TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
işten anlamayan {allg} schlecht bewandert {allg}
işten anlayan {s} geschäftstüchtig {adj}
işten atılmak {fi} herausfliegen {v}
işten atılmama garantisi {i} der Kündigungsschutz {m}
işten atma {i} die Ausbootung {f}
işten atma {i} der Hinauswurf {m}
işten atma {i} die Kündigung {f}
işten atmak {allg} [tic]Arbeiter aussperren {allg}
işten atmak {fi} ausbooten {v}
işten atmak {fi} ausweisen {v}
işten atmak {fi} entlassen {v}
işten atmak {v} feuern {v}
işten atmak {fi} hinauswerfen {v}
işten atmak {v} kündigen {v}
işten ayrılacağını bildirme {i} die Kündigung {f}
işten ayrılma {i} die Abdankung {f}
işten ayrılma {i} die Abdikation {f}
işten ayrılma tazminatı {i} die Abfindung für Dienstjahre {f}
işten ayrılmak {fi} abdanken {v}
işten ayrılmak {fi} abdizieren {v}
işten ayrılmak {fi} aufgeben {v}
işten ayrılmak {itr} ausscheiden {itr}
işten çekilme {i} der Abschied {m}
işten çekilmek {fi} abdanken {v}
işten çekilmek {fi} aufgeben {v}
işten çıkacağını bildirmek {fi} kündigen {v}
işten çıkarılacağını bildirmek {fi} kündigen {v}
işten çıkarılacağını tebliğ etme {i} die Kündigung {f}
işten çıkarılma {i} die Entlassung {f}
işten çıkarılma tazminatı {i} das Abstandsgeld {n}
işten çıkarma {i} die Absetzung {f}
işten çıkarma {i} die Aufsagung {f}
işten çıkarma {i} die Ausbootung {f}
işten çıkarma {i} die Enthaftung {f}
işten çıkarma {i} die Entlassung {f}
işten çıkarma {i} die Verabschiedung {f}
işten çıkarma nedeni {i} der Entlassungsgrund {m}
işten çıkarma süresi {i} die Kündigungsfrist {f}
işten çıkarma tazminatı {i} die Auslohnung {f}
işten çıkarma tazminatı {i} die Entlassungsabfindung {f}
işten çıkarma tazminatı {i} die Entlassungsentschädigung {f}
işten çıkarma tazminatı {i} das Entlassungsgeld {n}
işten çıkarma tazminatı {i} die Kündigungsentschädigung {f}
işten çıkarma yasağı {i} die Kündigungssperre {f}
işten çıkarma yazısı {i} das Entlassungsschreiben {n}
işten çıkarmak {fi} ablohnen {v}
işten çıkarmak {fi} abschaffen {v}
işten çıkarmak {fi} absetzen {v}
işten çıkarmak {fi} aufsagen {v}
işten çıkarmak {fi} ausbooten {v}
işten çıkarmak {fi} enthaften {v}
işten çıkarmak {v} entlassen {v}
işten çıkarmak {v} feuern {v}
işten çıkarmak {fi} freisetzen {v}
işten çıkarmak {allg} den Laufpass geben {allg}
işten çıkarmalara karşı güvence {i} der Kündigungsschutz {m}
işten çıkarmaya rağmen verimlilik {i} die Entlassungsproduktivität {f}
işten çıkarmaya rağmen verimlilik {i} die Entlassungs-Produktivität {f}
işten çıkartma {i} der Abbau {m}
işten çıkışını verme {i} das Kündigungsschreiben {n}
işten çıkmadan alınan bonservis {i} das Zwischenzeugnis {n}
işten el çektirme {i} die Disposition {f}
işten el çektirme {i} die Enthebung {f}
işten el çektirme {i} die Entlassung {f}
işten el çektirme {i} die Suspendierung {f}
işten el çektirme {i} die Suspension {f}
işten el çektirme şartları {ç} die Ausgabebedingungen {pl}
işten el çektirmek {v} entlassen {v}
işten el çektirmek {v} entpflichten {v}
işten el çektirmek {v} kündigen {v}
işten el çektirmek {fi} suspendieren {v}
işten el çektirmek {allg} vom Dienst beurlauben {allg}
işten el çektirmek {v} [pol]entheben {v}
işten istifa etmek {fi} aufgeben {v}
işten izin almak {fi} frei nehmen {v}
işten kaçan {i} der Drückeberger {m}
işten kaçan {i} die Drückebergerin {f}
işten kaçma {i} die Dienstflucht {f}
işten kaçmak {fi} blau machen {v}
işten kaçmak {fi} blaumachen {v}
Indirekte Treffer
bağımlı işten elde edilen gelirler {allg} Einkünfte aus unselbständiger Tätigkeit {allg}
bağımlı işten elde edilen gelirler {allg} Einkünfte aus unselbständiger Arbeit {allg}
bağımlı işten elde edilen kazançlar {allg} Einkünfte aus unselbständiger Tätigkeit {allg}
