TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
ücret {i} das Arbeitsentgelt {n}
ücret {i} die Besoldung {f}
ücret {i} die Bezahlung {f}
ücret {i} der Bezug {m}
ücret {i} das Entgelt {n}
ücret {i} die Gage {f}
ücret {i} die Gebühr {f}
ücret {i} das Gehalt {n}
ücret {i} [den]die Heuer {f}
ücret {i} das Honorar {n}
ücret {i} die Last {f}
ücret {i} die Liquidation {f}
ücret {i} der Lohn {m}
ücret {i} die Löhnung {f}
ücret {i} die Maut {f}
ücret {i} das Monatsgehalt {n}
ücret {i} der Sold {m}
ücret {i} [tic]die Taxe {f}
ücret {i} der Verdienst {m}
ücret {i} die Vergütung {f}
ücret alacağı {i} der Gehaltsanspruch {m}
ücret alacağı {i} die Honorarforderung {f}
ücret alacağı {i} der Lohnanspruch {m}
ücret alacağı {i} die Lohnforderung {f}
ücret alan {i} der Lohnempfänger {m}
ücret almak {allg} Gebühr erheben {allg}
ücret almak {fi} liquidieren {v}
ücret anlaşması {i} das Lohnabkommen {n}
ücret anlaşması {i} der Tarifvertrag {m}
ücret anlaşmazlığı {i} der Lohnkampf {m}
ücret artışı {i} der Lohnanstieg {m}
ücret artışı {i} die Lohnerhöhung {f}
ücret artışı {i} die Lohnsteigerung {f}
ücret artışı {i} die Tariferhöhung {f}
ücret artışı getirmeyen toplu sözleşme {i} die Nullrunde {f}
ücret artması {i} der Lohnanstieg {m}
ücret avansı {i} der Lohnabschlag {m}
ücret avansı {i} die Lohnvorauszahlung {f}
ücret avansı {i} der Lohnvorschuss {m}
ücret ayarlaması {i} die Lohnangleichung {f}
ücret ayarlaması {i} die Lohnanpassung {f}
ücret ayarlaması {i} der Lohnausgleich {m}
ücret azaltılması {i} die Lohnkürzung {f}
ücret azaltımı {i} die Lohnkürzung {f}
ücret bağlamak {fi} auswerfen {v}
ücret basamakları {i} die Lohnskala {f}
ücret baskısı {i} [tic]der Lohndruck {m}
ücret birimi {i} die Gebühreneinheit {f}
ücret blokajı {i} der Lohnstopp {m}
ücret bordrosu {i} die Lohnabrechnung {f}
ücret bordrosu {i} der Lohnstreifen {m}
ücret bordrosu {i} die Lohnzahlungsabrechnung {f}
ücret çatışması {i} der Lohnkonflikt {m}
ücret cetveli {i} der Tarif {m}
ücret dışı avantajlar {ç} die Lohnnebenleistungen {pl}
ücret dışı ödemeler {ç} die Lohnnebenleistungen {pl}
ücret düzeni {i} die Besoldungsordnung {f}
ücret düzeyi {i} die Lohnhöhe {f}
ücret düzeyi {i} das Lohnniveau {n}
ücret enflasyonu {i} die Lohninflation {f}
ücret enflasyonu {i} die Lohnkosteninflation {f}
ücret eşitliği {i} die Lohngleichheit {f}
ücret esnekliği {i} die Lohnflexibilität {f}
ücret etüdü {i} der Lohnvergleich {m}
ücret farkı {i} der Lohnunterschied {m}
ücret farklılıkları {i} das Lohngefälle {n}
ücret faturası {i} die Gebührenrechnung {f}
ücret faturası {i} die Honorarabrechnung {f}
ücret fleksibilitesi {i} die Lohnflexibilität {f}
ücret geliri {i} das Lohneinkommen {n}
ücret görüşmesi {i} die Lohnverhandlung {f}
ücret grubu {i} die Lohngruppe {f}
ücret haczi {i} die Lohnpfändung {f}
ücret haddi {i} die Lohnhöhe {f}
ücret haddi {i} der Lohnsatz {m}
ücret hakkı {i} der Gehaltsanspruch {m}
ücret hakkı {i} der Lohnanspruch {m}
ücret hareketlenmesi {i} die Lohnbewegung {f}
ücret hareketleri {i} die Lohnbewegung {f}
ücret hesabı {i} [tic]die Liquidation {f}
Indirekte Treffer
adil ücret {allg} angemessener Lohn {allg}
ana ücret {ç} die Lohneckdaten {pl}
asgari ücret {i} die Mindestgebühr {f}
asgari ücret {i} der Minimallohn {m}
asgari ücret {i} der Mindestlohn {m}
asgari ücret {i} das Mindestgehalt {n}
asgari ücret katsayısı {i} der Mindestlohnsatz {m}
asıl ücret {i} der Ecklohn {m}
