TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
kuşu yuvasından almak {fi} ausheben {v}
kusuk {i} das Erbrochene {n}
kuşun tüylerini yolmak {allg} einen Vogel rupfen {allg}
kusur {i} die Culpa {f}
kusur {i} der Defekt {m}
kusur {i} die Fahrlässigkeit {f}
kusur {i} der Fauxpas {m}
kusur {i} der Fehler {m}
kusur {i} der Fehltritt {m}
kusur {i} der Fleck {m}
kusur {i} das Gebrechen {n}
kusur {i} die Gebrechlichkeit {f}
kusur {i} der Makel {m}
kusur {i} der Mangel {m}
kusur {i} das Manko {n}
kusur {i} der Missstand {m}
kusur {i} der Schnitzer {m}
kusur {i} [tic]die Schuld {f}
kusur {i} der Tadel {m}
kusur {i} die Ungenauigkeit {f}
kusur {i} das Ungenügen {n}
kusur {i} die Untugend {f}
kusur {i} die Verfehlung {f}
kusur {i} das Versäumnis {n}
kusur {i} das Verschulden {n}
kusur {i} die Verschuldung {f}
kusur {i} [hek]das Vitium {n}
kusur {i} Macke {nom}
kusur aramak {v} bemäkeln {v}
kusur aramak {v} kritisieren {v}
kusur belirtisi {i} die Mängelerscheinung {f}
kusur bulma {i} die Beanstandung {f}
kusur bulma {i} die Bemängelung {f}
kusur bulma {i} die Tadelei {f}
kusur bulmak {v} bemäkeln {v}
kusur bulmak {v} kritisieren {v}
kusur bulmak {fi} kritteln {v}
kusur bulmak {itr} mäkeln {itr}
kusur bulmak {fi} mies machen {v}
kusur bulmak {v} monieren {v}
kusur bulmak {itr} nörgeln {itr}
kusur bulmak {fi} tadeln {v}
kusur davası {i} [huk]die Minderungsklage {f}
kusur ehliyeti olmayan {allg} schuldunfähig {allg}
kusur ehliyeti olmayan {i} [huk]die Deliktsunfähigkeit {f}
kusur ehliyetine sahip {allg} schuldfähig {allg}
kusur hakkında ara karar {i} das Schuldinterlokut {n}
kusur karinesi {i} die Verschuldensvermutung {f}
kusur marjı {i} die Fehlergrenze {f}
kusur şekli {i} die Schuldform {f}
kusur sorumluluğu {i} die Verschuldenshaftung {f}
kusur sorumluluğu {i} [huk]die Deliktsfähigkeit {f}
kusur yapmak {allg} einen Fehltritt tun {allg}
kusura bakma {allg} nichts für ungut {allg}
kusura bakmamak {v} entschuldigen {v}
kusura bakmayan {s} nachsichtig {adj}
kusura bakmayın {allg} verzeihen Sie {allg}
kusura bakmayın {allg} verzeihen Sie! {allg}
kusura bakmayın! {allg} nehmen Sie es nicht übel {allg}
küsuratlı para {i} das Kleingeld {n}
kusurdan doğan hak {allg} Anspruch aus Mängeln {allg}
kusurlar {ç} die Mängel {pl}
kusurlar için sorumluluk {allg} Haftung für Mängel {allg}
kusurlardan oluşan zarar {i} der Mängelfolgeschaden {m}
kusurlardan sorumluluk {i} [eko]die Magelhaftung {f}
kusurları bildirme {i} die Mängelanzeige {f}
kusurları giderme {i} die Mängelbeseitigung {f}
kusurlu {s} behaftet {adj}
kusurlu {a} beschädigt {a}
kusurlu {s} defekt {adj}
kusurlu {s} defektiv {adj}
kusurlu {a} fahrlässig {a}
kusurlu {a} fehlerhaft {a}
kusurlu {s} gebrechlich {adj}
kusurlu {s} inkorrekt {adj}
kusurlu {i} die Inkorrektheit {f}
kusurlu {s} lückenhaft {adj}
kusurlu {s} makelhaft {adj}
kusurlu {s} mangelhaft {adj}
kusurlu {önk} miss- {prä}
Indirekte Treffer
ağaççıl tarla kuşu {i} die Lerche {f}
ağaççıl tarla kuşu {i} die Heidelerche {f}
