TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
savaş {i} die Bekämpfung {f}
savaş {i} das Gefecht {n}
savaş {i} der Kampf {m}
savaş {i} [ask]der Krieg {m}
savaş {i} [sp]das Ringen {n}
savaş {i} [ed]der Strauß {m}
savaş {i} der Waffengang {m}
savaş akademisi {i} [ask]die Kriegsakademie {f}
savaş alanı {i} die Arena {f}
savaş alanı {allg} [ask]auf freiem Feld {allg}
savaş alanı {i} [ask]das Blachfeld {n}
savaş alanı {i} die Kampfbahn {f}
savaş alanı {i} [ask]das Kriegsgebiet {n}
savaş alanı {i} der Kriegsschauplatz {m}
savaş alanı {i} das Schlachtfeld {n}
savaş alanına hakim olmak {allg} [ask]das Feld behaupten {allg}
savaş alanında yenmek {allg} [ask]aus dem Felde schlagen {allg}
savaş arabası {i} der Kampfwagen {m}
savaş arabası {i} der Streitwagen {m}
savaş arkadaşı {i} der Mitkämpfer {m}
savaş arkadaşı {i} der Mitstreiter {m}
savaş baltası {i} das Kriegsbeil {n}
savaş baltası {i} die Streitaxt {f}
savaş baltasını toprağa gömmek {allg} das Kriegsbeil begraben {allg}
savaş baltasını topraktan çıkarmak {allg} das Kriegsbeil ausgraben {allg}
savaş başlığı {i} [ask]der Sprengkopf {m}
savaş bayrağı {i} [ask]die Kriegsflagge {f}
savaş birliği {i} die Streitmacht {f}
savaş birliği {i} [ask]die Truppe {f}
savaş bölgesi {i} [ask]das Kampfgebiet {n}
savaş borçları {ç} die Kriegsschulden {pl}
savaş boyası {i} die Kriegsbemalung {f}
savaş çığlığı {i} [ask]das Feldgeschrei {n}
savaş çığlığı {i} der Schlachtruf {m}
savaş çıkması {i} der Kriegsausbruch {m}
savaş dansı {i} der Kriegstanz {m}
savaş donanımı {i} die Kriegsausrüstung {f}
savaş durumu {i} der Kriegszustand {m}
savaş durumuna getirme {i} [ask]die Armierung {f}
savaş durumuna getirmek {v} [ask]armieren {v}
savaş durumunda {allg} [ask]im Ernstfall {allg}
savaş durumunu sona erdirmek {v} [ask]demobilisieren {v}
savaş durumunun sona erdirilmesi {i} [ask]die Demobilisation {f}
savaş durumunun sona erdirilmesi {i} [ask]die Demobilisierung {f}
savaş durumunun sona erdirilmesi {i} [ask]die Demobilmachung {f}
savaş düzeni {i} [ask]die Schlachtordnung {f}
savaş ekonomisi {i} die Kriegskonjunktur {f}
savaş endüstrisi {i} [ask]die Kriegsindustrie {f}
savaş esareti {i} die Kriegsgefangenschaft {f}
savaş esiri {i} [ask]der Kriegsgefangene {m}
savaş esiri {i} der Kriegsgefangener {m}
savaş fırsatçısı {i} der Kriegsgewinnler {m}
savaş füzeleri {ç} [ask]die Raketenwaffen {pl}
savaş ganimeti {i} die Trophäe {f}
savaş gemisi {i} [ask]der Kreuzer {m}
savaş gemisi {i} [ask]die Kriegsmarine {f}
savaş gemisi {i} [ask]das Kriegsschiff {n}
savaş gemisi {i} [ask]das Schlachtschiff {n}
savaş gemisi filikası {i} [den]die Pinasse {f}
savaş gemisi kaptan kulesi {i} [den]der Kommandoturm {m}
savaş gemisi komuta köprüsü {i} [den]der Kommandostand {m}
savaş gereçleri {i} [ask]das Kriegsmaterial {n}
savaş gibi durumlarda zorunlu ihtiyaç malzemeleri dağıtımında kullanılan karne sistemi {i} das Kartensystem {n}
savaş gönüllüsü {i} der Kriegsfreiwillige {m}
savaş gücü {i} die Kampfkraft {f}
savaş gücü {i} [ask]die Streitmacht {f}
savaş gücü yüksek {s} [ask]schlagkräftig {adj}
savaş hali {i} der Kriegszustand {m}
savaş hali durumu {i} [ask]der Aufmarsch {m}
savaş halinde bulunan {s} [ask]Krieg führend {adj}
savaş halinde olmak {allg} im Kampf stehen {allg}
savaş hazırlığı {i} [ask]die Rüstung {f}
savaş hilesi {i} [ask]das Strategem {n}
savaş hizmeti {i} [ask]der Kriegsdienst {m}
savaş hırsı {i} die Kampfbegierde {f}
savaş hıyanet {i} [ask]der Kriegsverrat {m}
savaş hukuku {i} [huk]das Kriegsrecht {n}
savaş hükümleri {ç} [huk]die Kriegsartikel {pl}
