TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
geçen {adv} damalig {adv}
geçen {s} ehemalig {adj}
geçen {s} letzt {adj}
geçen {a} letzter {a}
geçen {s} verflossen {adj}
geçen {s} vorig {adj}
geçen {adv} vorüber {adv}
geçen ay {allg} letzter Monat {allg}
geçen ayın {allg} vorigen Monats {allg}
geçen cuma {allg} letzten Freitag {allg}
geçen gün {adv} kürzlich {adv}
geçen gün {allg} vor kurzem {allg}
geçen hafta {allg} letzte Woche {allg}
geçen sefer {allg} das vorige Mal {allg}
geçen sene {allg} letztes Jahr {allg}
geçen yıl {allg} im vergangenen Jahr {allg}
geçen yıl {allg} voriges Jahr {allg}
geçen yıl {i} das Vorjahr {n}
geçen yıla ait olan {s} vorjährig {adj}
geçen yılki {s} letztjährig {adj}
geçen yılki {s} vorjährig {adj}
geçen yol {i} der Weg {m}
geçende {adv} letztens {adv}
geçenek {i} der Korridor {m}
gecenin bastırması {allg} Einbruch der Nacht {allg}
gecenin çökmesi {i} der Einbruch {m}
gecenin geç saatinde {allg} zu vorgerückter Stunde {allg}
gecenin ortasında {allg} mitten in der Nacht {allg}
geçenlerde {adv} jüngst {adv}
geçenlerde {adv} kürzlich {adv}
geçenlerde {adv} letztens {adv}
geçenlerde {adv} letzthin {adv}
geçenlerde {a} neuerdings {a}
geçenlerde {adv} neuerlich {adv}
geçenlerde {s} neulich {adj}
geçenlerde {adv} unlängst {adv}
geçenlerde {a} vor {a}
geçenlerde {allg} vor kurzem {allg}
Indirekte Treffer
adı geçen {s} betreffend {adj}
adı geçen {s} vorerwähnt {adj}
adı geçen {tan.} ebenderselbe {Art.}
adı geçen {s} so genannt {adj}
adı geçen {tan.} ebender {Art.}
adı geçen {s} vorbezeichnet {adj}
adı geçen {s} obig {adj}
adı geçen {allg} das Vorstehende {allg}
adı geçen {s} besagt {adj}
adı geçen {adv} oben genannt {adv}
adı geçen {fm} Betreffende {fm}
adı geçen {s} vorgenannt {adj}
adı geçen {allg} in Frage stehend {allg}
adı geçen kadın {allg} die besagte Frau {allg}
adı geçen kişi {mf} Besagte {mf}
ağacın dikilmesi ve aynı ağacın yaşlanarak kesilmesi arasında geçen süre {i} [bitk]der Umtrieb {m}
aşağıda sözü geçen {allg} unten erwähnt {allg}
babadan oğula geçen imparatorluk {i} das Erbkaisertum {n}
babadan oğula geçen monarşi {i} die Erbmonarchie {f}
bir enfeksiyon etkeninin vücuda girişinden enfeksiyon belirtilerinin ortaya çıkışına kadar geçen süre {i} die Inkubation {f}
bir geçitten geçen ticari yol {i} die Passstraße {f}
birbirine geçen düğme {i} der Druckknopf {m}
birbirine geçen makine parçaları arasında kalan boşluk {i} [tek]der Spielraum {m}
borudan geçen gaz veya sıvının yoğunlugunu ayarlayan düzenek {i} [tek]die Drossel {f}
boşa geçen zaman {i} die Leerlaufzeit {f}
caddeden geçen {i} der Passant {m}
çocuğun ırzına geçen {i} der Kinderschänder {m}
dalga geçen {i} der Döskopf {m}
ele ilk geçen {s} nächstliegend {adj}
en son adı geçen {s} Letztgenannt {adj}
etkiye tepki arasında geçen süre {i} [fiz]die Latenzperiode {f}
geçen ay {allg} letzter Monat {allg}
geçen ayın {allg} vorigen Monats {allg}
geçen cuma {allg} letzten Freitag {allg}
geçen gün {allg} vor kurzem {allg}
geçen gün {adv} kürzlich {adv}
geçen hafta {allg} letzte Woche {allg}
geçen sefer {allg} das vorige Mal {allg}
geçen sene {allg} letztes Jahr {allg}
geçen yıl {i} das Vorjahr {n}
geçen yıl {allg} voriges Jahr {allg}
geçen yıl {allg} im vergangenen Jahr {allg}
geçen yıla ait olan {s} vorjährig {adj}
geçen yılki {s} vorjährig {adj}
geçen yılki {s} letztjährig {adj}
geçen yol {i} der Weg {m}
gözlemciye göre baş ucu ve ayak ucu noktalarından geçen büyük çember {i} [gökb]der Scheitelkreis {m}
Greenwich'ten geçen başlangıç meridyeni {i} [coğ]der Nullmeridian {m}
hayvan dışkısı ile geçen bir hastalık {i} [hek]die Toxoplasmose {f}
içe geçen {s} ausziehbar {adj}
iki kişi arasında geçen konuşma {i} der Dialog {m}
ilk olarak adı geçen {adv} erstgenannt {adv}
ilk olarak adı geçen {s} ersterwähnt {adj}
kesintilerden sonra ele geçen net aylık {i} das Nettoeinkommen {n}
makbule geçen {adv} erwünscht {adv}
para yerine geçen {i} der Geldersatz {m}
sayılan ve sözü geçen kimse {i} die Respektsperson {f}
sık sık sınır geçen {i} der Grenzgänger {m}
sözü geçen {s} besagt {adj}
sözü geçen {adv} oben genannt {adv}
sözü geçen {a} erwähnt {a}
sözü geçen {a} einflussreich {a}
sözü geçen kişi {mf} Besagte {mf}
sözü geçen şahıs {adv} die erwähnte Person {adv}
teğet geçen {s} tangential {adj}
yemin yerine geçen {s} eidesstattlich {adj}
yemin yerine geçen kesin ve açık ifade {allg} Erklärung an Eides statt {allg}
yerine geçen {i} der Nachfolger {m}
yoldan geçen {i} der Passant {m}
yukarda adı geçen {allg} oben erwähnt {allg}
yukarda sözü geçen {allg} oben erwähnt {allg}
yukarıda adı geçen {adv} eben genannt {adv}
yukarıda adı geçen {adv} oben erwähnt {adv}