DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
verlieren {allg} bir şeye dalıp gitmek {allg}
verlieren {allg} içinde kaybolmak {allg}
verlieren {v} kaybolmak {fi}
verlieren {v} kendini kaybetmek {fi}
verlieren {v} yitmek {fi}
verlieren {itr} azalmak {itr}
verlieren {itr} eksilmek {itr}
verlieren {v} kaybetmek {v}
verlieren {v} yitirmek {v}
Indirekte Treffer
alles bis aufs Hemd verlieren {allg} ceketine varıncaya kadar kaybetmek {allg}
an Ansehen verlieren {allg} karizmayı çizdirmek {allg}
an Ansehen verlieren {allg} itibarını kaybetmek {allg}
an Ansehen verlieren {allg} gözden düşmek {allg}
an Bedeutung verlieren {allg} önemini kaybetmek {allg}
an Gewicht verlieren {allg} fire vermek {allg}
an Gewicht verlieren {allg} ehemmiyetini kaybetmek {allg}
an Kraft verlieren {v} kuvvetten düşmek {fi}
an Schönheit verlieren {allg} güzelliğini kaybetmek {allg}
Augenlicht verlieren {allg} görememek {allg}
Augenlicht verlieren {allg} kör olmak {allg}
aus Augen verlieren {allg} gözden kaybetmek {allg}
aus den Augen verlieren {v} gözden kaybetmek {fi}
bei dem Spiel Geld verlieren {allg} kumarda para kaybetmek {allg}
Besinnung verlieren {allg} şuurunu kaybetmek {allg}
Blut verlieren {v} kan kaybetmek {fi}
das Bewusstsein verlieren {v} kendinden geçmek {fi}
das Bewusstsein verlieren {v} bilincini kaybetmek {fi}
das Bewusstsein verlieren {v} bayılmak {fi}
das Bewusstsein verlieren {v} şuurunu kaybetmek {fi}
das Gehör verlieren {allg} sağır olmak {allg}
das Gesicht verlieren {v} saygınlığını yitirmek {fi}
das Gesicht verlieren {v} itibardan düşmek {fi}
das rechte Maß verlieren {allg} [Redw.]ölçüyü kaçırmak {allg}
den Boden unter den Füßen verlieren {allg} hayatı kaymak {allg}
den Boden unter den Füßen verlieren {allg} ipin ucunu kaçırmak {allg}
den Faden verlieren {allg} konuyu şaşırmak {allg}
den Faden verlieren {allg} konuşurken bağlantıyı {allg}
den Faden verlieren {allg} ipin ucunu kaçırmak {allg}
den Halt verlieren {allg} morali çok bozulmak {allg}
den Halt verlieren {allg} kontrolü kaybetmek {allg}
den Halt verlieren {allg} kaymak {allg}
den Kopf verlieren {allg} aklını kaybetmek {allg}
den Mut verlieren {allg} cesaretini kaybetmek {allg}
den Vater verlieren {allg} babasını kaybetmek {allg}
den Verstand verlieren {v} aklını oynatmak {fi}
den Verstand verlieren {v} aklını bozmak {fi}
den Verstand verlieren {v} delirmek {fi}
die Besinnung verlieren {v} bayılmak {fi}
die Fassung verlieren {v} sağını solunu bilmemek {fi}
die Fassung verlieren {v} aptallaşmak {fi}
die Fassung verlieren {v} afallamak {fi}
die Fassung verlieren {v} şaşkına dönmek {fi}
die Form verlieren {allg} formunu kaybetmek {allg}
die Form verlieren {allg} deforme olmak {allg}
die Form verlieren {allg} biçimi bozulmak {allg}
die Geduld verlieren {allg} sabrını yitirmek {allg}
die Gewalt über etw verlieren {allg} bir şeyin kontrolünü elden kaçırmak {allg}
die Nerven verlieren {allg} sinirlerine hakim olamamak {allg}
die Selbstbeherrschung verlieren {allg} kendini kaybetme {allg}
Geld verlieren {allg} para kaybetmek {allg}
Gleichgewicht verlieren {allg} dengeyi kaybetmek {allg}
Gültigkeit verlieren {allg} geçerliliğini kaybetmek {allg}
Ich will dich nicht verlieren {allg} seni kaybetmek istemiyorum {allg}
Kundschaft verlieren {allg} müşteri kaybetmek {allg}
nichts zu verlieren haben {allg} kaybedecek bir şeyi olmamak {allg}
seine Form verlieren {v} deforme olmak {fi}
seine Geltung verlieren {allg} hükmünü kaybetmek {allg}
seine Geltung verlieren {allg} geçerliliğini yitirmek {allg}
seine Leistungsfähigkeit verlieren {allg} kötürümleşmek {allg}
seine Leistungsfähigkeit verlieren {allg} yeteneklerini kaybetmek {allg}
seine Leistungsfähigkeit verlieren {allg} paslanmak {allg}