TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
alıp başka bir yere koymak {fi} wegsetzen {v}
alıp başka yere götürmek {v} räumen {v}
alıp buraya getirmek {fi} hierher holen {v}
alıp getirmek {fi} abholen {v}
alıp getirmek {v} apportieren {v}
alıp getirmek {fi} herbeiholen {v}
alıp getirmek {fi} herholen {v}
alıp getirmek {v} holen {v}
alıp getirmek {fi} wegholen {v}
alıp getirmek {fi} zurückholen {v}
alıp götürmek {fi} abholen {v}
alıp götürmek {fi} abschwemmen {v}
alıp götürmek {fi} abtragen {v}
alıp götürmek {fi} aufräumen {v}
alıp götürmek {fi} davontragen {v}
alıp götürmek {v} entrücken {v}
alıp götürmek {fi} fortbringen {v}
alıp götürmek {fi} fortnehmen {v}
alıp götürmek {fi} fortreißen {v}
alıp götürmek {fi} fortschaffen {v}
alıp götürmek {fi} hinraffen {v}
alıp götürmek {fi} hinwegfegen {v}
alıp götürmek {fi} mitnehmen {v}
alıp götürmek {fi} mitreißen {v}
alıp götürmek {fi} wegbringen {v}
alıp götürmek {fi} wegholen {v}
alıp götürmek {fi} wegnehmen {v}
alıp götürmek {fi} wegschaffen {v}
alıp kullanma {i} die Anleihe {f}
alıp ortadan kaldırmak {fi} wegnehmen {v}
alıp saklamak {fi} wegnehmen {v}
alıp satmak {fi} Handel treiben {v}
alıp satmak {itr} Handeln {itr}
alıp satmak {fi} in etw machen {v}
alıp satmak {fi} weiterverkaufen {v}
alıp uzaklaşmak {fi} wegnehmen {v}
alıp yukarıya getirmek {fi} heraufholen {v}
Indirekte Treffer
alıp başka bir yere koymak {fi} wegsetzen {v}
alıp başka yere götürmek {v} räumen {v}
alıp buraya getirmek {fi} hierher holen {v}
alıp getirmek {fi} herbeiholen {v}
alıp getirmek {fi} zurückholen {v}
alıp getirmek {v} apportieren {v}
alıp getirmek {fi} wegholen {v}
alıp getirmek {fi} abholen {v}
alıp getirmek {v} holen {v}
alıp getirmek {fi} herholen {v}
alıp götürmek {v} entrücken {v}
alıp götürmek {fi} wegbringen {v}
alıp götürmek {fi} abholen {v}
alıp götürmek {fi} fortschaffen {v}
alıp götürmek {fi} davontragen {v}
alıp götürmek {fi} mitreißen {v}
alıp götürmek {fi} fortreißen {v}
alıp götürmek {fi} wegschaffen {v}
alıp götürmek {fi} aufräumen {v}
alıp götürmek {fi} mitnehmen {v}
alıp götürmek {fi} fortnehmen {v}
alıp götürmek {fi} wegnehmen {v}
alıp götürmek {fi} abtragen {v}
alıp götürmek {fi} hinwegfegen {v}
alıp götürmek {fi} fortbringen {v}
alıp götürmek {fi} wegholen {v}
alıp götürmek {fi} abschwemmen {v}
alıp götürmek {fi} hinraffen {v}
alıp kullanma {i} die Anleihe {f}
alıp ortadan kaldırmak {fi} wegnehmen {v}
alıp saklamak {fi} wegnehmen {v}
alıp satmak {itr} Handeln {itr}
alıp satmak {fi} Handel treiben {v}
alıp satmak {fi} weiterverkaufen {v}
alıp satmak {fi} in etw machen {v}
alıp uzaklaşmak {fi} wegnehmen {v}
alıp yukarıya getirmek {fi} heraufholen {v}
başını alıp gitmek {allg} sein Glück woanders suchen {allg}
bir şeyi sudan alıp çıkarmak {fi} ausfischen {v}
birinin ağzından lafını alıp sürdürmek {allg} jemandem das Wort aus dem Munde nehmen {allg}
derin nefes alıp verme {i} die Durchatmung {f}
derin nefes alıp vermek {fi} durchatmen {v}
eski eşya alıp-satmak {v} trödeln {v}
gıda malı satın alıp stok etme {i} der Hamsterkauf {m}
hatır senetleri alıp verme {i} die Wechselreiterei {f}
işçi alıp çıkarma {i} die Fluktuation {f}
işe alıp işten atmak {allg} heuern und feuern {allg}
kürekle alıp atmak {v} schaufeln {v}
matbaa makinesinin kağıdını alıp kaldıran alet {i} [bas]der Bogenfänger {m}
normal nefes alıp verme {i} [hek]die Eupnoe {f}
peşin para ödeyip malını alıp gitme {allg} gegen Barzahlung und bei eigenem Transport {allg}
şapkasını alıp gitmek zorunda kalmak {allg} seinen Hut nehmen müssen {allg}
sel alıp götürmek {fi} auswaschen {v}
sel alıp götürmek {fi} wegspülen {v}
selin alıp götürmesi {fi} fortschwemmen {v}
soluk alıp vermek {itr} atmen {itr}
sürükleyerek alıp götürmek {fi} abschleppen {v}
tahvil gibi değerli kağıt alıp satan banka {i} [tic]die Effektenbank {f}