savaş hükümleri {ç} [ask]die Kriegsgesetze {pl}
savaş için borçlanma {i} die Kriegsanleihe {f}
Indirekte Treffer
adil savaş {i} der Gerechter Krieg {m}
amiral yetkili savaş gemisi kaptanı {i} [ask]der Kommodore {m}
aşiretlerarası savaş {i} die Stammesfehde {f}
bir küreği beş kişinin çektiği savaş gemisi {i} die Pentere {f}
çabuk biten savaş {i} [ask]der Blitzkrieg {m}
deniz savaş filosu {i} [ask]die Hochseeflotte {f}
denizde savaş alanı olarak ilan edilmiş bölge {i} [ask]das Sperrgebiet {n}
ekonomik savaş {i} der Wirtschaftskrieg {m}
esas savaş hattı {i} [ask]die Hauptkampflinie {f}
göğüs göğüse savaş {i} [ask]der Nahkampf {m}
haklı savaş {i} der Gerechter Krieg {m}
hareketli savaş {i} [ask]der Bewegungskrieg {m}
savaş {i} der Bürgerkrieg {m}
savaş {i} der Bruderkrieg {m}
kapsamlı savaş {i} [ask]die Schlacht {f}
kimyasal zehirli savaş malzemeleri {ç} die Kampfstoffe {pl}
kıtlık veya savaş gibi belirli bir dönem için ayrılmış yiyecek {i} der Proviant {m}
kızılderili savaş baltası {i} der Tomahawk {m}
Kızılderililerin savaş öncesi vücutlarını boyaması {i} die Kriegsbemalung {f}
küçük savaş filosu {i} [ask]die Flootilla {f}
küçük savaş gemisi {i} [den]die Korvette {f}
nükleer savaş {i} die Atomkriegführung {f}
nükleer savaş {i} der Atomkrieg {m}
önleyici savaş {i} [ask]der Präventivkrieg {m}
resmi savaş ilanı {i} [pol]die Kriegserklärung {f}
savaş akademisi {i} [ask]die Kriegsakademie {f}
savaş alanı {i} das Schlachtfeld {n}
savaş alanı {allg} [ask]auf freiem Feld {allg}
savaş alanı {i} der Kriegsschauplatz {m}
savaş alanı {i} die Arena {f}
savaş alanı {i} [ask]das Kriegsgebiet {n}
savaş alanı {i} die Kampfbahn {f}
savaş alanı {i} [ask]das Blachfeld {n}
savaş alanına hakim olmak {allg} [ask]das Feld behaupten {allg}
savaş alanında yenmek {allg} [ask]aus dem Felde schlagen {allg}
savaş arabası {i} der Streitwagen {m}
savaş arabası {i} der Kampfwagen {m}
savaş arkadaşı {i} der Mitstreiter {m}
savaş arkadaşı {i} der Mitkämpfer {m}
savaş baltası {i} die Streitaxt {f}
savaş baltası {i} das Kriegsbeil {n}
savaş baltasını toprağa gömmek {allg} das Kriegsbeil begraben {allg}
savaş baltasını topraktan çıkarmak {allg} das Kriegsbeil ausgraben {allg}
savaş başlığı {i} [ask]der Sprengkopf {m}
savaş bayrağı {i} [ask]die Kriegsflagge {f}
savaş birliği {i} [ask]die Truppe {f}
savaş birliği {i} die Streitmacht {f}
savaş bölgesi {i} [ask]das Kampfgebiet {n}
savaş borçları {ç} die Kriegsschulden {pl}
savaş boyası {i} die Kriegsbemalung {f}
savaş çığlığı {i} [ask]das Feldgeschrei {n}
savaş çığlığı {i} der Schlachtruf {m}
savaş çıkması {i} der Kriegsausbruch {m}
savaş dansı {i} der Kriegstanz {m}
savaş donanımı {i} die Kriegsausrüstung {f}
savaş durumu {i} der Kriegszustand {m}
savaş durumuna getirme {i} [ask]die Armierung {f}
savaş durumuna getirmek {v} [ask]armieren {v}
savaş durumunda {allg} [ask]im Ernstfall {allg}
savaş durumunu sona erdirmek {v} [ask]demobilisieren {v}
savaş durumunun sona erdirilmesi {i} [ask]die Demobilmachung {f}
savaş durumunun sona erdirilmesi {i} [ask]die Demobilisierung {f}
savaş durumunun sona erdirilmesi {i} [ask]die Demobilisation {f}
savaş düzeni {i} [ask]die Schlachtordnung {f}
savaş ekonomisi {i} die Kriegskonjunktur {f}
savaş endüstrisi {i} [ask]die Kriegsindustrie {f}
savaş esareti {i} die Kriegsgefangenschaft {f}
savaş esiri {i} der Kriegsgefangener {m}
savaş esiri {i} [ask]der Kriegsgefangene {m}
savaş fırsatçısı {i} der Kriegsgewinnler {m}
savaş füzeleri {ç} [ask]die Raketenwaffen {pl}
savaş ganimeti {i} die Trophäe {f}
savaş gemisi {i} [ask]das Schlachtschiff {n}