TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
dört {s} Vier {adj}
dört at koşulu {s} vierspännig {adj}
dört at ve iki tekerlekli zafer arabası {i} die Quadriga {f}
dört atlı {s} vierspännig {adj}
dört atlı araba {i} das Viergespann {n}
dört atlı araba {i} der Vierspänner {m}
dört ayak üstüne düşmek {allg} die Treppe hinauffallen {allg}
dört ayaklı {s} vierbeinig {adj}
dört ayaklı {s} vierfüßig {adj}
dört ayaklı hayvan {i} [hayb]der Vierbeiner {m}
dört basamaklı {s} [mat]vierstellig {adj}
dört başı mamur {allg} gut gehend {allg}
dört başı mamur {a} gutgehend {a}
dört bileşenden oluşan {s} [kim]quaternär {adj}
dört bir yana {adv} umher {adv}
dört bir yana bakınmak {fi} umsehen {v}
dört bir yandan {adv} allerseits {adv}
dört bir yandan {adv} allseits {adv}
dört bir yanı açık {s} freistehend {adj}
dört bir yanı gezmek {fi} durchlaufen {v}
dört bir yanını görmek {v} überschauen {v}
dört defa {adv} viermal {adv}
dört direkli yelkenli {i} [den]der Viermaster {m}
dört dört {i} die Doppelvier {f}
dört dörtlük ölçü {i} [müz]der Vierviertelakt {m}
dört dörtlük yapmak {allg} alles bis aufs I-Tüpfelchen genau machen {allg}
dört elle {s} vierhändig {adj}
dört elle sarılmak {allg} festklammern {allg}
dört eşit parçaya ayırmak {v} vierteilen {v}
dört gözle beklemek {v} ersehnen {v}
dört gözle beklemek {allg} sehnsüchtig erwarten {allg}
dört gözle beklemek {fi} freuen {v}
dört günlük {s} viertägig {adj}
dört haneli {allg} [mat]vierstellig {allg}
dört ile çarpmak {v} vervierfachen {v}
dört işlem {allg} [mat]die vier Spezies {allg}
dört kanallı stereofonik ses sistemi {i} [müz]die Quadrofonie {f}
dört kapılı {s} viertürig {adj}
dört katına çıkarmak {v} vervierfachen {v}
dört katlı {s} vierstöckig {adj}
dört kenarı eşit dörtgen {i} [mat]das Quadrat {n}
dört kenarlı {s} [mat]vierseitig {adj}
dört kere {adv} viermal {adv}
dört kişilik araba {i} der Viersitzer {m}
dört köşe demir {i} das Quadrateisen {n}
dört köşe eğe {i} die Vierkantfeile {f}
dört köşe kesit {i} der Quadratquerschnitt {m}
dört köşe yapmak {fi} abvieren {v}
dört köşeli {s} geviert {adj}
dört köşeli {s} rechteckig {adj}
dört köşeli {s} viereckig {adj}
dört köşeli {s} vierkantig {adj}
dört köşeli çivi {i} der Vierkant {m}
dört köşeli duvar ayağı {i} [mim]der Pilaster {m}
dört köşeli taş {i} [mat]die Quader {f}
dört köşeli ve kolsuz {i} der Poncho {m}
dört köşeli ve yukarı doğru çıktıkça ucu sivrileşen taş sütun {i} der Obelisk {m}
dört kurallı fazilet {ç} die Kardinaltugenden {pl}
dört kutuplu elektron lambası {i} die Tetrode {f}
dört mevsim {allg} die vier Jahreszeiten {allg}
dört motorlu {s} viermotorig {adj}
dört nala koşmak {fi} galoppieren {v}
dört nala koşu {i} die Karriere {f}
dört parçaya bölmek {v} vierteln {v}
dört renkli baskı {i} [bas]der Vierfarbendruck {m}
dört saatlik {s} vierstündig {adj}
dört sayfalı {s} [bitk]vierblätterig {adj}
dört sayısı {i} die Vier {f}
dört şeritli yol {s} vierspurig {adj}
dört ses veya dört çalgı için yazılmış eser {i} [müz]das Quartett {n}
dört silindirli araç {i} [oto]der Vierzylinder {m}
dört silindirli fabrika {i} die Vierwalzenmühle {f}
dört silindirli Motor {i} [oto]der Vierzylindermotor {m}
dört tarafı açık olan {a} freistehend {a}
dört tarafı camekanlı avlu {i} der Lichthof {m}
dört tekerleğe birden aynı anda kumanda eden fren {i} [oto]die Vierradbremse {f}
dört tekerlekli {s} vierrädrig {adj}
dört temel işlem {allg} [mat]die vier Rechnungsarten {allg}
dört vurgulu şiir {s} [ed]vierfüßig {adj}
dört yaprak süsleme formu {i} [mim]der Vierpass {m}
