TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
hastalık {i} die Erkrankung {f}
hastalık {i} das Gebrechen {n}
hastalık {i} die Krankheit {f}
hastalık {i} [hek]das Angst {n}
hastalık {i} die Sucht {f}
hastalık {i} das übel {n}
hastalık belirtileri {i} [hek]das Krankheitsbild {n}
hastalık belirtileri {i} [hek]die Krankheitserscheinung {f}
hastalık belirtilerin geçici olarak kaybolması {i} die Remission {f}
hastalık belirtisi {i} [hek]das Krankheitszeichen {n}
hastalık belirtisinin azalarak yok olması {i} [hek]die Rückbildung {f}
hastalık belirtisinin azalarak yok olması {i} [hek]die Rückentwicklung {f}
hastalık bildirme zorunluluğu {i} [hek]die Krankheit-Anzeigepflicht {f}
hastalık bulaşmak {fi} davontragen {v}
hastalık bulaşması {i} die Infektion {f}
hastalık bulaşmış {s} durchseucht {adj}
hastalık bulaşmış {a} infiziert {a}
hastalık bulaştırmak {fi} [hek]anstecken {v}
hastalık bulaştırmak {v} infizieren {v}
hastalık bulaştırmak {fi} [hek]weiterverbreiten {v}
hastalık bunalımı {i} der Anfall {m}
hastalık derecesinde bağlılık {i} die Hörigkeit {f}
hastalık derecesinde istemek {itr} gieren {itr}
hastalık derecesinde şehvet düşkünlüğü {i} [hek]die Satyriasis {f}
hastalık durumu {i} der Krankenstand {m}
hastalık durumu {i} der Krankheitsfall {m}
hastalık durumunda {allg} im Krankheitsfall {allg}
hastalık durumunda günlük para yardımı sigortası {i} die Krankentagegeldversicherung {f}
hastalık durumunda ücret ödemeye devam etme {i} die Lohnfortzahlung im Krankheitsfall {f}
hastalık emareleri {i} [hek]das Krankheitsbild {n}
hastalık geçirici {i} [hek]der Krankheitserreger {m}
hastalık geçirmek {fi} [hek]anstecken {v}
hastalık gerilemesi {fi} [hek]zurückgehen {v}
hastalık hali {i} der Krankenstand {m}
hastalık hali {i} der Krankheitsfall {m}
hastalık hastalığı {i} die Hypochondrie {f}
hastalık hastası {allg} der eingebildete Kranke {allg}
hastalık hastası {i} der Hypochonder {m}
hastalık hastası {i} der Simulant {m}
hastalık hikayesi {i} die Anamnese {f}
hastalık hikayesi {i} [hek]die Krankengeschichte {f}
hastalık işareti {s} positiv {adj}
hastalık istatistiği {i} die Krankenstatistik {f}
hastalık iyi etmek {fi} ausheilen {v}
hastalık izni {allg} [hek]Fehlt wegen Krankheit {allg}
hastalık izni {i} der Krankheitsurlaub {m}
hastalık kapmak {fi} davontragen {v}
hastalık kapmak {allg} einen Knacks bekommen {allg}
hastalık kapmak {allg} eine Krankheit holen {allg}
hastalık kapmak {fi} infizieren {v}
hastalık kasası {i} die Krankenkasse {f}
hastalık maliyeti {ç} die Krankheitskosten {pl}
hastalık masrafları {ç} die Krankheitskosten {pl}
hastalık nedeni {i} die Krankheitsursache {f}
hastalık nedeni ile dokularda meydana gelen değişimleri inceleyen doktor {i} der Pathologe {m}
hastalık nedeniyle {allg} anlässlich der Krankheit {allg}
hastalık nedeniyle {adv} krankheitshalber {adv}
hastalık nedeniyle {allg} wegen der Krankheit {allg}
hastalık nedeniyle çalışmamak {i} das Krankfeiern {n}
hastalık nedeniyle yataktan çıkmamak {allg} das Bett hüten {allg}
hastalık nedeniyle zayıf {s} wackelig {adj}
hastalık nedeniyle zayıf {s} wacklig {adj}
hastalık nöbeti {i} der Anfall {m}
hastalık nöbeti {i} [hek]die Krise {f}
hastalık nöbeti {i} [hek]die Krisis {f}
hastalık ödenekleri {ç} die Krankenbezüge {pl}
hastalık oluşması {i} [hek]die Diathese {f}
hastalık oluşturan {s} [hek]pathogen {adj}
hastalık önleyici araç {i} [hek]das Präventivmittel {n}
hastalık oranı {i} die Krankenausfallquote {f}
hastalık öyküsü {i} die Anamnese {f}
hastalık parası {i} das Krankengeld {n}
hastalık parası sigortası {i} die Krankengeldversicherung {f}
hastalık pozu yapmak {fi} simulieren {v}
hastalık raporu {i} das Krankenattest {n}
hastalık raporu {i} der Krankheitsbericht {m}
hastalık salgını {i} [hek]die Infektion {f}
hastalık sandığı {i} die Krankenkasse {f}
hastalık sandığı doktoru {i} der Kassenarzt {m}
hastalık sarması {i} der Befall {m}
Indirekte Treffer
