TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
yolunu açmak {fi} jemandem den Weg ebnen {v}
yolunu bulabilmek {fi} zurechtfinden {v}
yolunu bulamamak {allg} nicht zurechtfinden können {allg}
yolunu bulmak {fi} durchfinden {v}
yolunu bulmak {fi} orientieren {v}
yolunu bulmak {fi} zurechtfinden {v}
yolunu değiştirmek {fi} abbiegen {v}
yolunu gözlemek {fi} entgegensehen {v}
yolunu kaybetmek {fi} durchirren {v}
yolunu kaybetmek {fi} fehlgehen {v}
yolunu kaybetmek {fi} verfranzen {v}
yolunu kaybetmek {fi} verirren {v}
yolunu kesmek {itr} brechen {itr}
yolunu kesmek {v} verlegen {v}
yolunu şaşırma {i} die Verirrung {f}
yolunu şaşırmak {fi} abgehen {v}
yolunu şaşırmak {fi} abirren {v}
yolunu şaşırmak {allg} aus dem Geleise kommen {allg}
yolunu şaşırmak {fi} durchirren {v}
yolunu şaşırmak {fi} fehlgehen {v}
yolunu şaşırmak {fi} irregehen {v}
yolunu şaşırmak {itr} irren {itr}
yolunu şaşırmak {fi} verfahren {v}
yolunu şaşırmak {fi} verfranzen {v}
yolunu şaşırmak {fi} verirren {v}
yolunu şaşırmak {fi} verlaufen {v}
yolunu şaşırmak {fi} verfehlen {v}
yolunu şaşırmak {fi} verirren {v}
yolunu şaşırmak {fi} verfahren {v}
yolunu şaşırmış {s} irre {adj}
yolunu şaşırtmak {fi} anfechten {v}
yolunu şaşırtmak {fi} irreführen {v}
yolunu yitirmek {fi} fehlgehen {v}
yolunu yitirmek {fi} verirren {v}
yolunu yitirmek {fi} verlaufen {v}
Indirekte Treffer
at üstünde yolunu kaybetmek {allg} verreiten {allg}
bir çıkar yolunu bulmak {allg} einen Ausweg finden {allg}
birinin yolunu kapamak {allg} jemandem in den Weg treten {allg}
birisinin yolunu beklemek {fi} abpassen {v}
çıkar yolunu bulmak {allg} es möglich machen {allg}
çıkış yolunu boş bırakın! {allg} Ausfahrt freihalten {allg}
çıkış yolunu bulabilmek {fi} herausfinden {v}
el yordamıyla yolunu bulmak {fi} tasten {v}
eve dönüş yolunu bulmak {fi} heimfinden {v}
geliş yolunu kolayca bulabilmek {fi} herfinden {v}
gidiş yolunu bulabilmek {fi} hinfinden {v}
giriş yolunu bulmak {fi} hineinfinden {v}
su yönünü veya yolunu değiştirmek {v} [mad]lösen {v}
suyun yolunu kesmek {v} stauen {v}
yolunu açmak {fi} jemandem den Weg ebnen {v}
yolunu bulabilmek {fi} zurechtfinden {v}
yolunu bulamamak {allg} nicht zurechtfinden können {allg}
yolunu bulmak {fi} durchfinden {v}
yolunu bulmak {fi} zurechtfinden {v}
yolunu bulmak {fi} orientieren {v}
yolunu değiştirmek {fi} abbiegen {v}
yolunu gözlemek {fi} entgegensehen {v}
yolunu kaybetmek {fi} verirren {v}
yolunu kaybetmek {fi} verfranzen {v}
yolunu kaybetmek {fi} fehlgehen {v}
yolunu kaybetmek {fi} durchirren {v}
yolunu kesmek {itr} brechen {itr}
yolunu kesmek {v} verlegen {v}
yolunu şaşırma {i} die Verirrung {f}
yolunu şaşırmak {fi} abirren {v}
yolunu şaşırmak {fi} verlaufen {v}
yolunu şaşırmak {fi} irregehen {v}
yolunu şaşırmak {fi} verirren {v}
yolunu şaşırmak {fi} fehlgehen {v}
yolunu şaşırmak {fi} abgehen {v}
yolunu şaşırmak {fi} verfahren {v}
yolunu şaşırmak {fi} verfranzen {v}
yolunu şaşırmak {fi} durchirren {v}
yolunu şaşırmak {fi} verirren {v}
yolunu şaşırmak {fi} verfahren {v}
yolunu şaşırmak {allg} aus dem Geleise kommen {allg}
yolunu şaşırmak {fi} verfehlen {v}
yolunu şaşırmak {itr} irren {itr}
yolunu şaşırmış {s} irre {adj}
yolunu şaşırtmak {fi} irreführen {v}
yolunu şaşırtmak {fi} anfechten {v}
yolunu yitirmek {fi} verlaufen {v}
yolunu yitirmek {fi} verirren {v}
yolunu yitirmek {fi} fehlgehen {v}