TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
temin {i} die Beschaffung {f}
temin {i} die Erwirkung {f}
temin {i} die Führung {f}
temin {i} [tic]die Lieferung {f}
temin {i} die Versicherung {f}
temin {i} die Versorgung {f}
temin {i} die Zufuhr {f}
temin alanı {i} das Bezugsgebiet {n}
temin bölümü müdürü {allg} Leiter der Beschaffungsabteilung {allg}
temin eden {i} der Beschaffer {m}
temin edici {i} der Beschaffer {m}
temin edilen nitelik {allg} zugesicherte Eigenschaft {allg}
temin etme {i} die Beibringung {f}
temin etme {i} die Beschaffung {f}
temin etme {i} die Besorgung {f}
temin etme {fi} verschaffen {v}
temin etme {i} die Verschaffung {f}
temin etme {i} die Versicherung {f}
temin etme {i} die Zufuhr {f}
temin etme harcamaları {ç} die Beschaffungskosten {pl}
temin etme masrafları {ç} die Bezugskosten {pl}
temin etmek {fi} aufbringen {v}
temin etmek {fi} aufgabeln {v}
temin etmek {fi} beibringen {v}
temin etmek {v} bekräftigen {v}
temin etmek {v} beschaffen {v}
temin etmek {v} besorgen {v}
temin etmek {v} beteuern {v}
temin etmek {fi} decken {v}
temin etmek {v} erwirken {v}
temin etmek {v} erzielen {v}
temin etmek {fi} gewähren {v}
temin etmek {fi} herbeischaffen {v}
temin etmek {fi} hereinholen {v}
temin etmek {allg} jdn mit etw versorgen {allg}
temin etmek {v} liefern {v}
temin etmek {v} schaffen {v}
temin etmek {v} schöpfen {v}
temin etmek {allg} ausstaffieren {allg}
temin etmek {fi} verschaffen {v}
temin etmek {allg} eindecken {allg}
temin etmek {v} sichern {v}
temin etmek {fi} sicherstellen {v}
temin etmek {itr} tragen {itr}
temin etmek {v} verdienen {v}
temin etmek {v} verschaffen {v}
temin etmek {fi} versehen {v}
temin etmek {fi} versichern {v}
temin etmek {v} versorgen {v}
temin etmek {fi} zuführen {v}
temin etmek {fi} zuschanzen {v}
temin etmek {fi} zusichern {v}
temin etmek {fi} zusprechen {v}
temin etmek {v} beziehen {v}
temin etmiş olmak {fi} bereithalten {v}
temin ve teslim {i} die Lieferung {f}
temin ve teslim anlaşması {i} das Lieferabkommen {n}
temin ve teslim edilebilir {a} lieferbar {a}
temin ve teslim olunabilir {a} lieferbar {a}
temin ve teslim teklifi {i} das Lieferangebot {n}
temin ve teslim teklifi yapmak {allg} Lieferung anbieten {allg}
temin ve teslimde güçlükler {ç} die Lieferschwierigkeiten {pl}
temin yeri {i} das Bezugsgebiet {n}
teminal bildirgesi {i} der Deckungsbescheid {m}
teminat {i} die Bürgschaft {f}
teminat {i} [tic]die Deckung {f}
teminat {i} die Garantie {f}
teminat {i} die Gewähr {f}
teminat {i} die Kaution {f}
teminat {i} das Pfand {n}
teminat {i} die Sicherheit {f}
teminat {i} die Sicherheitsleistung {f}
teminat {i} die Sicherung {f}
teminat {i} das Unterpfand {n}
teminat akçesi {i} die Deckungssumme {f}
teminat akçesi {i} die Deckungsrücklage {f}
teminat akçesi {i} das Haftgeld {n}
teminat akçesi {i} die Kaution {f}
teminat akçesi {i} [tic]die Kautionssumme {f}
teminat bedeli {i} die Haftungssumme {f}
Indirekte Treffer
deponun mevcudunu temin etmek {fi} [tic]bevorraten {v}