asıl ücret {i} der Grundlohn {m}
avukatlar için federal ücret tarife yönetmeliği {allg} Bundesgebührenordnung für Rechtsanwälte {allg}
aylık ücret {i} der Monatslohn {m}
ayni ücret {i} der Naturallohn {m}
ayni ücret {i} das Deputat {n}
ayni ücret ödeme {allg} Entlohnung in Sachwerten {allg}
ayniyat olarak ücret ödeme {allg} Entlohnung in Sachwerten {allg}
aynı için aynı ücret {allg} gleicher Lohn für gleiche Arbeit {allg}
aynı tarifeye göre ücret alan çalışanlar grubu {i} die Tarifgruppe {f}
azami ücret {i} der Spitzenlohn {m}
azami ücret {i} der Höchstlohn {m}
bakım ücret tabanı {i} die Pflegesatzbasis {f}
başarı ve verime göre ücret ödeme {i} der Leistungslohn {m}
başarı ve verime göre ücret ödeme sistemi {i} das Leistungslohnsystem {n}
başarıya bağlı ücret {i} das Erfolgshonorar {n}
bireysel ücret {i} der Individuallohn {m}
brüt ücret {i} [tic]der Bruttolohn {m}
brüt ücret {i} [tic]das Bruttogehalt {n}
cüzi ücret {i} der Hungerlohn {m}
doğal ücret haddi {allg} natürlicher Lohnsatz {allg}
doğrudan ücret ve maaş maliyeti {allg} Lohn- und Gehaltseinzelkosten {allg}
doğrusal ücret artışı {allg} lineare Lohnerhöhung {allg}
döneme bağlı ücret {i} der Zeitlohn {m}
düşük ücret {i} der Billiglohn {m}
efektif ücret {i} der Effektivlohn {m}
ek ücret {i} die Nachgebühr {f}
ek ücret {i} der Zuschlag {m}
ek ücret {allg} zusätzliche Gebühr {allg}
ek ücret {i} das Nachporto {n}
ek ücret talebi {i} das Nachporto {n}
ek ücret talebi {i} die Nachgebühr {f}
eksik pul için ek ücret talebi {i} das Nachporto {n}
eksik pul için ek ücret talebi {i} die Nachgebühr {f}
en az ücret {i} der Mindestlohn {m}
en yüksek ücret {i} das Höchstlohn {n}
esas ücret {i} [tic]der Ecklohn {m}
esas ücret {ç} die Lohneckdaten {pl}
esas ücret {i} der Grundlohn {m}
garanti edilen asgari ücret {allg} garantierter Mindestlohn {allg}
gelir ücret vergisi {i} die Lohnsteuer {f}
genel ücret artışı {allg} allgemeine Lohnerhöhung {allg}
götürü ücret {i} der Akkordlohn {m}
gündelik ücret {i} der Tagelohn {m}
günlük ücret {i} der Tagelohn {m}
haftalık ücret {i} der Wochenlohn {m}
hak edilen ücretin altında ücret verilmiş {s} unterbezahlt {adj}
hastalık durumunda ücret ödemeye devam etme {i} die Lohnfortzahlung im Krankheitsfall {f}
henüz ödenmemiş ücret {allg} ausstehender Lohn {allg}
hizmet karşılığı ödenen ücret {i} das Gehalt {n}
iki haftalık ücret {i} das Mediogeld {n}
iki haftalık ücret bordrosu {i} der Medioausweis {m}
iki haftalık ücret bordrosu {i} die Medioabrechnung {f}
indeksli ücret {i} der Indexlohn {m}
indirimli ücret {allg} ermäßigte Gebühr {allg}
isçiye ücret yerine yiyecek ve giyecek gibi şeylerin verilmesi {i} das Deputat {n}
işkolunda ücret {i} der Gruppenlohn {m}
itibari ücret {i} der Reallohn {m}
kanunen asgari ücret {allg} gesetzlicher Mindestlohn {allg}
kaygan ücret {allg} gleitender Lohn {allg}
kaygan ücret tarifesi {i} der Gleitlohntarif {m}
kazanca bağlı ücret {ç} die Tantieme {pl}
kesin ücret {i} die Grundgebühr {f}
kesin ücret {i} das Fixum {n}
mal olarak ödenen ücret {i} der Deputatlohn {m}
munzam ücret {allg} zusätzliche Gebühr {allg}
munzam ücret {i} [tic]die Auslösung {f}
nakdi ücret yerine verilen ayniyat {i} das Deputat {n}
net ücret {i} die Grundgebühr {f}
net ücret {i} der Nettolohn {m}
nominal ücret {i} der Nominallohn {m}
ölmeyecek kadar geçindirecek ücret {i} der Hungerlohn {m}
parasal ücret {i} der Geldlohn {m}