ateşli hastalık {i} [hek]die Fieberkrankheit {f}
belli bir bölgede yada bir toplumda görülen hastalık {a} endemisch {a}
Beşinci hastalık {ç} [hek]die Ringelröteln {pl}
bildirilmesi zorunlu hastalık {allg} meldepflichtige Krankheit {allg}
bildirilmesi zorunlu hastalık {s} [hek]meldepflichtig {adj}
bir hastalık taşımak {allg} eine Krankheit anschleppen {allg}
birdenbire ortaya çıkan ve hızla gelişen hastalık {allg} [hek]akute Krankheit {allg}
bulaşıcı hastalık {i} die Seuche {f}
bulaşıcı hastalık {allg} ansteckende Krankheit {allg}
bulaşıcı hastalık {s} infektiös {adj}
bulaşıcı hastalık {i} die Infektionskrankheit {f}
bulaşıcı hastalık {i} [hek]die Infektion {f}
bulaşıcı hastalık {i} der Infekt {m}
cinsel hastalık {i} [hek]die Geschlechtskrankheit {f}
deride alerjik hastalık {i} [hek]die Nesselsucht {f}
deride alerjik hastalık {i} [hek]das Nesselfieber {n}
deride alerjik hastalık {i} [hek]der Nesselausschlag {m}
doku kararmasına yol açan hastalık {i} [hek]die Schwarzfäule {f}
doku kararmasına yol açan hastalık {i} [hek]die Schwärze {f}
düzensiz beslenme sonucu oluşan hastalık {i} [hek]der Nährschaden {m}
gastrointestinal hastalık {i} [hek]die Magen-Darm-Erkrankung {f}
gastrolojik hastalık {allg} gastrologische Krankheit {allg}
genetik hastalık {i} die Erbkrankheit {f}
giderek ilerleyen bir hastalık {allg} progressiv {allg}
günlük hastalık parası haddi {i} der Krankengeldtagessatz {m}
hastalık belirtileri {i} [hek]das Krankheitsbild {n}
hastalık belirtileri {i} [hek]die Krankheitserscheinung {f}
hastalık belirtilerin geçici olarak kaybolması {i} die Remission {f}
hastalık belirtisi {i} [hek]das Krankheitszeichen {n}
hastalık belirtisinin azalarak yok olması {i} [hek]die Rückbildung {f}
hastalık belirtisinin azalarak yok olması {i} [hek]die Rückentwicklung {f}
hastalık bildirme zorunluluğu {i} [hek]die Krankheit-Anzeigepflicht {f}
hastalık bulaşmak {fi} davontragen {v}
hastalık bulaşması {i} die Infektion {f}
hastalık bulaşmış {a} infiziert {a}
hastalık bulaşmış {s} durchseucht {adj}
hastalık bulaştırmak {fi} [hek]weiterverbreiten {v}
hastalık bulaştırmak {v} infizieren {v}
hastalık bulaştırmak {fi} [hek]anstecken {v}
hastalık bunalımı {i} der Anfall {m}
hastalık derecesinde bağlılık {i} die Hörigkeit {f}
hastalık derecesinde istemek {itr} gieren {itr}
hastalık derecesinde şehvet düşkünlüğü {i} [hek]die Satyriasis {f}
hastalık durumu {i} der Krankenstand {m}
hastalık durumu {i} der Krankheitsfall {m}
hastalık durumunda {allg} im Krankheitsfall {allg}
hastalık durumunda günlük para yardımı sigortası {i} die Krankentagegeldversicherung {f}
hastalık durumunda ücret ödemeye devam etme {i} die Lohnfortzahlung im Krankheitsfall {f}
hastalık emareleri {i} [hek]das Krankheitsbild {n}
hastalık geçirici {i} [hek]der Krankheitserreger {m}
hastalık geçirmek {fi} [hek]anstecken {v}
hastalık gerilemesi {fi} [hek]zurückgehen {v}
hastalık hali {i} der Krankenstand {m}
hastalık hali {i} der Krankheitsfall {m}
hastalık hastalığı {i} die Hypochondrie {f}
hastalık hastası {i} der Simulant {m}
hastalık hastası {i} der Hypochonder {m}
hastalık hastası {allg} der eingebildete Kranke {allg}
hastalık hikayesi {i} [hek]die Krankengeschichte {f}
hastalık hikayesi {i} die Anamnese {f}
hastalık işareti {s} positiv {adj}
hastalık istatistiği {i} die Krankenstatistik {f}
hastalık iyi etmek {fi} ausheilen {v}
hastalık izni {i} der Krankheitsurlaub {m}
hastalık izni {allg} [hek]Fehlt wegen Krankheit {allg}
hastalık kapmak {allg} einen Knacks bekommen {allg}
hastalık kapmak {fi} davontragen {v}
hastalık kapmak {fi} infizieren {v}
hastalık kapmak {allg} eine Krankheit holen {allg}
hastalık kasası {i} die Krankenkasse {f}
hastalık maliyeti {ç} die Krankheitskosten {pl}
hastalık masrafları {ç} die Krankheitskosten {pl}
hastalık nedeni {i} die Krankheitsursache {f}
hastalık nedeni ile dokularda meydana gelen değişimleri inceleyen doktor {i} der Pathologe {m}