TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
müzik {i} das Konservatorium {n}
müzik {i} die Musik {f}
müzik {i} die Tonkust {f}
müzik akademisi {i} die Musikakademie {f}
müzik aleti {i} [müz]das Instrument {n}
müzik aleti {i} das Musikinstrument {n}
müzik aleti çalmak {fi} aufspielen {v}
müzik aleti çalmak {itr} musizieren {itr}
müzik aleti ile eşlik etme {i} die Musikbegleitung {f}
müzik aleti tıngırdatmak {fi} herumklimpern {v}
müzik aletinden çıkan pürüzsüz ses {i} die Klangfarbe {f}
müzik aletini akort etmek {allg} ein Instrument stimmen {allg}
müzik aletini kötü çalan {i} der Klimperer {m}
müzik aletleri mağazası {i} das Musikgeschäft {n}
müzik aletleri satıcısı {i} der Musikhändler {m}
müzik artisti {i} der Musiker {m}
müzik bilimi {i} [müz]die Diskologie {f}
müzik bilimi {i} die Musikologie {f}
müzik derneği {i} [müz]der Musikverein {m}
müzik dersi {i} der Musikunterricht {m}
müzik dolabı {i} die Musikbox {f}
müzik eğitmeni {i} der Musiklehrer {m}
müzik enstrümanı {i} das Musikinstrument {n}
müzik eseri {i} das Musikwerk {n}
müzik eşliğinde oynanan manzum eser {i} das Melodrama {n}
müzik festivali {i} das Musikfest {n}
müzik grubu {i} [müz]die Band {f}
müzik grubu şefi {i} [müz]der Leader {m}
müzik kaseti {i} die Musikkassette {f}
müzik kulağı {allg} musikalisches Gehör {allg}
müzik öğretimi {i} der Musikunterricht {m}
müzik öğretmeni {i} der Kantor {m}
müzik öğretmeni {i} der Musiklehrer {m}
müzik orkestrası {i} [müz]die Band {f}
müzik parçası {i} das Musikstück {n}
müzik ruhun gıdasıdır {allg} Musik ist eine geistige Kost {allg}
müzik sesi bilimi {i} [müz]die Diskologie {f}
müzik seti {i} die Hi-Fi-Anlage {f}
müzik seti {i} die Musikanlage {f}
müzik seti {i} die Stereoanlage {f}
müzik seti radyosu {i} der Tuner {m}
müzik şöleni {i} [müz]das Konzert {n}
müzik stili {i} die Musikrichtung {f}
müzik stili {i} der Musikstil {m}
müzik tarzı {i} die Musikrichtung {f}
müzik tarzı {i} der Musikstil {m}
müzik tedavisi {i} die Musiktherapie {f}
müzik ten anlayan {s} musikalisch {adj}
müzik yapımcılığı {i} [müz]der Instrumentenbau {m}
müzik yapımcısı {i} [müz]der Instrumentenbauer {m}
müzik yapıtı {i} das Musikwerk {n}
müzik yapmak {fi} aufspielen {v}
müzik yapmak {itr} musizieren {itr}
müzik yeteneği {i} die Musikalität {f}
müzik yeteneğine sahip {s} musikalisch {adj}
müzikal {i} das Musical {n}
müzikal {s} musikalisch {adj}
müzikal olmayan sesleri yansıtan müzik türü {i} [müz]die Programmusik {f}
müzikal toplantıların yapıldığı yer {i} das Odeon {n}
müzikal toplantıların yapıldığı yer {i} das Odeum {n}
müzikalite {i} die Musikalität {f}
müzikevi {i} das Odeon {n}
müzikevi {i} das Odeum {n}
müzikhol {i} das Odeon {n}
müzikhol {i} das Odeum {n}
müzikle ilgili {s} musikalisch {adj}
müzikle uğraşmak {allg} Musik treiben {allg}
müzikli eğlence gösterisi {i} [müz]das Variete {n}
müzikli hafif tiyatro {i} [müz]die Operette {f}
müzikli içkili eğlence yeri {i} der Club {m}
müzikli kutu {i} die Spieldose {f}
müzikli oyun {i} [müz]das Singspiel {n}
müzikli saat {i} die Spieluhr {f}
müzikli salaş meyhane {i} das Tingeltangel {n}
müzikoloji {i} die Musikwissenschaft {f}
müziksel yetiye sahip {s} musisch begabt {adj}
müzikten anlamak {allg} Musik verstehen {allg}
müzikten anlamaz {s} unmusikalisch {adj}
Indirekte Treffer
alaturka müzik {allg} türkische Musik {allg}
askeri müzik {i} [ask]die Militärmusik {f}
banda alınan müzik {i} die Konservenmusik {f}