alp şarkıcı kuşu {i} [hayb]die Alpenbraunelle {f}
angut kuşu {i} [hayb]die Belche {f}
anka kuşu {i} der Fönix {m}
ardıç kuşu {i} [hayb]der Krammetsvogel {m}
ardıç kuşu {i} [hayb]die Wacholderdrossel {f}
arı kuşu {i} der Bienenfresser {m}
balıkçıl kuşu {i} [hayb]der Fischreiher {m}
başına devlet kuşu konmak {fi} ein großes Glück besehen {v}
baştankara kuşu {i} [hayb]die Kohlmeise {f}
bir tür Afrika kuşu {i} [hayb]der Sekretär {m}
bir tür ardıç kuşu {i} [hayb]die Singdrossel {f}
bozdoğan kuşu {i} [hayb]die Braunelle {f}
çakıl kuşu {i} der Sanderling {m}
çapraz gaga kuşu {i} [hayb]der Kreuzschnabel {m}
çavuş kuşu {i} [hayb]der Wiedehopf {m}
çayır kuşu {i} der Wiesensterling {m}
çayır kuşu {i} der Sterling {m}
çayır kuşu {i} die Lerche {f}
cennet kuşu {i} [hayb]der Paradiesvogel {m}
çit kuşu {i} der Zaunkönig {m}
çıt kuşu {i} der Zaunkönig {m}
dalgıç kuşu {i} [hayb]der Taucher {m}
dere kuşu {i} der Eisvogel {m}
dev toy kuşu {i} die Trappe {f}
dev toy kuşu {i} die Kori-Trappe {f}
doğan kuşu {i} die Beize {f}
doğan kuşu ile avlanmak {v} beizen {v}
dokumacı kuşu {i} der Webervogel {m}
dokumacı kuşu {i} der Weber {m}
duvar tırmaşık kuşu {i} der Mauerläufer {m}
ebabil kuşu {i} der Sturmvogel {m}
Filistin güneş kuşu {i} der Nektarvogel {m}
fırtına kuşu {i} [hayb]der Sturmvogel {m}
fırtına kuşu {i} [hayb]der Gewittervogel {m}
flaman kuşu {i} der Rosaflamingo {m}
flaman kuşu {i} der Flamingo {m}
florya kuşu {i} [hayb]der Grünling {m}
florya kuşu {i} [hayb]der Grünfink {m}
fregat kuşu {i} [hayb]der Fregattenvogel {m}
gece kuşu {i} [hayb]das Sumpfhuhn {n}
gece kuşu {i} der Bummelant {m}
gece kuşu {i} [hayb]der Nachtschwärmer {m}
gece kuşu {i} [hayb]die Nachteule {f}
gece kuşu {i} die Bummlerin {f}
gece kuşu {i} der Bummler {m}
gece kuşu olmak {allg} Nachtschwärmer sein {allg}
gece kuşu olmak {allg} eine Nachteule sein {allg}
göçmen kuşu {ç} die Zugvögel {pl}
göçmen kuşu {i} der Zugvogel {m}
gökardıç kuşu {i} [hayb]die Blaumerle {f}
guguk kuşu {i} [hayb]der Kuckuck {m}
guguk kuşu {i} [hayb]der Gauch {m}
guguk kuşu ötmesi {i} der Kuckucksruf {m}
guguk kuşu ötüşü {i} der Kuckucksruf {m}
guguk kuşu sesi {ünl} kuckuck {Inter}
güneş kuşu {i} der Nektarvogel {m}
ince gagalı kervan çulluk kuşu {i} [hayb]der Dünnschnabelbrachvogel {m}
incir kuşu {i} der Wiesenpieper {m}
incir kuşu {i} der Pieper {m}
ipekkuyruk kuşu {i} der Seidenschwanz {m}
iskele kuşu {i} [hayb]der Königsfischer {m}
iskele kuşu {i} der Eisvogel {m}
iskete kuşu {i} [hayb]die Meise {f}
ispinoz kuşu {i} [hayb]der Buchfink {m}
ispinoz kuşu {i} der Zeisig {m}
ispinoz kuşu {i} [hayb]der Fink {m}
kafes kuşu {i} der Stubenvogel {m}
kanarya kuşu {i} [hayb]der Kanarienvogel {m}
kardinal kuşu {allg} roter Kardinal {allg}
kardinal kuşu {i} [hayb]der Kardinal {m}
karınsa kuşu {i} [hayb]die Mauserung {f}
kenevir kuşu {i} der Zeisig {m}
kenevir kuşu {i} der Birkenzeisig {m}
keten kuşu {i} der Hänfling {m}
keten kuşu {i} der Bluthänfling {m}
kiraz kuşu {i} die Gartenammer {f}
kiraz kuşu {i} die Ammer {f}
kiraz kuşu {i} der Ortolan {m}