TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
katı {s} dicht {adj}
katı {s} drakonisch {adj}
katı {s} durchgreifend {adj}
katı {s} erbarmungslos {adj}
katı {s} fest {adj}
katı {s} grob {adj}
katı {s} hart {adj}
katı {s} kaltherzig {adj}
katı {s} knallhart {adj}
katı {s} kompakt {adj}
katı {s} rigid {adj}
katı {s} rigide {adj}
katı {s} sämig {adj}
katı {s} scharf {adj}
katı {s} steif {adj}
katı {s} straff {adj}
katı {s} streng {adj}
katı {s} stur {adj}
katı {s} trocken {adj}
katı {s} unerbittlich {adj}
katı {s} unnachsichtig {adj}
katı {s} unwirsch {adj}
katı {s} zäh {adj}
katı (madde) {i} [fiz]der Feststoff {m}
katı arbitraj {allg} [tic]harte Arbitrage {allg}
katı cisimler {allg} feste Körper {allg}
katı çözelti {allg} [kim]feste Lösung {allg}
katı inançlı {s} rechtgläubig {adj}
katı inançlılık {i} die Rechtgläubigkeit {f}
katı kişi {s} hart {adj}
katı kurallar {allg} starre Regeln {allg}
katı madde {i} der Feststoff {m}
katı madde {s} hart gesotten {adj}
katı para {allg} hartes Geld {allg}
katı para {i} das Hartgeld {n}
katı para {i} die Hartwährung {f}
katı parçacıkları bir sıvı içinde dağıtmak {v} suspendieren {v}
katı pişmiş {adv} hartgekocht {adv}
katı pişmiş {a} hartgesotten {a}
katı tedbirler {allg} strenge Maßnahmen {allg}
katı tedbirler almak {fi} durchgreifen {v}
katı yakıtların kuru damıtılması {i} [kim]die Schwelung {f}
katı yargılama {i} die Inquisition {f}
katı yemek {i} der Pamps {m}
katı yumurta {s} hart gesotten {adj}
katı yumurta {allg} hartgekochtes Ei {allg}
katı yürekli {allg} ein Herz aus Stein {allg}
katı yürekli {s} hart {adj}
katı yürekli {s} hart gesotten {adj}
katı yürekli {s} hartherzig {adj}
katı yürekli {a} lieblos {a}
katı yürekli biri olmamak {allg} kein Unmensch sein {allg}
katı yürekli kişi {i} der Unmensch {m}
katı yürekli olmak {allg} kein Herz haben {allg}
katı yüreklilik {i} die Hartherzigkeit {f}
katık {i} der Belag {m}
katık {s} belegt {adj}
katık {i} das Zubrot {n}
katık {i} die Zukost {f}
katıksız {allg} bei Wasser und Brot {allg}
katıksız {s} gediegen {adj}
katıksız {a} lauter {a}
katıksız {s} pur {adj}
katıksız {s} rein {adj}
katıksız {s} trocken {adj}
katıksız {s} unverfälscht {adj}
katıksız {s} unvermischt {adj}
katıksız {a} wahr {a}
katıksız gerçek {allg} die nackte Wahrheit {allg}
katıksız hapis {allg} Arrest bei Wasser und Brot {allg}
katıksızlık {i} die Gediegenheit {f}
katıla katıla gülmek {fi} kaputtlachen {v}
katıla katıla gülmek {fi} kranklachen {v}
katıla katıla gülmek {fi} krummlachen {v}
katıla katıla gülmek {fi} krummlachen {v}
katıla katıla gülmek {allg} kugeln {allg}
katıla katıla gülmek {fi} schieflachen {v}
katıla katıla gülmek {itr} wiehern {itr}
katılan {i} der Beitragender {m}
katılan {i} die Beteiligte {f}
Indirekte Treffer
ara katı {i} die Teilsohle {f}
aşırı katı {s} rigoristisch {adj}
beş katı {adv} fünffältig {adv}
bina katı {i} der Stock {m}
bina katı {i} die Etage {f}
bina katı {i} das Stockwerk {n}
bir buçuk katı {allg} um die Hälfte mehr {allg}
bodrum katı {i} die Kellerwohnung {f}
bodrum katı {i} das Kellergeschoss {n}
bodrum katı {i} das Erdgeschoss {n}
çatı katı {i} die Dachwohnung {f}
çatı katı {i} die Mansarde {f}
çatı katı {i} das Dachgeschoss {n}
çatı katı odası {i} die Bodenkammer {f}
çatı katı odası {i} die Mansarde {f}
çatı katı penceresi {i} die Dachluke {f}
çatı katı penceresi {i} das Dachfenster {n}
dini açıdan fazla katı {s} [din]orthodox {adj}
evin altına bodrum katı yapmak {v} unterkellern {v}
gazın sıvı veya katı duruma geçişi {i} [fiz]die Kondensation {f}
giriş katı {i} das Erdgeschoss {n}
gövde katı {i} der Stammraum {m}
gözün damar katı {i} [anat]die Aderhaut {f}
idare katı {i} die Chefetage {f}
iki eğilimden daha katı olan tarafın temsilcisi {i} der Observant {m}
ip yapımında kullanılan katı elyaf {i} die Yerkumfaser {f}
katı (madde) {i} [fiz]der Feststoff {m}
katı arbitraj {allg} [tic]harte Arbitrage {allg}
katı cisimler {allg} feste Körper {allg}
katı çözelti {allg} [kim]feste Lösung {allg}
katı inançlı {s} rechtgläubig {adj}
katı inançlılık {i} die Rechtgläubigkeit {f}
katı kişi {s} hart {adj}
katı kurallar {allg} starre Regeln {allg}
katı madde {s} hart gesotten {adj}
katı madde {i} der Feststoff {m}
katı para {allg} hartes Geld {allg}
katı para {i} die Hartwährung {f}
katı para {i} das Hartgeld {n}
katı parçacıkları bir sıvı içinde dağıtmak {v} suspendieren {v}
katı pişmiş {a} hartgesotten {a}
katı pişmiş {adv} hartgekocht {adv}
katı tedbirler {allg} strenge Maßnahmen {allg}
katı tedbirler almak {fi} durchgreifen {v}
katı yakıtların kuru damıtılması {i} [kim]die Schwelung {f}
katı yargılama {i} die Inquisition {f}
katı yemek {i} der Pamps {m}
katı yumurta {allg} hartgekochtes Ei {allg}
katı yumurta {s} hart gesotten {adj}
katı yürekli {s} hart {adj}
katı yürekli {allg} ein Herz aus Stein {allg}
katı yürekli {a} lieblos {a}
katı yürekli {s} hartherzig {adj}
katı yürekli {s} hart gesotten {adj}
katı yürekli biri olmamak {allg} kein Unmensch sein {allg}
katı yürekli kişi {i} der Unmensch {m}
katı yürekli olmak {allg} kein Herz haben {allg}