TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
elle {allg} mit der bloßen Hand {allg}
elle çalışan {i} der Handantrieb {m}
elle çalışır {s} [tek]handbetätigt {adj}
elle çalıştırma {i} der Handantrieb {m}
elle çizilmiş {s} handgemalt {adj}
elle çizilmiş kadar güzel {s} bildschön {adj}
elle çizilmiş resim {i} die Handzeichnung {f}
elle değiştirilen {i} die Handschaltung {f}
elle dokunarak yapılan muayene {i} die Palpation {f}
elle dokunmak {fi} anfühlen {v}
elle dokunmak {v} befingern {v}
elle dokunmak {v} betasten {v}
elle dokunmak {v} fühlen {v}
elle dokunmuş {s} handgewebt {adj}
elle işletme {i} der Handbetrieb {m}
elle işleyen {a} handbedient {a}
elle kavramak {v} begreifen {v}
elle kayıt muhasebesi {allg} handschriftliche Buchführung {allg}
elle kumanda mekanizması {i} die Handsteuerung {f}
elle kumandalı {s} [tek]handbetätigt {adj}
elle resmedilmiş {s} handgemalt {adj}
elle temas etmek {fi} anfühlen {v}
elle toplamak {v} klauben {v}
elle tutmak {v} befassen {v}
elle tutmak {v} befühlen {v}
elle tutmak {v} befummeln {v}
elle tutmak {v} begreifen {v}
elle tutulabilir {s} handgreiflich {adj}
elle tutulabilir {s} plastisch {adj}
elle tutulur {s} handfest {adj}
elle tutulur {s} Wesenhaft {adj}
elle tutulur gözle görülür {allg} etwas das Hand und Fuß hat {allg}
elle vurarak muayene {i} die Perkussion {f}
elle vurarak muayene etmek {v} [hek]perkutieren {v}
elle yapılan {s} Manuell {adj}
elle yapılan baskı {i} der Blockdruck {m}
elle yapılan hareket {i} der Handgriff {m}
elle yapılan {i} das Handwerk {n}
elle yapılmış {allg} einzeln angefertigt {allg}
elle yapılmış {s} handgemacht {adj}
elle yapılmış kadar güzel {s} Bilderbuch {adj}
elle yazılı {allg} handschriftlich {allg}
elle yazılmış {s} handgeschrieben {adj}
elle yazılmış {s} handschriftlich {adj}
elle yazılmış vasiyetname {i} das Holographisches Testament {n}
elle yoklamak {fi} anfühlen {v}
elle yoklamak {v} befassen {v}
elle yoklamak {v} befühlen {v}
elle yoklamak {v} befummeln {v}
elle yoklamak {v} betasten {v}
elleme {allg} Hände weg da {allg}
ellemek {fi} anfassen {v}
ellemek {fi} anlangen {v}
ellemek {fi} anrühren {v}
ellemek {fi} antasten {v}
ellemek {fi} aussuchen {v}
ellemek {fi} befählen {v}
ellemek {v} befingern {v}
ellemek {v} befühlen {v}
ellemek {v} befummeln {v}
ellemek {v} berühren {v}
ellemek {v} betasten {v}
ellemek {itr} fummeln {itr}
ellemek {itr} grapschen {itr}
eller {i} die Hände {f}
eller birbirine çarptığında çıkan ses {i} der Klatsch {m}
eller yukarı {allg} Hände hoch {allg}
eller yukarı {allg} Hände hoch! {allg}
eller yukarı! {allg} Hände hoch {allg}
elleri göğüsünde kavuşturmak {allg} die Hände falten {allg}
elleri kavuşturmak {v} falten {v}
elleri kelepçeli olarak {allg} mit fesselnden Händen {allg}
ellerin uyumlu hareketi {allg} das Spiel der Hände {allg}
ellerin veya bacakların tutmaması {i} die Paraplegie {f}
ellerinden öpmek {allg} die Hand küssen {allg}
ellerini bir şeyin üzerine sürmek {v} streichen {v}
ellerini kullanmadan {s} freihändig {adj}
ellerini maharetle kullanmak {itr} manipulieren {itr}
ellerini ovuşturmak {allg} die Hände ringen {allg}
ellerini ovuşturmak {allg} die Hände reiben {allg}
Indirekte Treffer
dört elle {s} vierhändig {adj}
dört elle sarılmak {allg} festklammern {allg}
elle çalışan {i} der Handantrieb {m}
elle çalışır {s} [tek]handbetätigt {adj}
elle çalıştırma {i} der Handantrieb {m}
elle çizilmiş {s} handgemalt {adj}
elle çizilmiş kadar güzel {s} bildschön {adj}
elle çizilmiş resim {i} die Handzeichnung {f}
elle değiştirilen {i} die Handschaltung {f}
elle dokunarak yapılan muayene {i} die Palpation {f}
elle dokunmak {v} betasten {v}
elle dokunmak {v} befingern {v}
elle dokunmak {fi} anfühlen {v}
elle dokunmak {v} fühlen {v}
elle dokunmuş {s} handgewebt {adj}
elle işletme {i} der Handbetrieb {m}
elle işleyen {a} handbedient {a}
elle kavramak {v} begreifen {v}
elle kayıt muhasebesi {allg} handschriftliche Buchführung {allg}
elle kumanda mekanizması {i} die Handsteuerung {f}
elle kumandalı {s} [tek]handbetätigt {adj}
elle resmedilmiş {s} handgemalt {adj}
elle temas etmek {fi} anfühlen {v}
elle toplamak {v} klauben {v}
elle tutmak {v} befummeln {v}
elle tutmak {v} befühlen {v}
elle tutmak {v} befassen {v}
elle tutmak {v} begreifen {v}
elle tutulabilir {s} plastisch {adj}
elle tutulabilir {s} handgreiflich {adj}
elle tutulur {s} Wesenhaft {adj}
elle tutulur {s} handfest {adj}
elle tutulur gözle görülür {allg} etwas das Hand und Fuß hat {allg}
elle vurarak muayene {i} die Perkussion {f}
elle vurarak muayene etmek {v} [hek]perkutieren {v}
elle yapılan {s} Manuell {adj}
elle yapılan baskı {i} der Blockdruck {m}
elle yapılan hareket {i} der Handgriff {m}
elle yapılan {i} das Handwerk {n}
elle yapılmış {s} handgemacht {adj}
elle yapılmış {allg} einzeln angefertigt {allg}
elle yapılmış kadar güzel {s} Bilderbuch {adj}
elle yazılı {allg} handschriftlich {allg}
elle yazılmış {s} handschriftlich {adj}
elle yazılmış {s} handgeschrieben {adj}
elle yazılmış vasiyetname {i} das Holographisches Testament {n}
elle yoklamak {v} befassen {v}
elle yoklamak {fi} anfühlen {v}
elle yoklamak {v} betasten {v}
elle yoklamak {v} befummeln {v}
elle yoklamak {v} befühlen {v}
kabzası iki elle birlikte tutulabilen kılıç {i} der Zweihänder {m}
kalecinin topu elle atması {i} [sp]der Abwurf {m}
sapı elle tutulan gözlük {i} die Stielbrille {f}
tenis oyununda elle sırtı ağa dönük yapılan vuruş {i} [sp]die Rückhand {f}