disiplini temin etmek {allg} Disziplin halten {allg}
enerji temin ve arzı {i} die Energieversorgung {f}
enerji temin ve dağıtımı {i} die Energieversorgung {f}
evin geçimini temin eden kişi {i} der Verdiener {m}
geçimini temin etme yükümlülüğü {i} [huk]die Unterhaltspflicht {f}
geçimini temin etmek {allg} sein Brot verdienen {allg}
geçimini temin etmek {itr} sorgen {itr}
geçimini temin etmek {fi} durchkommen {v}
geçimini temin etmek {fi} durchwursteln {v}
geçimini temin etmek {fi} durchfüttern {v}
geçimini temin etmek {allg} seinen Unterhalt verdienen {allg}
geçimini temin etmek {v} bestreiten {v}
geçimini temin etmek {v} verproviantieren {v}
geçimini temin etmek {allg} sein Fortkommen haben {allg}
geçimini temin etmek {v} unterhalten {v}
geçimini temin etmekle yükümlü {s} [huk]unterhaltspflichtig {adj}
geçimini zorlukla temin etmek {allg} kümmerlich durchschlagen {allg}
her büyüklükte temin ve teslim edilir {allg} in allen Größen lieferbar {allg}
her ölçüde temin ve teslim edilir {allg} in allen Größen lieferbar {allg}
ihtiyaçları temin {i} die Besorgung {f}
ihtiyaçlarını kendi kendine temin eden {i} der Selbstversorger {m}
temin etmek {fi} auftun {v}
kazanç temin etmek {allg} an etw verdienen {allg}
kefalet temin etmek {allg} Kaution bereitstellen {allg}
kredi temin etmek {allg} Kredit beschaffen {allg}
para temin etme {i} die Geldversorgung {f}
para temin etmek {allg} Geld aufbringen {allg}
temin alanı {i} das Bezugsgebiet {n}
temin bölümü müdürü {allg} Leiter der Beschaffungsabteilung {allg}
temin eden {i} der Beschaffer {m}
temin edici {i} der Beschaffer {m}
temin edilen nitelik {allg} zugesicherte Eigenschaft {allg}
temin etme {fi} verschaffen {v}
temin etme {i} die Besorgung {f}
temin etme {i} die Zufuhr {f}
temin etme {i} die Beschaffung {f}
temin etme {i} die Versicherung {f}
temin etme {i} die Beibringung {f}
temin etme {i} die Verschaffung {f}
temin etme harcamaları {ç} die Beschaffungskosten {pl}
temin etme masrafları {ç} die Bezugskosten {pl}
temin etmek {v} beschaffen {v}
temin etmek {fi} herbeischaffen {v}
temin etmek {v} sichern {v}
temin etmek {fi} zuschanzen {v}
temin etmek {v} erwirken {v}
temin etmek {v} schaffen {v}
temin etmek {v} verschaffen {v}
temin etmek {v} bekräftigen {v}
temin etmek {allg} eindecken {allg}
temin etmek {fi} zuführen {v}
temin etmek {fi} decken {v}
temin etmek {v} liefern {v}
temin etmek {v} verdienen {v}
temin etmek {v} beziehen {v}
temin etmek {fi} beibringen {v}
temin etmek {fi} verschaffen {v}
temin etmek {v} versorgen {v}
temin etmek {v} beteuern {v}
temin etmek {allg} jdn mit etw versorgen {allg}
temin etmek {itr} tragen {itr}
temin etmek {fi} zusprechen {v}
temin etmek {fi} aufgabeln {v}
temin etmek {fi} gewähren {v}
temin etmek {allg} ausstaffieren {allg}
temin etmek {fi} versichern {v}
temin etmek {v} besorgen {v}
temin etmek {fi} hereinholen {v}
temin etmek {fi} sicherstellen {v}
temin etmek {fi} aufbringen {v}
temin etmek {fi} zusichern {v}
temin etmek {v} erzielen {v}