TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
türün evrimi {i} die Phylogenese {f}
turunç {i} die Bigarade {f}
turunç {allg} [bitk]bittere Orange {allg}
turunç {i} [bitk]die Bitterorange {f}
turunç {i} die Orange {f}
turunç {i} [bitk]die Pomeranze {f}
turunçgiller {ç} die Zitrusfrüchte {pl}
turuncu {s} gelblichrötlich {adj}
turuncu {i} das Kress {n}
turuncu {i} die Orange {f}
turuncu {a} orangenfarbig {a}
turuncu {i} das Ornage {n}
turuncu renginde {s} orange {adj}
turuncu renkte {s} kress {adj}
turuncu renkte {s} orangenfarben {adj}
turuncu renkte {s} orangenfarbig {adj}
türüzotu {i} [bitk]die Glyzinie {f}
Indirekte Treffer
ağaç türü {i} [bitk]die Baumart {f}
alış-veriş turu {i} der Einkaufsbummel {m}
ana ağaç türü {i} die Hauptholart {f}
aralama türü {i} die Durchforstungsart {f}
balık türü {i} [hayb]die Örfe {f}
belirli bir özelliği veya yaşama biçimini sergileyen resim türü {i} das Sittenbild {n}
benekli desen türü {i} das Pfeffer-und-Pelzmuster {n}
bir bakteri türü {allg} Salmonellen pl {allg}
bir bakteri türü {ç} die Salmonellen {pl}
bir baykuş türü {i} [hayb]der Kauz {m}
bir bira türü {i} das Bräu {n}
bir böcek türü {i} [hayb]der Sägebock {m}
bir çekirge türü {i} [hayb]die Laubheuschrecke {f}
bir çiçek türü {i} [bitk]das Ochsenauge {n}
bir denizkuşu türü {i} [hayb]der Papageitaucher {m}
bir ekspres tren türü {i} der Intercity-Express-Zug {m}
bir geyik türü {i} [hayb]der Wapiti {m}
bir kahve türü {i} der Brasil {m}
bir kelebek türü {i} [hayb]das Posthörnchen {n}
bir kelebek türü {i} [hayb]das Pfauenauge {n}
bir kelebek türü {i} [hayb]der Wickler {m}
bir kumaş türü {i} [teks]der Ottoman {m}
bir kuş türü {i} [hayb]der Segler {m}
bir kuyruksuz maymun türü {i} [hayb]der Lori {m}
bir mantar türü {i} [bitk]der Ziegenbart {m}
bir mantar türü {i} [bitk]der Rötling {m}
bir örümcek türü {i} [hayb]der Schneider {m}
bir papağan türü {i} [hayb]der Sittich {m}
bir peynir türü {i} der Parmesankäse {m}
bir sucuk türü {i} der Presssack {m}
bir sucuk türü {i} der Presskopf {m}
bir süs bitkisi türü {nm} [bitk]Philodendron {nm}
bir tatlı türü {i} das Pelemele {n}
bir uzun ve iki kısa heceden oluşan eski bir vezin türü {i} der Daktylus {m}
bisiklet turu {i} die Radtour {f}
canlı türü {i} die Lebensform {f}
çay yanında yenen pasta kurabiye türü şey {i} das Knusperchen {n}
çelik türü {i} die Stahlsorte {f}
çelik türü {i} die Stahlart {f}
çevre turu {i} die Rundfahrt {f}
çevre turu {i} die Rundreise {f}
dağa tırmanma turu {i} die Klettertour {f}
dünya turu {i} die Weltreise {f}
dünya turu yapan {fm} Weltreisender {fm}
ekim türü {i} die Saatart {f}
en büyük yunus balığı türü {i} [hayb]der Schwertwal {m}
eski bir süsleme türü {i} [mim]die Ohrmuschel {f}
gemi yapımında kullanılan bir tahta türü {i} die Planke {f}
gerçek olay veya kişilerin örtülü biçimde nitelendirildiği roman türü {i} der Schlüsselroman {m}
gider türü {i} die Aufwandsart {f}
gider türü {i} [tic]die Kostenart {f}
göçmen olmayan kuş türü {i} [hayb]der Standvogel {m}
grup turu {i} die Gesellschaftsreise {f}
harcama türü {i} die Aufwandsart {f}
hayvan türü {i} die Tierart {f}
hesap türü {i} die Kontenart {f}
ikna turu {i} die Überzeugungsarbeit {f}
işletme türü {i} die Betriebsart {f}
ışığı az geçiren ve süt rengine benzer cam türü {i} das Opalglas {n}
kaba bir kumaş türü {i} der Rasch {m}
kelime türü {i} [dilb]die Wortart {f}
kesim türü {i} die Hiebsart {f}
kil ve kum karışımlı bir balçık türü {i} [yerb]der Löss {m}
kokteyllere aperitif olarak hazırlanmış çörek türü yiyecek {i} das Kanapee {n}
kredi türü {i} die Kreditart {f}
kültür turu {i} die Studienreise {f}
kuru bir ekmek türü {i} der Zwieback {m}
liman turu {i} die Hafenrundfahrt {f}
maliyet türü {i} die Kostenart {f}
marihuana türü uyuşturucu {i} das Pot {n}
masraf türü {i} die Aufwandsart {f}
mikrop türü üretme {i} [hek]die Kultur {f}
modern bir caz türü {allg} [müz]Cool Jazz {allg}
motor turu {i} die Tour {f}
müzikal olmayan sesleri yansıtan müzik türü {i} [müz]die Programmusik {f}
ödeme türü {i} die Leistungsart {f}
odun türü {i} die Holzart {f}
pasaport türü {i} [tic]der Ausweistyp {m}
piyano için bir caz türü {i} [müz]der Ragtime {m}
şampiyonluk turu {i} [sp]die Ehrenrunde {f}