bağımlı işten elde edilen kazançlar {allg} Einkünfte aus unselbständiger Arbeit {allg}
bağımsız işten elde edilen gelirler {allg} Einkünfte aus selbständiger Tätigkeit {allg}
bağımsız işten elde edilen gelirler {allg} Einkünfte aus selbständiger Arbeit {allg}
bağımsız işten elde edilen kazançlar {allg} Einkünfte aus selbständiger Tätigkeit {allg}
bağımsız işten elde edilen kazançlar {allg} Einkünfte aus selbständiger Arbeit {allg}
bildirimsiz işten çıkarma {allg} [huk]fristlose Kündigung {allg}
bir memura işten el çektirmek {allg} einen Beamten seines Amtes entheben {allg}
birini işten kovmak {allg} jemanden vor die Tür setzen {allg}
birisini işten çıkarmak {fi} absägen {v}
bu işten kurtuluş yok {allg} das wird ja immer schöner {allg}
bu işten parmağını çek! {allg} Lass die Finger davon {allg}
geçici olarak işten çıkarma {i} die Arbeitsfreistellung {f}
geçici olarak işten çıkarma {allg} vorübergehende Entlassung {allg}
geçici olarak işten çıkarmak {v} [tic]beurlauben {v}
geçici olarak işten el çektirmek {allg} zur Disposition stellen {allg}
haklı işten çıkarma {allg} gerechtfertigte Entlassung {allg}
haksız işten çıkarılmaya karşı açılan dava {i} [huk]die Kündigungsschutzklage {f}
haksız işten çıkarma {allg} ungerechtfertigte Entlassung {allg}
hasta olur olmaz işten çıkarıldım {allg} kaum war ich krank, da hat man mich gekündigt {allg}
ihbarsız işten çıkarmaya karşı güvence {i} der Kündigungsschutz {m}
işe alıp işten atmak {allg} heuern und feuern {allg}
işten anlamayan {allg} schlecht bewandert {allg}
işten anlayan {s} geschäftstüchtig {adj}
işten atılmak {fi} herausfliegen {v}
işten atılmama garantisi {i} der Kündigungsschutz {m}
işten atma {i} die Ausbootung {f}
işten atma {i} der Hinauswurf {m}
işten atma {i} die Kündigung {f}
işten atmak {fi} entlassen {v}
işten atmak {fi} ausweisen {v}
işten atmak {v} kündigen {v}
işten atmak {fi} ausbooten {v}
işten atmak {fi} hinauswerfen {v}
işten atmak {allg} [tic]Arbeiter aussperren {allg}
işten atmak {v} feuern {v}
işten ayrılacağını bildirme {i} die Kündigung {f}
işten ayrılma {i} die Abdikation {f}
işten ayrılma {i} die Abdankung {f}
işten ayrılma tazminatı {i} die Abfindung für Dienstjahre {f}
işten ayrılmak {fi} abdizieren {v}
işten ayrılmak {fi} abdanken {v}
işten ayrılmak {itr} ausscheiden {itr}
işten ayrılmak {fi} aufgeben {v}
işten çekilme {i} der Abschied {m}
işten çekilmek {fi} abdanken {v}
işten çekilmek {fi} aufgeben {v}
işten çıkacağını bildirmek {fi} kündigen {v}
işten çıkarılacağını bildirmek {fi} kündigen {v}
işten çıkarılacağını tebliğ etme {i} die Kündigung {f}
işten çıkarılma {i} die Entlassung {f}
işten çıkarılma tazminatı {i} das Abstandsgeld {n}
işten çıkarma {i} die Enthaftung {f}
işten çıkarma {i} die Ausbootung {f}
işten çıkarma {i} die Aufsagung {f}
işten çıkarma {i} die Verabschiedung {f}
işten çıkarma {i} die Absetzung {f}
işten çıkarma {i} die Entlassung {f}
işten çıkarma nedeni {i} der Entlassungsgrund {m}
işten çıkarma süresi {i} die Kündigungsfrist {f}
işten çıkarma tazminatı {i} die Entlassungsabfindung {f}
işten çıkarma tazminatı {i} die Auslohnung {f}
işten çıkarma tazminatı {i} die Kündigungsentschädigung {f}
işten çıkarma tazminatı {i} das Entlassungsgeld {n}
işten çıkarma tazminatı {i} die Entlassungsentschädigung {f}
işten çıkarma yasağı {i} die Kündigungssperre {f}
işten çıkarma yazısı {i} das Entlassungsschreiben {n}
işten çıkarmak {fi} ausbooten {v}
işten çıkarmak {fi} freisetzen {v}
işten çıkarmak {fi} aufsagen {v}
işten çıkarmak {v} feuern {v}
işten çıkarmak {fi} absetzen {v}
işten çıkarmak {v} entlassen {v}
işten çıkarmak {fi} abschaffen {v}
işten çıkarmak {fi} enthaften {v}
işten çıkarmak {fi} ablohnen {v}
işten çıkarmak {allg} den Laufpass geben {allg}
işten çıkarmalara karşı güvence {i} der Kündigungsschutz {m}