TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
alet {i} der Apparat {m}
alet {i} die Aussteuer {f}
alet {i} das Gerät {n}
alet {i} das Hilfsmittel {n}
alet {i} das Instrument {n}
alet {i} das Instrumentarium {n}
alet {i} das Werkzeug {n}
alet {i} das Zeug {n}
alet bilgisi {i} [müz]die Instrumentenkunde {f}
alet çantası {i} der Werkzeugkasten {m}
alet deposu {i} das Gerätelager {n}
alet deposu {i} der Geräteschuppen {m}
alet doğruluk derecesi {i} die Instrumentengenauigkeit {f}
alet edevat {i} das Gerät {n}
alet edevat {i} das Handwerkszeug {n}
alet edevat {i} das Handwerkzeug {n}
alet edevat odası {i} die Gerätkammer {f}
alet edevat sandığı {i} der Geräteschrank {m}
alet emniyet kanunu {i} das Gerätesicherheitsgesetz {n}
alet etme {i} die Instrumentalisierung {f}
alet etmek {fi} instrumentalisieren {v}
alet kullanıcısı {i} [tek]der Operateur {m}
alet kutusu {i} der Geräteschrank {m}
alet kutusu {i} der Werkzeugkasten {m}
alet kutusu {i} [tek]der Werkzeugkoffer {m}
alet olmak {allg} als Mittel dienen {allg}
alet sandığı {i} der Gerätkasten {m}
alet tablosu {i} das Armaturenbrett {n}
alet takmak {fi} aufstellen {v}
alet üreticisi {i} der Gerätehersteller {m}
alet yapımcısı {i} der Werkzeugmacher {m}
alet yapımı {i} der Apparatebau {m}
alet yapımı {i} der Gerätebau {m}
aleti yuvasına alıştırmak {fi} [tek]ankörnen {v}
aletin sapa gömülen kısmı {i} die Angel {f}
aletle kırmak {fi} aufhauen {v}
aletle yarmak {fi} aufhauen {v}
aletler {ç} die Geräte {pl}
aletlerin çalışır tarafı {i} die Bahn {f}
aletli jimnastik {i} [sp]das Geräteturnen {n}
aletli jimnastik {i} [sp]das Langpferd {n}
aletli jimnastikte kulplu beygire sıçrayarak üzerine çıkma {i} [sp]der Pferdsprung {m}
aletli koşu yolu {i} [sp]der Trimm-dich-Pfad {m}
aletsiz jimnastik {ç} [sp]die Freiübungen {pl}
aletsiz yer jimnastiği {i} [sp]die Bodenakrobatik {f}
Indirekte Treffer
alet bilgisi {i} [müz]die Instrumentenkunde {f}
alet çantası {i} der Werkzeugkasten {m}
alet deposu {i} der Geräteschuppen {m}
alet deposu {i} das Gerätelager {n}
alet doğruluk derecesi {i} die Instrumentengenauigkeit {f}
alet edevat {i} das Gerät {n}
alet edevat {i} das Handwerkzeug {n}
alet edevat {i} das Handwerkszeug {n}
alet edevat odası {i} die Gerätkammer {f}
alet edevat sandığı {i} der Geräteschrank {m}
alet emniyet kanunu {i} das Gerätesicherheitsgesetz {n}
alet etme {i} die Instrumentalisierung {f}
alet etmek {fi} instrumentalisieren {v}
alet kullanıcısı {i} [tek]der Operateur {m}
alet kutusu {i} [tek]der Werkzeugkoffer {m}
alet kutusu {i} der Werkzeugkasten {m}
alet kutusu {i} der Geräteschrank {m}
alet olmak {allg} als Mittel dienen {allg}
alet sandığı {i} der Gerätkasten {m}
alet tablosu {i} das Armaturenbrett {n}
alet takmak {fi} aufstellen {v}
alet üreticisi {i} der Gerätehersteller {m}
alet yapımcısı {i} der Werkzeugmacher {m}
alet yapımı {i} der Gerätebau {m}
alet yapımı {i} der Apparatebau {m}
basınçla çalışan alet {i} das Druckluftwerkzeug {n}
bir alet ile {allg} mit Hilfe eines Werkzeuges {allg}
bir alet yardımıyla {allg} mit Hilfe eines Werkzeuges {allg}
bir işe yarayan alet edevat takımı {i} die Gerätschaften {f}
bir şeyi bir şeye sivri bir alet yardımıyla tutturmak {v} Krampen {v}
buharlaştırıcı alet {i} das Eindampfgerät {n}
çekici alet {i} der Extraktionsapparat {m}
çelik alet {i} der Stahlapparat {m}
çocuğun kolay yemek yiyebilmesi için kullanılan alet {i} der Schieber {m}
çok amaçlı alet {i} das Mehrzweckgerät {n}
dakik çalışan alet {i} die Präzisionsarbeit {f}
doğru akımlarda akım ve gerilim ölçen alet {i} [elek]das Drehspulinstrument {n}
doğru ve değişken akımlarda akım ve gerilim ölçen alet {i} [elek]das Dreheiseninstrument {n}
doğum sırasında bebeğin başını tutmaya yarar alet {i} [hek]der Kranioklast {m}
emici alet {i} der Sauger {m}
erkeklerde erektil disfonksiyon rahatsızlığında kullanılan bir çeşit alet {i} die Vakuumpumpe {f}
havanın nemini ölçmeye yarayan alet {i} das Hygrometer {n}
iki renkliliği ölçen alet {i} [fiz]das Dichroskop {n}
ışın kırınımını ölçücü alet {i} [fiz]das Refraktometer {n}
ısıtıcı alet {i} der Wärmer {m}
ısıtıcı alet {nm} Rechaud {nm}
kalbin ritmini yapay olarak düzenleyen alet {i} [hek]der Herzschrittmacher {m}
kaldırmada kullanılan alet {i} der Hebelifter {m}
kesici alet {i} das Schneidwerkzeug {n}
kesici alet kesici ağzı {i} die Schneide {f}
kesici alet namlusu {i} die Klinge {f}
madenci alet edevatı {i} [mad]das Gezäche {n}
matbaa makinesinin kağıdını alıp kaldıran alet {i} [bas]der Bogenfänger {m}
meyve veya sebze toplayıcısı kişi veya alet {i} der Pflücker {m}
mıknatıslı alet {i} das Magnetinstrument {n}
nefesli alet ağızlığı {i} [müz]das Mundstück {n}
nefesli alet çalan {i} [müz]der Bläser {m}
organın hareketlerini kaydeden alet {i} [hek]der Kymograf {m}
şarabın alkolünü ölçen alet {i} das Önometer {n}
ses dalgaları giderilmesi suretiyle uzaklık ve derinlik ölçen alet {i} [den]das Echolot {n}
sıcak tutan alet {i} der Wärmer {m}
sıvıların özgül ağırlığını ölçen alet {i} das Aräometer {n}
su seviyesini gösteren alet {i} der Pegol {m}
sütteki yağ oranını ölçen alet {i} das Butyrometer {n}
suyun acılığını ölçen alet {i} der Hydrodimeter {m}
tabanca şeklindeki alet {i} [tek]die Pistole {f}
tahta üzerine işleme yapan alet {i} [tek]der Brennapparat {m}
telin kalınlığını ölçen alet {i} [tek]die Drahtlehre {f}
tıbbi alet kutusu {i} [hek]das Besteck {n}
vücuttaki yabancı organizmaları belirleyen alet {i} das Boloskop {n}
vücuttan sıvı çekmeye yarayan alet {i} [hek]der Trokar {m}
yardımcı alet {i} das Hilfsmittel {n}