beş ses veya beş çalgı için yazılmış müzik parçası {i} [müz]das Quintett {n}
bir müzik aleti çalmak {allg} ein Instrument beherrschen {allg}
bir müzik enstrümanını çalmak {v} [müz]intonieren {v}
çalınabilen müzik parçaları {i} [müz]das Repertoire {n}
çubukla müzik grubu yönetimi {i} [müz]die Stabführung {f}
dini müzik {i} [din]die Kirchenmusik {f}
doğal sesleri müzik aletleri yardımıyla taklit etme {i} [müz]die Tonmalerei {f}
eğlendirici hafif müzik parçası {i} [müz]das Divertimento {n}
eğlendirici hafif müzik parçası {i} [müz]das Divertissement {n}
eğlendirici müzik {i} die Unterhaltungsmusik {f}
eğlendirici müzik {i} [müz]die Salonmusik {f}
enstrümental müzik {allg} instrumentale Musik {allg}
enstrümental müzik {i} die Instrumentalmusik {f}
güzel müzik {allg} zarte Musik {allg}
hafif müzik {i} die U-Musik {f}
hafif müzik {i} [müz]die Salonmusik {f}
hafif müzik {allg} dezente Musik {allg}
hafif müzik {i} die Unterhaltungsmusik {f}
her zaman çok sevilen eski müzik parçası {i} der Oldie {m}
hoş vakit geçirten müzik {i} die Unterhaltungsmusik {f}
iki perde arasındaki müzik {i} [müz]die Zwischenaktmusik {f}
kırsal müzik {nf} [müz]Pastorale {nf}
kısa müzik parçası {i} [müz]das Intermezzo {n}
kötü müzik {i} [müz]das Charivari {n}
kulağa hoş gelen müzik {allg} gefällige Musik {allg}
kulağa hoş gelen müzik parçası {i} der Ohrenschmaus {m}
kulak tırmalayıcı müzik {i} [müz]das Charivari {n}
madeni müzik aletleri {i} [müz]das Blech {n}
mekanik müzik aletleri {i} das Orchestrion {n}
mini müzik seti {i} [müz]die Kompaktanlage {f}
müzik akademisi {i} die Musikakademie {f}
müzik aleti {i} [müz]das Instrument {n}
müzik aleti {i} das Musikinstrument {n}
müzik aleti çalmak {itr} musizieren {itr}
müzik aleti çalmak {fi} aufspielen {v}
müzik aleti ile eşlik etme {i} die Musikbegleitung {f}
müzik aleti tıngırdatmak {fi} herumklimpern {v}
müzik aletinden çıkan pürüzsüz ses {i} die Klangfarbe {f}
müzik aletini akort etmek {allg} ein Instrument stimmen {allg}
müzik aletini kötü çalan {i} der Klimperer {m}
müzik aletleri mağazası {i} das Musikgeschäft {n}
müzik aletleri satıcısı {i} der Musikhändler {m}
müzik artisti {i} der Musiker {m}
müzik bilimi {i} die Musikologie {f}
müzik bilimi {i} [müz]die Diskologie {f}
müzik derneği {i} [müz]der Musikverein {m}
müzik dersi {i} der Musikunterricht {m}
müzik dolabı {i} die Musikbox {f}
müzik eğitmeni {i} der Musiklehrer {m}
müzik enstrümanı {i} das Musikinstrument {n}
müzik eseri {i} das Musikwerk {n}
müzik eşliğinde oynanan manzum eser {i} das Melodrama {n}
müzik festivali {i} das Musikfest {n}
müzik grubu {i} [müz]die Band {f}
müzik grubu şefi {i} [müz]der Leader {m}
müzik kaseti {i} die Musikkassette {f}
müzik kulağı {allg} musikalisches Gehör {allg}
müzik öğretimi {i} der Musikunterricht {m}
müzik öğretmeni {i} der Musiklehrer {m}
müzik öğretmeni {i} der Kantor {m}
müzik orkestrası {i} [müz]die Band {f}
müzik parçası {i} das Musikstück {n}
müzik ruhun gıdasıdır {allg} Musik ist eine geistige Kost {allg}
müzik sesi bilimi {i} [müz]die Diskologie {f}
müzik seti {i} die Hi-Fi-Anlage {f}
müzik seti {i} die Stereoanlage {f}
müzik seti {i} die Musikanlage {f}
müzik seti radyosu {i} der Tuner {m}
müzik şöleni {i} [müz]das Konzert {n}
müzik stili {i} der Musikstil {m}
müzik stili {i} die Musikrichtung {f}
müzik tarzı {i} der Musikstil {m}
müzik tarzı {i} die Musikrichtung {f}
müzik tedavisi {i} die Musiktherapie {f}