TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
getirme {i} der Apport {m}
getirme {i} die Beibringung {f}
getirme {i} die Einbringung {f}
getirme {i} die Führung {f}
getirmek {fi} anbringen {v}
getirmek {fi} beibringen {v}
getirmek {v} bringen {v}
getirmek {fi} einbringen {v}
getirmek {fi} eintragen {v}
getirmek {v} erbringen {v}
getirmek {fi} ergeben {v}
getirmek {v} führen zu {v}
getirmek {itr} [yol]gereichen {itr}
getirmek {fi} heranbringen {v}
getirmek {fi} heranschaffen {v}
getirmek {fi} herbeibringen {v}
getirmek {fi} herbeiholen {v}
getirmek {fi} herbringen {v}
getirmek {fi} hereinbringen {v}
getirmek {fi} herleiten {v}
getirmek {fi} herschaffen {v}
getirmek {fi} schaffen {v}
getirmek {fi} stellen {v}
getirmek {itr} tragen {itr}
getirmek {v} überbringen {v}
getirmek {v} Übermitteln {v}
getirmek {fi} zubringen {v}
getirmek {fi} zutragen {v}
Indirekte Treffer
adına leke getirme {i} die Verunglimpfung {f}
anlaşılır hale getirme {i} die Verdeutlichung {f}
aslına uygun biçime getirme amaçlı onarmak {v} restaurieren {v}
bağışık hale getirme {i} die Immunisierung {f}
batma tehlikesindeki gemiyi kurtarıp kıyıya getirme {i} [den]die Bergung {f}
bir araya getirme {i} die Zusammensetzung {f}
bir araya getirme {i} die Zusammenfassung {f}
bir araya getirme {i} der Zusammenbau {m}
bir araya getirme {i} die Verkuppelung {f}
bir araya getirme {i} die Zusammenstellung {f}
bir araya getirme {i} die Berührung {f}
bir görevi yerine getirme {allg} Ausübung einer Pflicht {allg}
birlikte getirme {i} die Beibringung {f}
canlı hale getirme {i} die Belebung {f}
dayanıklı hale getirme {i} die Stabilisierung {f}
değerli hale getirme {i} [bitk]die Veredelung {f}
dijital hale getirme {i} die Digitalisierung {f}
dini gerekleri yerine getirme {i} [din]die Religionsübung {f}
ekilebilir hale getirme {i} die Urbarmachung {f}
emri yerine getirme {i} die Ausrichtung {f}
emri yerine getirme {i} die Auftragsabwicklung {f}
en iyi biçime getirme {i} die Optimierung {f}
en uygun şekle getirme {i} die Optimierung {f}
eski hale getirme {i} die Wiedereinsetzung in den vorigen Stand {f}
eski hale getirme {i} die Wiedereinsetzung in den vorigen Stand {f}
eski hale getirme {i} die Wiederherstellung {f}
eski haline getirme {i} die Restitution {f}
etkisiz hale getirme {i} [ask]die Entschärfung {f}
gaz haline getirme {i} die Vergasung {f}
gaza getirme {i} der Zuspruch {m}
gaza getirme {i} die Rückenstärkung {f}
göz önüne getirme {i} die Vergegenwärtigung {f}
günah işlemeyi alışkanlık haline getirme {i} die Gewohnheitssünde {f}
halel getirme {i} die Ehrenkränkung {f}
halel getirme {i} die Ehrenbeleidigung {f}
halkı galeyana getirme {i} die Volksverhetzung {f}
hareketli hale getirme {i} die Belebung {f}
hazır hale getirme {i} die Aufbereitung {f}
hizaya getirme {i} [ask]die Ausrichtung {f}
ikiz veya daha fazla bebek dünyaya getirme {i} die Mehrlingsgeburt {f}
koşullarını çekici hale getirme {i} die Arbeitsbereicherung {f}
işlek hale getirme {i} die Belebung {f}
işlemez hale getirme {i} die Ausschaltung {f}
işlenecek hale getirme {i} der Aufschluss {m}
işler duruma getirme {i} die Instandsetzung {f}
kartel meydana getirme {i} die Kartellierung {f}
katakulliye getirme {i} die Schwindelei {f}
kok haline getirme {i} die Verkokung {f}
kül haline getirme testi {i} die Veraschungsprobe {f}
kuşbaşı haline getirme {i} die Zerkleinerung {f}
mahsuldar hale getirme {i} die Befruchtung {f}
meydana getirme {i} die Schöpfung {f}
meydana getirme {i} die Schaffung {f}
meydana getirme {i} die Formation {f}
meydana getirme {i} die Erzeugung {f}
montaja hazır hale getirme {i} die Vorfertigung {f}
optimal hale getirme {i} die Optimierung {f}
orman haline getirme {i} die Beforstung {f}
parça haline getirme {i} die Vereinzelung {f}
program haline getirme {i} die Programmierung {f}
pütürlü hale getirme {i} die Körnung {f}
saçı dalgalı hale getirme {i} die Ondulation {f}
savaş durumuna getirme {i} [ask]die Armierung {f}
sayfa haline getirme {i} [bas]der Umbruch {m}
siparişi yerine getirme {allg} Erledigung eines Auftrags {allg}
tarıma elverişli hale getirme {i} die Urbarmachung {f}
tekrar eski haline getirme {i} die Reparation {f}
teminatı yerine getirme {i} die Gewährleistung {f}
tertipli hale getirme {i} die Beiordnung {f}
toprağı verimli hale getirme {i} die Bodenbearbeitung {f}
üçkağıda getirme {i} die Schwindelei {f}
uluslararası hale getirme {i} die Internationalisierung {f}
verimli hale getirme {i} die Befruchtung {f}
vücuda getirme {i} die Inkarnation {f}
yabani bitkileri kültür bitkisi haline getirme {v} domestizieren {v}
yabani bitkileri kültür bitkisi haline getirme {i} die Domestikation {f}