlı {adv} aneinander {adv}
birbirine bağlı olmak {fi} zusammenhängen {v}
birbirine bağlı olmak {fi} zusammenhalten {v}
birbirine bağlı olmak {fi} zusammengehören {v}
birbirine bağlı olmak {itr} kommunizieren {itr}
birbirine bağlı olmak {fi} aneinander hängen {v}
birbirine bağlı olmayan {s} lose {adj}
birbirine bağlı vasiyetname {i} das Berliner Testament {n}
birbirine benzemeyen {s} zusammengewürfelt {adj}
birbirine benzer {i} die Dublette {f}
birbirine benzeyen {s} Wesensgleich {adj}
birbirine bitişik iki ev {i} das Doppelhaus {n}
birbirine bölmek {fi} auseinander dividieren {v}
birbirine çarpmak {fi} zusammenschlagen {v}
birbirine çivilemek {fi} zusammennageln {v}
birbirine denk gelmek {fi} zusammenpassen {v}
birbirine dikmek {fi} zusammennähen {v}
birbirine doğru yönelen {s} konvergent {adj}
birbirine dokunmak {allg} anfassen {allg}
birbirine dolamak {itr} verwachsen {itr}
birbirine dolanmak {fi} zusammenwachsen {v}
birbirine dolanmak {allg} verheddern {allg}
birbirine dolaştırmak {v} verwirren {v}
birbirine eklemek {fi} aneinanderfügen {v}
birbirine eklemek {fi} aneinander fügen {v}
birbirine geçen düğme {i} der Druckknopf {m}
birbirine geçen makine parçaları arasında kalan boşluk {i} [tek]der Spielraum {m}
birbirine geçirilme {i} die Verschlingung {f}
birbirine geçirme {i} die Zusammenfügung {f}
birbirine geçirmek {v} verschlingen {v}
birbirine geçirmek {allg} miteinander verweben {allg}
birbirine geçirmek {fi} verschlingen {v}
birbirine geçirmek {fi} ineinander fassen {v}
birbirine geçirmek {fi} zusammensetzen {v}
birbirine geçirmek {v} verkuppeln {v}
birbirine geçirmek {fi} zusammenschieben {v}
birbirine geçirmek {v} verflechten {v}
birbirine geçirmek {fi} zusammenfügen {v}
birbirine geçirmek {v} schachteln {v}
birbirine geçme {i} die Verschlingung {f}
birbirine geçmek {allg} ineinander greifen {allg}
birbirine geçmek {itr} verschwimmen {itr}
birbirine geçmek {itr} verfließen {itr}
birbirine geçmek {fi} einrasten {v}
birbirine geçmek {allg} ineinander fügen {allg}
birbirine geçmek {fi} [tek]eingreifen {v}
birbirine girişmek {allg} handgemein werden {allg}
birbirine girme {i} die Karambolage {f}
birbirine girmek {fi} aneinander geraten {v}
birbirine iğnelemek {fi} zustecken {v}
birbirine iğnelerle bağlamak {fi} zusammenstecken {v}
birbirine iliklemek {fi} zusammenknüpfen {v}
birbirine ilişkin {adv} übereinander {adv}
birbirine iple sarmalamak {fi} zusammenschnüren {v}
birbirine iyice bağlanmak {allg} verklammern {allg}
birbirine karışmak {itr} verschwimmen {itr}
birbirine karıştırma {i} die Verwechslung {f}
birbirine karıştırmak {v} verwirren {v}
birbirine karıştırmak {v} verquicken {v}
birbirine karıştırmak {v} verflechten {v}
birbirine karıştırmak {fi} durcheinanderbringen {v}
birbirine karşı {adv} widereinander {adv}