TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
kendinden alınan kanla tedavi etme {i} [hek]die Eigenblutbehandlung {f}
kendinden emin {a} selbstbewusst {a}
kendinden emin {s} selbstsicher {adj}
kendinden emin olma {i} die Zielsicherheit {f}
kendinden emin olmak {fi} auftreten {v}
kendinden emin olmak {fi} versichern {v}
kendinden geçecek kadar taşkın olma {i} der Exzess {m}
kendinden geçirmek {v} Entzücken {v}
kendinden geçme {i} die Bewusstlosigkeit {f}
kendinden geçme {i} die Ekstase {f}
kendinden geçme {i} der Rausch {m}
kendinden geçme {i} die Schwärmerei {f}
kendinden geçme {i} die Tobsucht {f}
kendinden geçme {i} die Trance {f}
kendinden geçme {i} die Verzückung {f}
kendinden geçmek {fi} ausflippen {v}
kendinden geçmek {fi} außer sich geraten {v}
kendinden geçmek {fi} bewusstlos werden {v}
kendinden geçmek {fi} das Bewusstsein verlieren {v}
kendinden geçmek {allg} ganz aus dem Häuschen sein {allg}
kendinden geçmek {fi} Kopf stehen {v}
kendinden geçmek {fi} schwinden {v}
kendinden geçmek {fi} zusammenklappen {v}
kendinden geçmiş {s} andächtig {adj}
kendinden geçmiş {adv} andachtsvoll {adv}
kendinden geçmiş {allg} außer Fassung {allg}
kendinden geçmiş {allg} außer Rand und Band {allg}
kendinden geçmiş {allg} außer sich {allg}
kendinden geçmiş {s} korybantisch {adj}
kendinden geçmiş {s} ohnmächtig {adj}
kendinden geçmiş {s} schwärmerisch {adj}
kendinden geçmiş {adv} Weg {adv}
kendinden geçmiş olmak {allg} wegsein {allg}
kendinden kilitli somun {i} [tek]die Sperrzahnmutter {f}
kendinden memnun {s} selbstzufrieden {adj}
kendinden nefret ettirmek {allg} verhasst machen {allg}
kendinden renkli {s} eigenfarbig {adj}
kendinden tutuşmalı {i} [tek]die Eigenzündung {f}
kendinden uzak tutmak {fi} forthalten {v}
Indirekte Treffer
bir süre için kendinden geçme {mn} Black-out {mn}
hep kendinden söz eden {i} der Egotist {m}
hikmeti kendinden {s} omnipotent {adj}
kendinden alınan kanla tedavi etme {i} [hek]die Eigenblutbehandlung {f}
kendinden emin {s} selbstsicher {adj}
kendinden emin {a} selbstbewusst {a}
kendinden emin olma {i} die Zielsicherheit {f}
kendinden emin olmak {fi} versichern {v}
kendinden emin olmak {fi} auftreten {v}
kendinden geçecek kadar taşkın olma {i} der Exzess {m}
kendinden geçirmek {v} Entzücken {v}
kendinden geçme {i} die Tobsucht {f}
kendinden geçme {i} die Schwärmerei {f}
kendinden geçme {i} der Rausch {m}
kendinden geçme {i} die Verzückung {f}
kendinden geçme {i} die Ekstase {f}
kendinden geçme {i} die Trance {f}
kendinden geçme {i} die Bewusstlosigkeit {f}
kendinden geçmek {fi} schwinden {v}
kendinden geçmek {fi} außer sich geraten {v}
kendinden geçmek {fi} Kopf stehen {v}
kendinden geçmek {fi} ausflippen {v}
kendinden geçmek {allg} ganz aus dem Häuschen sein {allg}
kendinden geçmek {fi} das Bewusstsein verlieren {v}
kendinden geçmek {fi} zusammenklappen {v}
kendinden geçmek {fi} bewusstlos werden {v}
kendinden geçmiş {allg} außer Fassung {allg}
kendinden geçmiş {s} ohnmächtig {adj}
kendinden geçmiş {s} korybantisch {adj}
kendinden geçmiş {adv} andachtsvoll {adv}
kendinden geçmiş {allg} außer sich {allg}
kendinden geçmiş {s} andächtig {adj}
kendinden geçmiş {adv} Weg {adv}
kendinden geçmiş {allg} außer Rand und Band {allg}
kendinden geçmiş {s} schwärmerisch {adj}
kendinden geçmiş olmak {allg} wegsein {allg}
kendinden kilitli somun {i} [tek]die Sperrzahnmutter {f}
kendinden memnun {s} selbstzufrieden {adj}
kendinden nefret ettirmek {allg} verhasst machen {allg}
kendinden renkli {s} eigenfarbig {adj}
kendinden tutuşmalı {i} [tek]die Eigenzündung {f}
kendinden uzak tutmak {fi} forthalten {v}
kibirle kendinden söz etmek {allg} bespiegeln {allg}
sevinçle kendinden geçmiş {s} wonnetrunken {adj}
vurgu ve anlam açısından zayıf bir sözcüğün kendinden sonra gelen daha kuvvetli vurgulu ve anlamlı kelimeye bağlanması {i} [dilb]die Proklise {f}
yüksek ateş sebebiyle kendinden geçme {i} [hek]die Tetanie {f}