Indirekte Treffer
altı eksi dört {allg} sechs minus vier {allg}
aradan dört hafta bile geçmedi {allg} es sind noch keine vier Wochen her {allg}
atı dört nala sürmek {itr} sprengen {itr}
baskıda dört punto {i} [bas]der Diamant {m}
bir şeyi dört gözle beklemek {allg} herbeiwünschen {allg}
birer hecesi vurgulu olan ve dört hece grubundan oluşan mısra {i} der Tetrameter {m}
bu iki kere iki dört eder gibi değişmez {allg} da beißt die Maus keinen Faden ab {allg}
daire dört köşesi {i} das Kreisviereck {n}
dört at koşulu {s} vierspännig {adj}
dört at ve iki tekerlekli zafer arabası {i} die Quadriga {f}
dört atlı {s} vierspännig {adj}
dört atlı araba {i} der Vierspänner {m}
dört atlı araba {i} das Viergespann {n}
dört ayak üstüne düşmek {allg} die Treppe hinauffallen {allg}
dört ayaklı {s} vierfüßig {adj}
dört ayaklı {s} vierbeinig {adj}
dört ayaklı hayvan {i} [hayb]der Vierbeiner {m}
dört basamaklı {s} [mat]vierstellig {adj}
dört başı mamur {a} gutgehend {a}
dört başı mamur {allg} gut gehend {allg}
dört bileşenden oluşan {s} [kim]quaternär {adj}
dört bir yana {adv} umher {adv}
dört bir yana bakınmak {fi} umsehen {v}
dört bir yandan {adv} allseits {adv}
dört bir yandan {adv} allerseits {adv}
dört bir yanı açık {s} freistehend {adj}
dört bir yanı gezmek {fi} durchlaufen {v}
dört bir yanını görmek {v} überschauen {v}
dört defa {adv} viermal {adv}
dört direkli yelkenli {i} [den]der Viermaster {m}
dört dört {i} die Doppelvier {f}
dört dörtlük ölçü {i} [müz]der Vierviertelakt {m}
dört dörtlük yapmak {allg} alles bis aufs I-Tüpfelchen genau machen {allg}
dört elle {s} vierhändig {adj}
dört elle sarılmak {allg} festklammern {allg}
dört eşit parçaya ayırmak {v} vierteilen {v}
dört gözle beklemek {allg} sehnsüchtig erwarten {allg}
dört gözle beklemek {v} ersehnen {v}
dört gözle beklemek {fi} freuen {v}
dört günlük {s} viertägig {adj}
dört haneli {allg} [mat]vierstellig {allg}
dört ile çarpmak {v} vervierfachen {v}
dört işlem {allg} [mat]die vier Spezies {allg}
dört kanallı stereofonik ses sistemi {i} [müz]die Quadrofonie {f}
dört kapılı {s} viertürig {adj}
dört katına çıkarmak {v} vervierfachen {v}
dört katlı {s} vierstöckig {adj}
dört kenarı eşit dörtgen {i} [mat]das Quadrat {n}
dört kenarlı {s} [mat]vierseitig {adj}
dört kere {adv} viermal {adv}
dört kişilik araba {i} der Viersitzer {m}
dört köşe demir {i} das Quadrateisen {n}
dört köşe eğe {i} die Vierkantfeile {f}
dört köşe kesit {i} der Quadratquerschnitt {m}
dört köşe yapmak {fi} abvieren {v}
dört köşeli {s} viereckig {adj}
dört köşeli {s} rechteckig {adj}
dört köşeli {s} geviert {adj}
dört köşeli {s} vierkantig {adj}
dört köşeli çivi {i} der Vierkant {m}
dört köşeli duvar ayağı {i} [mim]der Pilaster {m}
dört köşeli taş {i} [mat]die Quader {f}
dört köşeli ve kolsuz {i} der Poncho {m}
dört köşeli ve yukarı doğru çıktıkça ucu sivrileşen taş sütun {i} der Obelisk {m}
dört kurallı fazilet {ç} die Kardinaltugenden {pl}
dört kutuplu elektron lambası {i} die Tetrode {f}
dört mevsim {allg} die vier Jahreszeiten {allg}
dört motorlu {s} viermotorig {adj}
dört nala koşmak {fi} galoppieren {v}
dört nala koşu {i} die Karriere {f}
dört parçaya bölmek {v} vierteln {v}
dört renkli baskı {i} [bas]der Vierfarbendruck {m}
dört saatlik {s} vierstündig {adj}
dört sayfalı {s} [bitk]vierblätterig {adj}
dört sayısı {i} die Vier {f}
dört şeritli yol {s} vierspurig {adj}
dört ses veya dört çalgı için yazılmış eser {i} [müz]das Quartett {n}
dört silindirli araç {i} [oto]der Vierzylinder {m}
dört silindirli fabrika {i} die Vierwalzenmühle {f}